Oku ve Yüksel Ara

38. Sad (ص)

بِسمِ اللَّهِ الرَّحمـٰنِ الرَّحيمِ
Âyet 1
ص ۚ وَالقُرءانِ ذِى الذِّكرِ
Meal
Sâd.[1] Öğüt dolu Kur’an’a yemin olsun ki!
Dipnotlar
[1] Bkz: Bakara Suresi 1. ayetinin dipnotu.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 2
بَلِ الَّذينَ كَفَروا فى عِزَّةٍ وَشِقاقٍ
Meal
Hayır. O inkâr edenler bir büyüklenme ve ayrılık içindedirler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 3
كَم أَهلَكنا مِن قَبلِهِم مِن قَرنٍ فَنادَوا وَلاتَ حينَ مَناصٍ
Meal
Onlardan önce nice nesiller helâk ettik, onlar da feryat ettiler. Hâlbuki kurtulma vakti değildi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 4
وَعَجِبوا أَن جاءَهُم مُنذِرٌ مِنهُم ۖ وَقالَ الكـٰفِرونَ هـٰذا سـٰحِرٌ كَذّابٌ
Meal
Aralarından bir uyarıcının gelmesine şaşırdılar. Kâfirler dedi ki: "Bu, yalancı bir sihirbazdır!"
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 5
أَجَعَلَ الـٔالِهَةَ إِلـٰهًا وٰحِدًا ۖ إِنَّ هـٰذا لَشَىءٌ عُجابٌ
Meal
İlahları tek bir ilah mı yaptı? Bu, hayret edilecek bir şeydir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 6
وَانطَلَقَ المَلَأُ مِنهُم أَنِ امشوا وَاصبِروا عَلىٰ ءالِهَتِكُم ۖ إِنَّ هـٰذا لَشَىءٌ يُرادُ
Meal
Onların ileri gelenleri: "Yürüyün! İlahlarınız üzerinde sebat/kararlılık gösterin. Sizden istenen şey budur." diye harekete geçtiler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 7
ما سَمِعنا بِهـٰذا فِى المِلَّةِ الـٔاخِرَةِ إِن هـٰذا إِلَّا اختِلـٰقٌ
Meal
Biz bunu diğer dinde de işitmedik. Bu sadece bir uydurmadır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 8
أَءُنزِلَ عَلَيهِ الذِّكرُ مِن بَينِنا ۚ بَل هُم فى شَكٍّ مِن ذِكرى ۖ بَل لَمّا يَذوقوا عَذابِ
Meal
Kur’an, aramızdan ona mı indirilmiş? Hayır! Onlar zikrimden şüphe ediyorlar. Çünkü henüz azabımı tatmadılar.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 9
أَم عِندَهُم خَزائِنُ رَحمَةِ رَبِّكَ العَزيزِ الوَهّابِ
Meal
Yoksa, güçlü ve çok ihsan sahibi olan Rabbinin rahmet hazineleri onların yanında mıdır?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 10
أَم لَهُم مُلكُ السَّمـٰوٰتِ وَالأَرضِ وَما بَينَهُما ۖ فَليَرتَقوا فِى الأَسبـٰبِ
Meal
Yoksa göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların mülkü onlara mı ait? Öyle ise (göklerin) yollarına yükselsinler (görelim)!
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 11
جُندٌ ما هُنالِكَ مَهزومٌ مِنَ الأَحزابِ
Meal
Onlar burada takım takım bozguna uğramış perişan bir ordudur.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 12
كَذَّبَت قَبلَهُم قَومُ نوحٍ وَعادٌ وَفِرعَونُ ذُو الأَوتادِ
Meal
Onlardan önce Nûh kavmi, Âd (kavmi) ve kazıklar sahibi Firavun da yalanlamıştı.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 13
وَثَمودُ وَقَومُ لوطٍ وَأَصحـٰبُ لـَٔيكَةِ ۚ أُولـٰئِكَ الأَحزابُ
Meal
Semûd ve Lût’un kavmi de, Eyke halkı da. İşte onlar da birer grup idiler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 14
إِن كُلٌّ إِلّا كَذَّبَ الرُّسُلَ فَحَقَّ عِقابِ
Meal
Onların her biri rasûlleri yalanladılar da azabımı hak ettiler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 15
وَما يَنظُرُ هـٰؤُلاءِ إِلّا صَيحَةً وٰحِدَةً ما لَها مِن فَواقٍ
Meal
Onlar geri dönüşü olmayan bir tek çığlıktan başka bir şey beklemiyorlar.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 16
وَقالوا رَبَّنا عَجِّل لَنا قِطَّنا قَبلَ يَومِ الحِسابِ
Meal
"Rabbimiz! Hesap gününden önce bizim payımızı çabucak ver." derler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 17
اصبِر عَلىٰ ما يَقولونَ وَاذكُر عَبدَنا داوۥدَ ذَا الأَيدِ ۖ إِنَّهُ أَوّابٌ
Meal
Onların söylediklerine sabırlı ol. O kuvvet sahibi kulumuz Dâvud'u hatırla. O, her zaman Allah'a yönelirdi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 18
إِنّا سَخَّرنَا الجِبالَ مَعَهُ يُسَبِّحنَ بِالعَشِىِّ وَالإِشراقِ
Meal
Doğrusu biz dağlara boyun eğdirdik. Akşam ve sabah onlar kendisiyle (Dâvud ile) birlikte (Allah'ı) tesbih ederlerdi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 19
وَالطَّيرَ مَحشورَةً ۖ كُلٌّ لَهُ أَوّابٌ
Meal
Toplanmış kuşlarda (onunla birlikte tesbih ettiler) Hepsi de ona yönelip, uydular.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 20
وَشَدَدنا مُلكَهُ وَءاتَينـٰهُ الحِكمَةَ وَفَصلَ الخِطابِ
Meal
Onun hükümranlığını kuvvetlendirmiştik. Ona hikmet ve kesin hüküm kabiliyeti vermiştik.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 21
وَهَل أَتىٰكَ نَبَؤُا۟ الخَصمِ إِذ تَسَوَّرُوا المِحرابَ
Meal
Sana davacıların haberi geldi mi? Hani onlar duvarı aşarak mabede girmişlerdi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 22
إِذ دَخَلوا عَلىٰ داوۥدَ فَفَزِعَ مِنهُم ۖ قالوا لا تَخَف ۖ خَصمانِ بَغىٰ بَعضُنا عَلىٰ بَعضٍ فَاحكُم بَينَنا بِالحَقِّ وَلا تُشطِط وَاهدِنا إِلىٰ سَواءِ الصِّرٰطِ
Meal
Dâvud’un yanına gitmişlerdi de, Dâvud onlardan korkmuştu. "Korkma! Biz birbirine hasım iki davacıyız. Aramızda adaletle hükmet, haksızlık etme; bize doğru yolu göster." dediler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 23
إِنَّ هـٰذا أَخى لَهُ تِسعٌ وَتِسعونَ نَعجَةً وَلِىَ نَعجَةٌ وٰحِدَةٌ فَقالَ أَكفِلنيها وَعَزَّنى فِى الخِطابِ
Meal
Bu benim kardeşimdir, onun doksan dokuz koyunu, benim ise tek bir koyunum var. "Onu da bana ver.” Dedi ve tartışmada beni bastırdı."
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 24
قالَ لَقَد ظَلَمَكَ بِسُؤالِ نَعجَتِكَ إِلىٰ نِعاجِهِ ۖ وَإِنَّ كَثيرًا مِنَ الخُلَطاءِ لَيَبغى بَعضُهُم عَلىٰ بَعضٍ إِلَّا الَّذينَ ءامَنوا وَعَمِلُوا الصّـٰلِحـٰتِ وَقَليلٌ ما هُم ۗ وَظَنَّ داوۥدُ أَنَّما فَتَنّـٰهُ فَاستَغفَرَ رَبَّهُ وَخَرَّ راكِعًا وَأَنابَ ۩
Meal
Dâvud: "Koyununu kendi koyunları arasına katmak istemekle sana haksızlık etmiş. Zaten ortakların çoğu, birbirlerine zulmeder. Ancak iman eden salih amellerde bulunanlar müstesna. Bunlar da ne kadar azdır!" dedi. Dâvud, kendisini imtihan ettiğimizi anlamış ve Rabbinden bağışlanma dileyerek secdeye kapanmış ve O’na yönelmişti.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 25
فَغَفَرنا لَهُ ذٰلِكَ ۖ وَإِنَّ لَهُ عِندَنا لَزُلفىٰ وَحُسنَ مَـٔابٍ
Meal
Böylece onu bağışladık. Şüphesiz onun bizim katımızda gerçekten bir yakınlığı ve varılacak güzel bir yeri vardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 26
يـٰداوۥدُ إِنّا جَعَلنـٰكَ خَليفَةً فِى الأَرضِ فَاحكُم بَينَ النّاسِ بِالحَقِّ وَلا تَتَّبِعِ الهَوىٰ فَيُضِلَّكَ عَن سَبيلِ اللَّهِ ۚ إِنَّ الَّذينَ يَضِلّونَ عَن سَبيلِ اللَّهِ لَهُم عَذابٌ شَديدٌ بِما نَسوا يَومَ الحِسابِ
Meal
Ey Dâvud! Seni yeryüzünde bir halife kıldık. O halde insanlar arasında hak/adaletle hüküm ver. Heva ve hevese uyma, yoksa seni Allah’ın yolundan saptırır. Allah’ın yolundan sapanlara ise hesap gününü unutmalarından dolayı şiddetli bir azap vardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 27
وَما خَلَقنَا السَّماءَ وَالأَرضَ وَما بَينَهُما بـٰطِلًا ۚ ذٰلِكَ ظَنُّ الَّذينَ كَفَروا ۚ فَوَيلٌ لِلَّذينَ كَفَروا مِنَ النّارِ
Meal
Biz göğü, yeri ve ikisi arasındakileri boş yere yaratmadık. Bu, kâfirlerin zannıdır. Vay o kâfirlerin ateşteki haline!
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 28
أَم نَجعَلُ الَّذينَ ءامَنوا وَعَمِلُوا الصّـٰلِحـٰتِ كَالمُفسِدينَ فِى الأَرضِ أَم نَجعَلُ المُتَّقينَ كَالفُجّارِ
Meal
Yoksa iman edip salih amellerde bulunanları, yeryüzünde bozgunculuk yapanlar gibi mi tutacağız? Yoksa takva sahiplerini facirler gibi mi tutacağız?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 29
كِتـٰبٌ أَنزَلنـٰهُ إِلَيكَ مُبـٰرَكٌ لِيَدَّبَّروا ءايـٰتِهِ وَلِيَتَذَكَّرَ أُولُوا الأَلبـٰبِ
Meal
(Bu), ayetlerini düşünsünler ve akıl sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdiğimiz mübarek bir kitaptır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 30
وَوَهَبنا لِداوۥدَ سُلَيمـٰنَ ۚ نِعمَ العَبدُ ۖ إِنَّهُ أَوّابٌ
Meal
Dâvud’a Süleyman’ı bağışladık. O, ne güzel bir kuldu. Doğrusu o, daima Allah’a yönelirdi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 31
إِذ عُرِضَ عَلَيهِ بِالعَشِىِّ الصّـٰفِنـٰتُ الجِيادُ
Meal
Hani akşama doğru kendisine, üç ayağının üzerinde durup bir ayağını tırnağının üzerine diken (çalımlı ve safkan) atlar sunulmuştu.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 32
فَقالَ إِنّى أَحبَبتُ حُبَّ الخَيرِ عَن ذِكرِ رَبّى حَتّىٰ تَوارَت بِالحِجابِ
Meal
O da şöyle demişti: "Hayrı sevmek beni, Rabbimin zikrinden alıkoydu. Nihayet (Güneş) perdenin arkasına gizlendi."
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 33
رُدّوها عَلَىَّ ۖ فَطَفِقَ مَسحًا بِالسّوقِ وَالأَعناقِ
Meal
“Onları bana geri getirin.” (dedi). Sonra da (onların) bacaklarını ve boyunlarını vurmaya başladı.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 34
وَلَقَد فَتَنّا سُلَيمـٰنَ وَأَلقَينا عَلىٰ كُرسِيِّهِ جَسَدًا ثُمَّ أَنابَ
Meal
Andolsun biz Süleyman'ı imtihan ettik. Tahtının üstüne bir ceset bırakıverdik. Sonra tevbe edip bize yöneldi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 35
قالَ رَبِّ اغفِر لى وَهَب لى مُلكًا لا يَنبَغى لِأَحَدٍ مِن بَعدى ۖ إِنَّكَ أَنتَ الوَهّابُ
Meal
Dedi ki: “Rabbim, bana mağfiret buyur ve benden sonra hiç kimseye nasip olmayacak bir mülk ver. Şüphesiz, sen çok ihsan sahibisin."
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 36
فَسَخَّرنا لَهُ الرّيحَ تَجرى بِأَمرِهِ رُخاءً حَيثُ أَصابَ
Meal
Böylece biz de rüzgârı onun buyruğuna verdik. Onun emriyle dilediği tarafa yumuşak bir şekilde akıp gidiyordu.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 37
وَالشَّيـٰطينَ كُلَّ بَنّاءٍ وَغَوّاصٍ
Meal
Bütün bina ustası ve dalgıç Şeytanları da (onun emrine verdik).
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 38
وَءاخَرينَ مُقَرَّنينَ فِى الأَصفادِ
Meal
Bukağılara vurulmuş halde birbirlerine yaklaştırılmış olan daha başkalarını da (onun hizmetine verdik).
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 39
هـٰذا عَطاؤُنا فَامنُن أَو أَمسِك بِغَيرِ حِسابٍ
Meal
“İşte bu, bizim hesapsız ihsanımızdır. Artık dilersen (başkalarına) ihsan et, dilersen de (elinde) tut.”
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 40
وَإِنَّ لَهُ عِندَنا لَزُلفىٰ وَحُسنَ مَـٔابٍ
Meal
Şüphesiz onun bizim katımızda bir yakınlığı ve varılacak güzel bir yeri vardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 41
وَاذكُر عَبدَنا أَيّوبَ إِذ نادىٰ رَبَّهُ أَنّى مَسَّنِىَ الشَّيطـٰنُ بِنُصبٍ وَعَذابٍ
Meal
Kulumuz Eyyûb’u da an. Hani Rabbine: “Şeytan bana bir yorgunluk ve azap verdi." diye seslenmişti.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 42
اركُض بِرِجلِكَ ۖ هـٰذا مُغتَسَلٌ بارِدٌ وَشَرابٌ
Meal
“Ayağını yere vur! İşte yıkanacak ve içilecek soğuk bir su (dedik).”
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 43
وَوَهَبنا لَهُ أَهلَهُ وَمِثلَهُم مَعَهُم رَحمَةً مِنّا وَذِكرىٰ لِأُولِى الأَلبـٰبِ
Meal
Ona katımızdan bir rahmet ve akıl sahiplerine bir öğüt olması üzere ailesini ve onlarla birlikte bir o kadarını daha bahşettik.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 44
وَخُذ بِيَدِكَ ضِغثًا فَاضرِب بِهِ وَلا تَحنَث ۗ إِنّا وَجَدنـٰهُ صابِرًا ۚ نِعمَ العَبدُ ۖ إِنَّهُ أَوّابٌ
Meal
"Eline bir demet sap al da onunla vur, yemini böyle yerine getir." Gerçekten Eyyûb sabırlı (bir kul) idi. O, ne iyi kuldu daima Allah’a yönelirdi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 45
وَاذكُر عِبـٰدَنا إِبرٰهيمَ وَإِسحـٰقَ وَيَعقوبَ أُولِى الأَيدى وَالأَبصـٰرِ
Meal
Güç ve basiret sahibi kullarımız İbrahim'i, İshak'ı ve Ya'kûb'u da an.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 46
إِنّا أَخلَصنـٰهُم بِخالِصَةٍ ذِكرَى الدّارِ
Meal
Biz onları, özellikle ahiret yurdunu düşünen ihlaslı kimseler kıldık.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 47
وَإِنَّهُم عِندَنا لَمِنَ المُصطَفَينَ الأَخيارِ
Meal
Çünkü onlar, katımızda seçilmiş ve hayırlı kimselerden idiler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 48
وَاذكُر إِسمـٰعيلَ وَاليَسَعَ وَذَا الكِفلِ ۖ وَكُلٌّ مِنَ الأَخيارِ
Meal
İsmail’i, Elyasa’yı ve Zülkifl’i de an. Hepsi de hayırlı kimselerden idiler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 49
هـٰذا ذِكرٌ ۚ وَإِنَّ لِلمُتَّقينَ لَحُسنَ مَـٔابٍ
Meal
Bu bir anmadır. Doğrusu Allah'tan korkanlar için varılacak güzel bir yer vardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 50
جَنّـٰتِ عَدنٍ مُفَتَّحَةً لَهُمُ الأَبوٰبُ
Meal
Kapıları yalnızca kendilerine açılmış Adn Cennetleri vardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 51
مُتَّكِـٔينَ فيها يَدعونَ فيها بِفـٰكِهَةٍ كَثيرَةٍ وَشَرابٍ
Meal
Orada koltuklarına kurulmuşlar, birçok meyve ve içecek isterler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 52
وَعِندَهُم قـٰصِرٰتُ الطَّرفِ أَترابٌ
Meal
Yanlarında bakışlarını yalnız kendilerine dikmiş yaşıt eşler vardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 53
هـٰذا ما توعَدونَ لِيَومِ الحِسابِ
Meal
İşte hesap günü için size vadedilen budur.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 54
إِنَّ هـٰذا لَرِزقُنا ما لَهُ مِن نَفادٍ
Meal
Şüphesiz bu, bizim (ihsan ettiğimiz) rızkımızdır, bitip tükenmesi de yok.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 55
هـٰذا ۚ وَإِنَّ لِلطّـٰغينَ لَشَرَّ مَـٔابٍ
Meal
Bu (takva sahipleri içindi; ama) azgınlar içinse muhakkak varılacak kötü bir yer vardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 56
جَهَنَّمَ يَصلَونَها فَبِئسَ المِهادُ
Meal
Cehennem. Onlar oraya girerler. Orası ne kötü bir yataktır!
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 57
هـٰذا فَليَذوقوهُ حَميمٌ وَغَسّاقٌ
Meal
İşte bu kaynar su ve irindir, artık onu tatsınlar.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 58
وَءاخَرُ مِن شَكلِهِ أَزوٰجٌ
Meal
O türden başka çeşit çeşit (azap) daha vardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 59
هـٰذا فَوجٌ مُقتَحِمٌ مَعَكُم ۖ لا مَرحَبًا بِهِم ۚ إِنَّهُم صالُوا النّارِ
Meal
(Kendi aralarında şöyle derler:) “İşte şunlar sizinle beraber (elim ateşe) girecek olanlardır.” (Zalimler ise der ki:) “Onlar rahat yüzü görmesinler! Onlar (da bizim gibi) ateşe gireceklerdir.”
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 60
قالوا بَل أَنتُم لا مَرحَبًا بِكُم ۖ أَنتُم قَدَّمتُموهُ لَنا ۖ فَبِئسَ القَرارُ
Meal
(Zalimlere uyanlar ise:) “Hayır, asıl siz rahat yüzü görmeyin. Onu bize siz sundunuz. Ne kötü bir yerdir.” diyeceklerdir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 61
قالوا رَبَّنا مَن قَدَّمَ لَنا هـٰذا فَزِدهُ عَذابًا ضِعفًا فِى النّارِ
Meal
“Rabbimiz! Kim bunu bizim önümüze sürdüyse, onun ateşteki azabını kat kat arttır.” derler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 62
وَقالوا ما لَنا لا نَرىٰ رِجالًا كُنّا نَعُدُّهُم مِنَ الأَشرارِ
Meal
Derler ki: "Ne oluyor da, kendilerini kötülerden saydığımız adamları göremiyoruz?"
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 63
أَتَّخَذنـٰهُم سِخرِيًّا أَم زاغَت عَنهُمُ الأَبصـٰرُ
Meal
Biz onlarla alay ederdik. Yoksa gözler mi onlardan kaydı (da göremiyoruz)?”
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 64
إِنَّ ذٰلِكَ لَحَقٌّ تَخاصُمُ أَهلِ النّارِ
Meal
İşte cehennem halkının birbiriyle olan bu tartışması kesin gerçektir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 65
قُل إِنَّما أَنا۠ مُنذِرٌ ۖ وَما مِن إِلـٰهٍ إِلَّا اللَّهُ الوٰحِدُ القَهّارُ
Meal
De ki: "Ben sadece bir uyarıcıyım. Tek ve Kahhâr olan Allah’tan başka bir (hak) ilah yoktur."
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 66
رَبُّ السَّمـٰوٰتِ وَالأَرضِ وَما بَينَهُمَا العَزيزُ الغَفّـٰرُ
Meal
(O) göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir, çok güçlüdür, çok bağışlayandır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 67
قُل هُوَ نَبَؤٌا۟ عَظيمٌ
Meal
De ki: "Bu (Kur'an), büyük bir haberdir."
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 68
أَنتُم عَنهُ مُعرِضونَ
Meal
Siz ise ondan yüz çeviriyorsunuz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 69
ما كانَ لِىَ مِن عِلمٍ بِالمَلَإِ الأَعلىٰ إِذ يَختَصِمونَ
Meal
Yüce topluluk (mele-i a'la) aralarında tartışırlarken benim hiçbir bilgim yoktu.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 70
إِن يوحىٰ إِلَىَّ إِلّا أَنَّما أَنا۠ نَذيرٌ مُبينٌ
Meal
“Ben, ancak apaçık bir uyarıcı olduğum için bana vahyolunuyor.”
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 71
إِذ قالَ رَبُّكَ لِلمَلـٰئِكَةِ إِنّى خـٰلِقٌ بَشَرًا مِن طينٍ
Meal
Hani Rabbin meleklere; “Gerçekten ben çamurdan bir beşer yaratacağım.” demişti.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 72
فَإِذا سَوَّيتُهُ وَنَفَختُ فيهِ مِن روحى فَقَعوا لَهُ سـٰجِدينَ
Meal
Ben şeklini verip, ona ruhumdan üflediğim zaman hemen ona secdeye kapanın.”
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 73
فَسَجَدَ المَلـٰئِكَةُ كُلُّهُم أَجمَعونَ
Meal
Meleklerin tümü hep birlikte secdeye kapandılar.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 74
إِلّا إِبليسَ استَكبَرَ وَكانَ مِنَ الكـٰفِرينَ
Meal
İblis müstesnâ. Büyüklük tasladı ve kâfirlerden oldu.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 75
قالَ يـٰإِبليسُ ما مَنَعَكَ أَن تَسجُدَ لِما خَلَقتُ بِيَدَىَّ ۖ أَستَكبَرتَ أَم كُنتَ مِنَ العالينَ
Meal
(Allah) Buyurdu ki: "Ey İblis! İki elimle yarattığıma seni secde etmekten alıkoyan nedir? Büyüklük mü tasladın yoksa yücelerden mi oldun?"
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 76
قالَ أَنا۠ خَيرٌ مِنهُ ۖ خَلَقتَنى مِن نارٍ وَخَلَقتَهُ مِن طينٍ
Meal
Dedi ki: “Ben ondan daha hayırlıyım. Sen beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan yarattın.”
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 77
قالَ فَاخرُج مِنها فَإِنَّكَ رَجيمٌ
Meal
(Allah) buyurdu ki: "Öyleyse çık oradan. Sen artık kovulmuş birisin."
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 78
وَإِنَّ عَلَيكَ لَعنَتى إِلىٰ يَومِ الدّينِ
Meal
“Ve şüphesiz ceza gününe kadar benim lanetim senin üzerindedir.”
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 79
قالَ رَبِّ فَأَنظِرنى إِلىٰ يَومِ يُبعَثونَ
Meal
(İblis): “Rabbim! Öyle ise onların tekrar diriltilecekleri güne kadar bana mühlet ver!” dedi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 80
قالَ فَإِنَّكَ مِنَ المُنظَرينَ
Meal
(Allah) buyurdu ki: “O halde sen, kendisine mühlet verilenlerdensin.''
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 81
إِلىٰ يَومِ الوَقتِ المَعلومِ
Meal
Vakti bilinen bir güne kadar.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 82
قالَ فَبِعِزَّتِكَ لَأُغوِيَنَّهُم أَجمَعينَ
Meal
"Senin izzetin adına yemin ederim ki, onların hepsini aldatıp saptıracağım." dedi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 83
إِلّا عِبادَكَ مِنهُمُ المُخلَصينَ
Meal
Ancak, içlerinde ihlas sahibi kulların müstesna.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 84
قالَ فَالحَقُّ وَالحَقَّ أَقولُ
Meal
(Allah) Buyurdu ki: “İşte bu haktır ve ben hakkı söylerim.”
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 85
لَأَملَأَنَّ جَهَنَّمَ مِنكَ وَمِمَّن تَبِعَكَ مِنهُم أَجمَعينَ
Meal
Cehennem'i tamamen senden olanlar ve sana uyanlarla dolduracağım.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 86
قُل ما أَسـَٔلُكُم عَلَيهِ مِن أَجرٍ وَما أَنا۠ مِنَ المُتَكَلِّفينَ
Meal
De ki: "Ben sizden bir ücret istemiyorum. Kendiliğimden bir yükümlülük getirenlerden de değilim."
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 87
إِن هُوَ إِلّا ذِكرٌ لِلعـٰلَمينَ
Meal
O, yalnızca bütün âlemler için bir öğüttür.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 88
وَلَتَعلَمُنَّ نَبَأَهُ بَعدَ حينٍ
Meal
Onun haberini bir süre sonra bileceksiniz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.

Meal kaynağı: QuranEnc.com - turkish_rwwad (2025-09-28 17:50:52 (v1.0.4-xml.1))

Kur'an metni: Tanzil Project (CC BY 3.0), değiştirilmeden. tanzil.net