Oku ve Yüksel Ara

43. Az-Zukhruf (الزخرف)

بِسمِ اللَّهِ الرَّحمـٰنِ الرَّحيمِ
Âyet 1
حم
Meal
Hâ, Mîm.[1]
Dipnotlar
[1] Bkz: Bakara Suresi 1. ayetinin dipnotu.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 2
وَالكِتـٰبِ المُبينِ
Meal
Apaçık kitaba andolsun ki.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 3
إِنّا جَعَلنـٰهُ قُرءٰنًا عَرَبِيًّا لَعَلَّكُم تَعقِلونَ
Meal
Biz onu anlayasınız diye Arapça Kur’an kıldık.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 4
وَإِنَّهُ فى أُمِّ الكِتـٰبِ لَدَينا لَعَلِىٌّ حَكيمٌ
Meal
O, katımızdaki ana kitaptadır/Levh-i Mahfuz'dadır. Pek yüce ve hikmet doludur.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 5
أَفَنَضرِبُ عَنكُمُ الذِّكرَ صَفحًا أَن كُنتُم قَومًا مُسرِفينَ
Meal
Siz azgınlık eden bir toplumsunuz diye şimdi o zikri (uyarı dolu Kur'an'ı) bir yana mı bırakalım?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 6
وَكَم أَرسَلنا مِن نَبِىٍّ فِى الأَوَّلينَ
Meal
Biz, öncekiler arasında nice peygamberler gönderdik.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 7
وَما يَأتيهِم مِن نَبِىٍّ إِلّا كانوا بِهِ يَستَهزِءونَ
Meal
Onlara bir nebi geldikçe muhakkak onunla alay ederlerdi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 8
فَأَهلَكنا أَشَدَّ مِنهُم بَطشًا وَمَضىٰ مَثَلُ الأَوَّلينَ
Meal
Biz onlardan kuvvet itibarı ile daha çetin olanları helak ettik. Öncekilerin misali daha önce geçmiştir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 9
وَلَئِن سَأَلتَهُم مَن خَلَقَ السَّمـٰوٰتِ وَالأَرضَ لَيَقولُنَّ خَلَقَهُنَّ العَزيزُ العَليمُ
Meal
Onlara: "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan: "Onları, Azîz ve Alîm olan (Allah) yarattı." derler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 10
الَّذى جَعَلَ لَكُمُ الأَرضَ مَهدًا وَجَعَلَ لَكُم فيها سُبُلًا لَعَلَّكُم تَهتَدونَ
Meal
O, yeryüzünü size beşik yapan ve gideceğiniz yere ulaşasınız diye sizin için orada yollar var edendir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 11
وَالَّذى نَزَّلَ مِنَ السَّماءِ ماءً بِقَدَرٍ فَأَنشَرنا بِهِ بَلدَةً مَيتًا ۚ كَذٰلِكَ تُخرَجونَ
Meal
O, gökten bir ölçüyle su indirendir. Onunla ölü bir beldeyi canlandırdık. Siz de işte böyle çıkarılacaksınız.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 12
وَالَّذى خَلَقَ الأَزوٰجَ كُلَّها وَجَعَلَ لَكُم مِنَ الفُلكِ وَالأَنعـٰمِ ما تَركَبونَ
Meal
O bütün çiftleri yaratmış ve sizin için gemilerden ve hayvanlardan bineceğiniz şeyleri var etmiştir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 13
لِتَستَوۥا عَلىٰ ظُهورِهِ ثُمَّ تَذكُروا نِعمَةَ رَبِّكُم إِذَا استَوَيتُم عَلَيهِ وَتَقولوا سُبحـٰنَ الَّذى سَخَّرَ لَنا هـٰذا وَما كُنّا لَهُ مُقرِنينَ
Meal
Ta ki onların üstüne binerken Rabbinizin nimetini hatırlayasınız ve şöyle diyesiniz: "Emrine boyun eğdirerek bunları, bizim hizmetimize veren (Allah'ı) tesbih ve takdis ederiz. Yoksa biz bunlara güç yetiremezdik."
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 14
وَإِنّا إِلىٰ رَبِّنا لَمُنقَلِبونَ
Meal
Ve biz elbette Rabbimize döneceğiz." (diyesiniz)
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 15
وَجَعَلوا لَهُ مِن عِبادِهِ جُزءًا ۚ إِنَّ الإِنسـٰنَ لَكَفورٌ مُبينٌ
Meal
(Böyleyken) kullarından O'na bir kısım (kız çocuk) isnat ettiler. Doğrusu insan apaçık bir nankördür.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 16
أَمِ اتَّخَذَ مِمّا يَخلُقُ بَناتٍ وَأَصفىٰكُم بِالبَنينَ
Meal
Yoksa (Allah) yarattıklarından kendine kızlar edindi de oğulları size mi seçti?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 17
وَإِذا بُشِّرَ أَحَدُهُم بِما ضَرَبَ لِلرَّحمـٰنِ مَثَلًا ظَلَّ وَجهُهُ مُسوَدًّا وَهُوَ كَظيمٌ
Meal
Oysa onlardan birine Rahman'a isnat ettiği (kız çocuk) müjdelendiği zaman içi öfkeyle dolarak yüzü simsiyah kesilir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 18
أَوَمَن يُنَشَّؤُا۟ فِى الحِليَةِ وَهُوَ فِى الخِصامِ غَيرُ مُبينٍ
Meal
Süs içinde yetiştirilip mücadelede açık olmayanı mı (Allah'a yakıştırıyorlar)?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 19
وَجَعَلُوا المَلـٰئِكَةَ الَّذينَ هُم عِبـٰدُ الرَّحمـٰنِ إِنـٰثًا ۚ أَشَهِدوا خَلقَهُم ۚ سَتُكتَبُ شَهـٰدَتُهُم وَيُسـَٔلونَ
Meal
Rahman’ın kulları olan melekleri dişi saydılar. Onların yaratılışlarına mı şahit oldular? Onların bu şahitlikleri yazılacak ve onlara sorulacaktır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 20
وَقالوا لَو شاءَ الرَّحمـٰنُ ما عَبَدنـٰهُم ۗ ما لَهُم بِذٰلِكَ مِن عِلمٍ ۖ إِن هُم إِلّا يَخرُصونَ
Meal
"Eğer Rahman dilemiş olsaydı, biz onlara ibadet etmezdik." dediler. Onların bu hususta bir bilgileri yoktur. Onlar, sadece yalan söylemektedirler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 21
أَم ءاتَينـٰهُم كِتـٰبًا مِن قَبلِهِ فَهُم بِهِ مُستَمسِكونَ
Meal
Yoksa daha önceden onlara bir kitap verdik de, onlar o kitaba mı tutunuyorlar?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 22
بَل قالوا إِنّا وَجَدنا ءاباءَنا عَلىٰ أُمَّةٍ وَإِنّا عَلىٰ ءاثـٰرِهِم مُهتَدونَ
Meal
Bilâkis şöyle dediler: "Biz, atalarımızı bir din üzerinde bulduk ve onların izinde dosdoğru gitmekteyiz."
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 23
وَكَذٰلِكَ ما أَرسَلنا مِن قَبلِكَ فى قَريَةٍ مِن نَذيرٍ إِلّا قالَ مُترَفوها إِنّا وَجَدنا ءاباءَنا عَلىٰ أُمَّةٍ وَإِنّا عَلىٰ ءاثـٰرِهِم مُقتَدونَ
Meal
Senden önce de hangi kasabaya bir uyarıcı gönderdiysek mutlaka oranın şımarık varlıklıları böylece: “Biz atalarımızı bir din üzere bulduk ve muhakkak bizler onların izlerine uyanlarız” demişlerdir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 24
قـٰلَ أَوَلَو جِئتُكُم بِأَهدىٰ مِمّا وَجَدتُم عَلَيهِ ءاباءَكُم ۖ قالوا إِنّا بِما أُرسِلتُم بِهِ كـٰفِرونَ
Meal
“Ya ben size atalarınızı üzerinde bulduğunuz dinden daha doğrusunu getirdi isem de mi” dedi. Onlar: "Biz, sizinle gönderilene kâfir kimseleriz." dediler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 25
فَانتَقَمنا مِنهُم ۖ فَانظُر كَيفَ كانَ عـٰقِبَةُ المُكَذِّبينَ
Meal
Bunun üzerine biz de onlardan intikam aldık. Bir bak! Yalanlayanların akıbeti nasıl oldu?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 26
وَإِذ قالَ إِبرٰهيمُ لِأَبيهِ وَقَومِهِ إِنَّنى بَراءٌ مِمّا تَعبُدونَ
Meal
Hani İbrahim babasına ve kavmine demişti ki: "Ben sizin ibadet ettiklerinizden beriyim/uzağım."
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 27
إِلَّا الَّذى فَطَرَنى فَإِنَّهُ سَيَهدينِ
Meal
"Ancak beni yaratan müstesna. Muhakkak O, bana hidayet edecektir."
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 28
وَجَعَلَها كَلِمَةً باقِيَةً فى عَقِبِهِ لَعَلَّهُم يَرجِعونَ
Meal
Bunu, ardından geleceklere devamlı kalıcı bir söz olarak bıraktı ki, insanlar (tevhid dinine) dönsünler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 29
بَل مَتَّعتُ هـٰؤُلاءِ وَءاباءَهُم حَتّىٰ جاءَهُمُ الحَقُّ وَرَسولٌ مُبينٌ
Meal
Evet! Onları ve atalarını, kendilerine hak/Kur'an ve (her şeyi) apaçık (açıklayan) bir rasûl gelinceye kadar nimetlendirdim.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 30
وَلَمّا جاءَهُمُ الحَقُّ قالوا هـٰذا سِحرٌ وَإِنّا بِهِ كـٰفِرونَ
Meal
Onlara hak geldiği zaman: "Bu bir sihirdir, biz ona küfreden kimseleriz." dediler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 31
وَقالوا لَولا نُزِّلَ هـٰذَا القُرءانُ عَلىٰ رَجُلٍ مِنَ القَريَتَينِ عَظيمٍ
Meal
"Bu Kur’an, iki şehrin büyüklerinden bir adama indirilmeli değil miydi?" dediler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 32
أَهُم يَقسِمونَ رَحمَتَ رَبِّكَ ۚ نَحنُ قَسَمنا بَينَهُم مَعيشَتَهُم فِى الحَيوٰةِ الدُّنيا ۚ وَرَفَعنا بَعضَهُم فَوقَ بَعضٍ دَرَجـٰتٍ لِيَتَّخِذَ بَعضُهُم بَعضًا سُخرِيًّا ۗ وَرَحمَتُ رَبِّكَ خَيرٌ مِمّا يَجمَعونَ
Meal
Rabbinin rahmetini onlar mı taksim ediyor? Dünya hayatında onların geçimliklerini aralarında biz paylaştırdık. Birbirlerine iş gördürmeleri için kimini ötekine derecelerle üstün kıldık. Rabbinin rahmeti onların (dünyada) topladıklarından daha hayırlıdır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 33
وَلَولا أَن يَكونَ النّاسُ أُمَّةً وٰحِدَةً لَجَعَلنا لِمَن يَكفُرُ بِالرَّحمـٰنِ لِبُيوتِهِم سُقُفًا مِن فِضَّةٍ وَمَعارِجَ عَلَيها يَظهَرونَ
Meal
Eğer insanlar (küfürde birleşen) tek bir ümmet olacak olmasaydı, Rahman'a küfredenlerin evlerinin tavanlarını ve çıkacakları merdivenleri gümüşten yapardık.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 34
وَلِبُيوتِهِم أَبوٰبًا وَسُرُرًا عَلَيها يَتَّكِـٔونَ
Meal
Kapılarını ve arkalarına yaslandıkları koltukları da.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 35
وَزُخرُفًا ۚ وَإِن كُلُّ ذٰلِكَ لَمّا مَتـٰعُ الحَيوٰةِ الدُّنيا ۚ وَالـٔاخِرَةُ عِندَ رَبِّكَ لِلمُتَّقينَ
Meal
Ve (daha nice) çekici süsler de (verirdik). Bütün bunlar, yalnızca dünya hayatının geçimliğidir. Ahiret ise, senin Rabbinin katında takva sahipleri içindir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 36
وَمَن يَعشُ عَن ذِكرِ الرَّحمـٰنِ نُقَيِّض لَهُ شَيطـٰنًا فَهُوَ لَهُ قَرينٌ
Meal
Kim Rahman'ın zikrinden yüz çevirirse, ona bir Şeytan sararız da o Şeytan artık onun yakın dostu olur.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 37
وَإِنَّهُم لَيَصُدّونَهُم عَنِ السَّبيلِ وَيَحسَبونَ أَنَّهُم مُهتَدونَ
Meal
Şüphesiz bu Şeytanlar; onları doğru yoldan alıkoyarlar da onlar, kendilerinin doğru yolda olduklarını sanırlar.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 38
حَتّىٰ إِذا جاءَنا قالَ يـٰلَيتَ بَينى وَبَينَكَ بُعدَ المَشرِقَينِ فَبِئسَ القَرينُ
Meal
Nihayet, o bize geldiği zaman: "Keşke benimle senin aranda doğu ve batı kadar uzaklık olsaydı. Ne kötü bir dostmuşsun!" derler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 39
وَلَن يَنفَعَكُمُ اليَومَ إِذ ظَلَمتُم أَنَّكُم فِى العَذابِ مُشتَرِكونَ
Meal
O gün bu (pişmanlık) size bir fayda sağlamayacaktır. Çünkü siz, zulmettiniz. Azapta da artık ortaksınız.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 40
أَفَأَنتَ تُسمِعُ الصُّمَّ أَو تَهدِى العُمىَ وَمَن كانَ فى ضَلـٰلٍ مُبينٍ
Meal
Şimdi, sağıra sen mi işittireceksin veya kör olan ve apaçık sapıklıkta bulunan kimseye sen mi hidayete ileteceksin?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 41
فَإِمّا نَذهَبَنَّ بِكَ فَإِنّا مِنهُم مُنتَقِمونَ
Meal
Biz, seni alıp götürsek de onlardan yine intikam alacağız.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 42
أَو نُرِيَنَّكَ الَّذى وَعَدنـٰهُم فَإِنّا عَلَيهِم مُقتَدِرونَ
Meal
Yahut onları tehdit ettiğimiz azabı sana gösteririz, çünkü biz onlara güç yetirenleriz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 43
فَاستَمسِك بِالَّذى أوحِىَ إِلَيكَ ۖ إِنَّكَ عَلىٰ صِرٰطٍ مُستَقيمٍ
Meal
Sen, sana vahyolunana sımsıkı tutun. Çünkü sen, dosdoğru bir yol üzerindesin!
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 44
وَإِنَّهُ لَذِكرٌ لَكَ وَلِقَومِكَ ۖ وَسَوفَ تُسـَٔلونَ
Meal
Şüphesiz bu Kur’an; sana ve kavmine bir şereftir, ondan sorguya çekileceksiniz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 45
وَسـَٔل مَن أَرسَلنا مِن قَبلِكَ مِن رُسُلِنا أَجَعَلنا مِن دونِ الرَّحمـٰنِ ءالِهَةً يُعبَدونَ
Meal
Senden önce gönderdiğimiz peygamberlerimize sor. Rahman’dan başka ibadet edilecek ilâhlar kılmış mıyız?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 46
وَلَقَد أَرسَلنا موسىٰ بِـٔايـٰتِنا إِلىٰ فِرعَونَ وَمَلَإِي۟هِ فَقالَ إِنّى رَسولُ رَبِّ العـٰلَمينَ
Meal
Mûsâ'yı ayetlerimizle Firavun’a ve kavminin ileri gelenlerine göndermiştik: "Şüphesiz ben, âlemlerin Rabbinin rasûlüyüm." dedi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 47
فَلَمّا جاءَهُم بِـٔايـٰتِنا إِذا هُم مِنها يَضحَكونَ
Meal
Onlara ayetlerle geldiği zaman bunlara gülüp geçmişlerdi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 48
وَما نُريهِم مِن ءايَةٍ إِلّا هِىَ أَكبَرُ مِن أُختِها ۖ وَأَخَذنـٰهُم بِالعَذابِ لَعَلَّهُم يَرجِعونَ
Meal
Onlara gösterdiğimiz her ayet, bir evvelkinden daha büyük idi. Belki dönerler diye onları azabımızla yakalamıştık.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 49
وَقالوا يـٰأَيُّهَ السّاحِرُ ادعُ لَنا رَبَّكَ بِما عَهِدَ عِندَكَ إِنَّنا لَمُهتَدونَ
Meal
Bunun üzerine dediler ki: "Ey büyücü! Sana verdiği ahde göre bizim için Rabbine dua et. Çünkü biz artık hidayeti kabul edeceğiz."
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 50
فَلَمّا كَشَفنا عَنهُمُ العَذابَ إِذا هُم يَنكُثونَ
Meal
Fakat biz azabı üzerlerinden kaldırınca hemen verdikleri sözü bozdular.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 51
وَنادىٰ فِرعَونُ فى قَومِهِ قالَ يـٰقَومِ أَلَيسَ لى مُلكُ مِصرَ وَهـٰذِهِ الأَنهـٰرُ تَجرى مِن تَحتى ۖ أَفَلا تُبصِرونَ
Meal
Firavun kavmine seslenerek: "Ey kavmim! Mısır’ın ve altımda akan şu ırmakların mülkü bana ait değil mi? Bunu görmüyor musunuz?"
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 52
أَم أَنا۠ خَيرٌ مِن هـٰذَا الَّذى هُوَ مَهينٌ وَلا يَكادُ يُبينُ
Meal
"Yoksa ben, şu hakir ve neredeyse konuşamayan adamdan daha iyi değil miyim?"
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 53
فَلَولا أُلقِىَ عَلَيهِ أَسوِرَةٌ مِن ذَهَبٍ أَو جاءَ مَعَهُ المَلـٰئِكَةُ مُقتَرِنينَ
Meal
Ona altın bilezikler verilmeli veya onunla birlikte yakınında yer alan (yardımcı) melekler gelmeli değil miydi?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 54
فَاستَخَفَّ قَومَهُ فَأَطاعوهُ ۚ إِنَّهُم كانوا قَومًا فـٰسِقينَ
Meal
O kavmini küçümsedi onlar da ona boyun eğdiler. Çünkü onlar yoldan çıkmış bir kavimdi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 55
فَلَمّا ءاسَفونَا انتَقَمنا مِنهُم فَأَغرَقنـٰهُم أَجمَعينَ
Meal
Onlar bizi öfkelendirdikleri zaman, onların hepsini suda boğarak onlardan intikam aldık.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 56
فَجَعَلنـٰهُم سَلَفًا وَمَثَلًا لِلـٔاخِرينَ
Meal
Böylece onları sonradan geleceklere (ibret olarak) selef ve örnek kıldık.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 57
وَلَمّا ضُرِبَ ابنُ مَريَمَ مَثَلًا إِذا قَومُكَ مِنهُ يَصِدّونَ
Meal
Meryem oğlu bir misal olarak verilince hemen senin kavmin bundan dolayı bağrışıp çağrışmaya koyuldu.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 58
وَقالوا ءَأـٰلِهَتُنا خَيرٌ أَم هُوَ ۚ ما ضَرَبوهُ لَكَ إِلّا جَدَلًا ۚ بَل هُم قَومٌ خَصِمونَ
Meal
"Bizim ilahlarımız mı daha iyidir; yoksa o mu?" dediler. Bunu sana sadece tartışmak için söylüyorlar. Zaten onlar, kavgacı bir toplumdur.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 59
إِن هُوَ إِلّا عَبدٌ أَنعَمنا عَلَيهِ وَجَعَلنـٰهُ مَثَلًا لِبَنى إِسرٰءيلَ
Meal
O, yalnızca kendisine nimet verdiğimiz ve İsrailoğulları’na örnek kıldığımız bir kuldur.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 60
وَلَو نَشاءُ لَجَعَلنا مِنكُم مَلـٰئِكَةً فِى الأَرضِ يَخلُفونَ
Meal
Eğer dileseydik, yeryüzünde sizin yerinize geçecek melekler var ederdik.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 61
وَإِنَّهُ لَعِلمٌ لِلسّاعَةِ فَلا تَمتَرُنَّ بِها وَاتَّبِعونِ ۚ هـٰذا صِرٰطٌ مُستَقيمٌ
Meal
Şüphesiz o (İsa), kıyamet için bir ilimdir/delildir. O halde, kıyametten yana bir şüpheniz olmasın. Bana uyun. Dosdoğru yol budur.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 62
وَلا يَصُدَّنَّكُمُ الشَّيطـٰنُ ۖ إِنَّهُ لَكُم عَدُوٌّ مُبينٌ
Meal
Şeytan sakın sizi saptırmasın. Çünkü o, sizin için apaçık bir düşmandır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 63
وَلَمّا جاءَ عيسىٰ بِالبَيِّنـٰتِ قالَ قَد جِئتُكُم بِالحِكمَةِ وَلِأُبَيِّنَ لَكُم بَعضَ الَّذى تَختَلِفونَ فيهِ ۖ فَاتَّقُوا اللَّهَ وَأَطيعونِ
Meal
İsa, apaçık delillerle geldiği zaman şöyle demişti: "Ben size hikmeti getirdim ve hakkında ayrılığa düştüğünüz şeylerden bir kısmını size açıklamak için geldim. Allah’tan sakının ve bana itaat edin."
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 64
إِنَّ اللَّهَ هُوَ رَبّى وَرَبُّكُم فَاعبُدوهُ ۚ هـٰذا صِرٰطٌ مُستَقيمٌ
Meal
"Şüphesiz Allah; benim de Rabbim, sizin de Rabbinizdir. O’na ibadet edin! Doğru yol budur."
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 65
فَاختَلَفَ الأَحزابُ مِن بَينِهِم ۖ فَوَيلٌ لِلَّذينَ ظَلَموا مِن عَذابِ يَومٍ أَليمٍ
Meal
Fırkalar/gruplar, aralarında (İsa hakkında) anlaşmazlığa düştüler. O acı günün azabına uğrayacak zalimlerin vay haline.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 66
هَل يَنظُرونَ إِلَّا السّاعَةَ أَن تَأتِيَهُم بَغتَةً وَهُم لا يَشعُرونَ
Meal
Onlar, farkında olmadıkları bir anda ansızın kendilerine gelecek kıyametten başka bir şey mi bekliyorlar?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 67
الأَخِلّاءُ يَومَئِذٍ بَعضُهُم لِبَعضٍ عَدُوٌّ إِلَّا المُتَّقينَ
Meal
O gün, takva sahibi olan kimselerden başka bütün dostlar birbirine düşmandır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 68
يـٰعِبادِ لا خَوفٌ عَلَيكُمُ اليَومَ وَلا أَنتُم تَحزَنونَ
Meal
Ey kullarım, bugün size bir korku yoktur, siz üzülmezsiniz de.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 69
الَّذينَ ءامَنوا بِـٔايـٰتِنا وَكانوا مُسلِمينَ
Meal
Onlar ki, ayetlerimize iman etmişler ve teslim olmuşlardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 70
ادخُلُوا الجَنَّةَ أَنتُم وَأَزوٰجُكُم تُحبَرونَ
Meal
Siz ve eşleriniz ağırlanmış olarak sevinç içinde girin Cennet'e!
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 71
يُطافُ عَلَيهِم بِصِحافٍ مِن ذَهَبٍ وَأَكوابٍ ۖ وَفيها ما تَشتَهيهِ الأَنفُسُ وَتَلَذُّ الأَعيُنُ ۖ وَأَنتُم فيها خـٰلِدونَ
Meal
Etraflarında altın tepsiler ve kadehler dolaştırılır. Orada canların çektiği ve gözlerin zevk aldığı her şey vardır. Siz, orada ebedî kalacak olanlarsınız.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 72
وَتِلكَ الجَنَّةُ الَّتى أورِثتُموها بِما كُنتُم تَعمَلونَ
Meal
Yapmakta olduklarınız dolayısıyla sizin varis olduğunuz Cennet işte budur!
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 73
لَكُم فيها فـٰكِهَةٌ كَثيرَةٌ مِنها تَأكُلونَ
Meal
Orada sizin için bir çok meyveler vardır, onlardan yersiniz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 74
إِنَّ المُجرِمينَ فى عَذابِ جَهَنَّمَ خـٰلِدونَ
Meal
Suçlular/günahkârlar ise Cehennem azabında ebedîdirler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 75
لا يُفَتَّرُ عَنهُم وَهُم فيهِ مُبلِسونَ
Meal
Onlardan (azap) hafifletilmeyecek ve orada onlar ümitlerini kaybetmiş kimselerdir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 76
وَما ظَلَمنـٰهُم وَلـٰكِن كانوا هُمُ الظّـٰلِمينَ
Meal
Onlara biz zulmetmedik, fakat onlar kendi kendilerine zulmettiler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 77
وَنادَوا يـٰمـٰلِكُ لِيَقضِ عَلَينا رَبُّكَ ۖ قالَ إِنَّكُم مـٰكِثونَ
Meal
"Ey Malik! Rabbin işimizi bitirsin." diye haykırırlar. O da: "Siz, kalıcısınız!" der.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 78
لَقَد جِئنـٰكُم بِالحَقِّ وَلـٰكِنَّ أَكثَرَكُم لِلحَقِّ كـٰرِهونَ
Meal
Size hakkı getirmiştik. Fakat çoğunuz haktan hoşlanmamıştınız.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 79
أَم أَبرَموا أَمرًا فَإِنّا مُبرِمونَ
Meal
Onlar (size hile kurmakta) işi sağlama aldıklarını mı düşünüyorlar? İşte biz de işi sağlam tutuyoruz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 80
أَم يَحسَبونَ أَنّا لا نَسمَعُ سِرَّهُم وَنَجوىٰهُم ۚ بَلىٰ وَرُسُلُنا لَدَيهِم يَكتُبونَ
Meal
Yoksa onlar, bizim kendilerinin sırlarını ve gizli konuşmalarını işitmediğimizi mi sanıyorlar? Hayır! Elçilerimiz de onların yanında yazıyorlar.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 81
قُل إِن كانَ لِلرَّحمـٰنِ وَلَدٌ فَأَنا۠ أَوَّلُ العـٰبِدينَ
Meal
De ki: "Eğer Rahman’ın bir oğlu olsaydı, ona ibadet edenlerin ilki ben olurdum."
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 82
سُبحـٰنَ رَبِّ السَّمـٰوٰتِ وَالأَرضِ رَبِّ العَرشِ عَمّا يَصِفونَ
Meal
Göklerin ve yerin Rabbi, arşın Rabbi onların vasıflandırmalarından münezzehtir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 83
فَذَرهُم يَخوضوا وَيَلعَبوا حَتّىٰ يُلـٰقوا يَومَهُمُ الَّذى يوعَدونَ
Meal
Bırak onları, kendilerine vadedilen güne kavuşuncaya kadar dalsınlar ve oynaya dursunlar.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 84
وَهُوَ الَّذى فِى السَّماءِ إِلـٰهٌ وَفِى الأَرضِ إِلـٰهٌ ۚ وَهُوَ الحَكيمُ العَليمُ
Meal
O gökte de ilâh olandır/ibadet olunandır, yerde de ilâhtır/ibadet olunandır. O Hakîmdir, Alîmdir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 85
وَتَبارَكَ الَّذى لَهُ مُلكُ السَّمـٰوٰتِ وَالأَرضِ وَما بَينَهُما وَعِندَهُ عِلمُ السّاعَةِ وَإِلَيهِ تُرجَعونَ
Meal
Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin mülkü kendisine ait olan ne yücedir. Kıyamet saatinin ilmi O’nun katındadır ve O’na döndürüleceksiniz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 86
وَلا يَملِكُ الَّذينَ يَدعونَ مِن دونِهِ الشَّفـٰعَةَ إِلّا مَن شَهِدَ بِالحَقِّ وَهُم يَعلَمونَ
Meal
Allah'ı bırakıp da dua/ibadet ettikleri (ilahlar) şefaat edemezler. Ancak bilerek hakka şahitlik edenler bunun dışındadır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 87
وَلَئِن سَأَلتَهُم مَن خَلَقَهُم لَيَقولُنَّ اللَّهُ ۖ فَأَنّىٰ يُؤفَكونَ
Meal
Onlara kendilerini kimin yarattığını sorsan, elbette “Allah” derler. Buna rağmen (haktan) nasıl çeviriliyorlar?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 88
وَقيلِهِ يـٰرَبِّ إِنَّ هـٰؤُلاءِ قَومٌ لا يُؤمِنونَ
Meal
(Rasûlullah'ın:) "Ya Rabbi! Bunlar, iman etmeyen bir kavimdir." demesini de (Allah biliyor).
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 89
فَاصفَح عَنهُم وَقُل سَلـٰمٌ ۚ فَسَوفَ يَعلَمونَ
Meal
Şimdilik sen onlara aldırma/yüz çevir ve selam de. Yakında bilecekler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.

Meal kaynağı: QuranEnc.com - turkish_rwwad (2025-09-28 17:50:52 (v1.0.4-xml.1))

Kur'an metni: Tanzil Project (CC BY 3.0), değiştirilmeden. tanzil.net