37. As-Saffat (الصافات)
بِسمِ اللَّهِ الرَّحمـٰنِ الرَّحيمِ
Âyet 1
وَالصّـٰفّـٰتِ صَفًّا
Meal
Andolsun saf saf dizilenlere.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 2
فَالزّٰجِرٰتِ زَجرًا
Meal
Sürüp sevk edenlere.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 3
فَالتّـٰلِيـٰتِ ذِكرًا
Meal
Zikri okuyanlara.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 4
إِنَّ إِلـٰهَكُم لَوٰحِدٌ
Meal
Sizin ilahınız tek bir ilahtır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 5
رَبُّ السَّمـٰوٰتِ وَالأَرضِ وَما بَينَهُما وَرَبُّ المَشـٰرِقِ
Meal
O, göklerin, yerin ve bu ikisi arasında bulunanların Rabbidir. O, doğuların da Rabbidir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 6
إِنّا زَيَّنَّا السَّماءَ الدُّنيا بِزينَةٍ الكَواكِبِ
Meal
Biz, en yakın göğü yıldızlarla süsledik.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 7
وَحِفظًا مِن كُلِّ شَيطـٰنٍ مارِدٍ
Meal
Ve onu (göğü) kovulmuş Şeytanlar'dan koruduk.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 8
لا يَسَّمَّعونَ إِلَى المَلَإِ الأَعلىٰ وَيُقذَفونَ مِن كُلِّ جانِبٍ
Meal
Onlar, artık mele-i a'la'ya (yüce topluluğa) kulak veremezler. Her taraftan taşlanırlar.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 9
دُحورًا ۖ وَلَهُم عَذابٌ واصِبٌ
Meal
Kovularak uzaklaştırılmış (olurlar) ve onlar için elem dolu bir azap vardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 10
إِلّا مَن خَطِفَ الخَطفَةَ فَأَتبَعَهُ شِهابٌ ثاقِبٌ
Meal
Ancak bir (söz) çalıp kapan olursa onu da parlak bir ateş izler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 11
فَاستَفتِهِم أَهُم أَشَدُّ خَلقًا أَم مَن خَلَقنا ۚ إِنّا خَلَقنـٰهُم مِن طينٍ لازِبٍ
Meal
Şimdi onlara sor: “Yaratılış bakımından onlar mı daha zorlu, yoksa bizim yarattıklarımız mı?” Doğrusu biz onları, yapışkan bir çamurdan yarattık.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 12
بَل عَجِبتَ وَيَسخَرونَ
Meal
Hayır, sen şaşırdın kaldın; onlar ise alay edip duruyorlar.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 13
وَإِذا ذُكِّروا لا يَذكُرونَ
Meal
Kendilerine öğüt verildiğinde öğüt almazlar.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 14
وَإِذا رَأَوا ءايَةً يَستَسخِرونَ
Meal
Bir ayet (mucize) gördüklerinde alaya alırlar.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 15
وَقالوا إِن هـٰذا إِلّا سِحرٌ مُبينٌ
Meal
"Bu, ancak apaçık bir büyüdür." derler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 16
أَءِذا مِتنا وَكُنّا تُرابًا وَعِظـٰمًا أَءِنّا لَمَبعوثونَ
Meal
"Öldüğümüz, toprak ve kemik haline geldiğimiz zaman mı gerçekten biz mi diriltileceğiz?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 17
أَوَءاباؤُنَا الأَوَّلونَ
Meal
“Önceden gelip geçmiş atalarımız da mı?”
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 18
قُل نَعَم وَأَنتُم دٰخِرونَ
Meal
De ki: “Evet! Hem de siz aşağılanmış kimseler olarak (diriltileceksiniz).”
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 19
فَإِنَّما هِىَ زَجرَةٌ وٰحِدَةٌ فَإِذا هُم يَنظُرونَ
Meal
Çünkü o, korkunç bir sesten ibarettir. O zaman etrafa bakıp dururlar.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 20
وَقالوا يـٰوَيلَنا هـٰذا يَومُ الدّينِ
Meal
"Eyvah bize! İşte bu, hesap günüdür." derler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 21
هـٰذا يَومُ الفَصلِ الَّذى كُنتُم بِهِ تُكَذِّبونَ
Meal
“İşte bu, yalanlamakta olduğunuz hüküm ve ayırım günüdür.” denilir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 22
احشُرُوا الَّذينَ ظَلَموا وَأَزوٰجَهُم وَما كانوا يَعبُدونَ
Meal
Zalimleri, onların eşlerini ve tapmakta olduklarını toplayın.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 23
مِن دونِ اللَّهِ فَاهدوهُم إِلىٰ صِرٰطِ الجَحيمِ
Meal
Allah'tan başka (ibadet etmiş olduklarını) Cehennem yoluna iletin!
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 24
وَقِفوهُم ۖ إِنَّهُم مَسـٔولونَ
Meal
Durdurun onları; çünkü onlar sorguya çekileceklerdir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 25
ما لَكُم لا تَناصَرونَ
Meal
Size ne oldu da birbirinize yardım etmiyorsunuz?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 26
بَل هُمُ اليَومَ مُستَسلِمونَ
Meal
Hayır! Onlar, bugün tamamen teslim olmuşlardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 27
وَأَقبَلَ بَعضُهُم عَلىٰ بَعضٍ يَتَساءَلونَ
Meal
(İşte bu duruma düştükleri vakit) onlardan bir kısmı, diğerlerine yönelir, birbirlerini sorumlu tutmaya çalışırlar.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 28
قالوا إِنَّكُم كُنتُم تَأتونَنا عَنِ اليَمينِ
Meal
"Siz, bize sağdan geliyordunuz." derler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 29
قالوا بَل لَم تَكونوا مُؤمِنينَ
Meal
Diğerleri de derler ki: "Hayır! Siz iman eden kimseler değildiniz."
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 30
وَما كانَ لَنا عَلَيكُم مِن سُلطـٰنٍ ۖ بَل كُنتُم قَومًا طـٰغينَ
Meal
Bizim sizin üzerinizde zorlayıcı bir gücümüz yoktu. Fakat siz, zaten azgın bir toplum idiniz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 31
فَحَقَّ عَلَينا قَولُ رَبِّنا ۖ إِنّا لَذائِقونَ
Meal
Artık Rabbimizin hakkımızdaki sözü gerçekleşti. Kesinlikle biz onu (azabı) tadacağız.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 32
فَأَغوَينـٰكُم إِنّا كُنّا غـٰوينَ
Meal
Evet! Sizi saptırdık. Çünkü biz de sapkın kimseler idik.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 33
فَإِنَّهُم يَومَئِذٍ فِى العَذابِ مُشتَرِكونَ
Meal
Hiç şüphe yok ki, o gün onlar azapta ortaktırlar.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 34
إِنّا كَذٰلِكَ نَفعَلُ بِالمُجرِمينَ
Meal
Biz, günahkârlara işte böyle yaparız.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 35
إِنَّهُم كانوا إِذا قيلَ لَهُم لا إِلـٰهَ إِلَّا اللَّهُ يَستَكبِرونَ
Meal
Çünkü onlar, kendilerine; "Allah’tan başka (hak) ilah yoktur." denildiği zaman büyüklenirlerdi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 36
وَيَقولونَ أَئِنّا لَتارِكوا ءالِهَتِنا لِشاعِرٍ مَجنونٍ
Meal
"Bir mecnun şair için ilahlarımızı terk mi edeceğiz?" derlerdi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 37
بَل جاءَ بِالحَقِّ وَصَدَّقَ المُرسَلينَ
Meal
Hayır! O, hakkı getirdi ve peygamberleri doğruladı.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 38
إِنَّكُم لَذائِقُوا العَذابِ الأَليمِ
Meal
Kuşkusuz siz acı azabı tadacaksınız.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 39
وَما تُجزَونَ إِلّا ما كُنتُم تَعمَلونَ
Meal
Siz ancak işlediklerinizin karşılığı ile cezalandırılırsınız.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 40
إِلّا عِبادَ اللَّهِ المُخلَصينَ
Meal
Ancak, Allah’ın ihlaslı kulları müstesna.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 41
أُولـٰئِكَ لَهُم رِزقٌ مَعلومٌ
Meal
Onlar için bilinen rızıklar vardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 42
فَوٰكِهُ ۖ وَهُم مُكرَمونَ
Meal
Çeşitli meyveler. Onlar ikram edilenlerdir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 43
فى جَنّـٰتِ النَّعيمِ
Meal
Onlar, Nimet Cennetleri'ndedir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 44
عَلىٰ سُرُرٍ مُتَقـٰبِلينَ
Meal
Tahtlar üzerinde karşılıklı otururlar.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 45
يُطافُ عَلَيهِم بِكَأسٍ مِن مَعينٍ
Meal
Etraflarında pınardan (doldurulmuş) kadehler dolaştırılır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 46
بَيضاءَ لَذَّةٍ لِلشّـٰرِبينَ
Meal
Bembeyazdır, içenlere lezzet verir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 47
لا فيها غَولٌ وَلا هُم عَنها يُنزَفونَ
Meal
Onda ne baş dönmesi vardır, ne de ondan dolayı sarhoş olurlar.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 48
وَعِندَهُم قـٰصِرٰتُ الطَّرفِ عينٌ
Meal
Yanlarında bakışlarını yalnız kendilerine çevirmiş iri gözlü eşler vardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 49
كَأَنَّهُنَّ بَيضٌ مَكنونٌ
Meal
Sanki onlar örtülü yumurtalar gibi bembeyazdır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 50
فَأَقبَلَ بَعضُهُم عَلىٰ بَعضٍ يَتَساءَلونَ
Meal
Birbirlerine dönüp sorarlar.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 51
قالَ قائِلٌ مِنهُم إِنّى كانَ لى قَرينٌ
Meal
İçlerinden biri; "Benim bir arkadaşım vardı." der.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 52
يَقولُ أَءِنَّكَ لَمِنَ المُصَدِّقينَ
Meal
Bana derdi ki: "Sen gerçekten tasdik edenlerden misin?"
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 53
أَءِذا مِتنا وَكُنّا تُرابًا وَعِظـٰمًا أَءِنّا لَمَدينونَ
Meal
"Ölüp toprak ve kemik haline geldiğimiz zaman yeniden mi diriltileceğiz?"
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 54
قالَ هَل أَنتُم مُطَّلِعونَ
Meal
(Cennet'e giren) Ona; "Ne olduğunu görüyor musunuz?" der.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 55
فَاطَّلَعَ فَرَءاهُ فى سَواءِ الجَحيمِ
Meal
Bakar ve onu cehennemin ortasında görür.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 56
قالَ تَاللَّهِ إِن كِدتَ لَتُردينِ
Meal
"Allah’a yemin ederim ki, sen neredeyse beni de helâk edecektin!" der.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 57
وَلَولا نِعمَةُ رَبّى لَكُنتُ مِنَ المُحضَرينَ
Meal
"Eğer Rabbimin nimeti olmasaydı, şimdi ben de (Cehennem'e) getirilenlerden olurdum."
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 58
أَفَما نَحنُ بِمَيِّتينَ
Meal
"Şimdi, artık biz ölmeyeceğiz değil mi?"
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 59
إِلّا مَوتَتَنَا الأولىٰ وَما نَحنُ بِمُعَذَّبينَ
Meal
"Nasıl, ilk ölümümüzden başka ölmeyecek miymişiz?Bize azap edilmeyecek miymiş?"
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 60
إِنَّ هـٰذا لَهُوَ الفَوزُ العَظيمُ
Meal
İşte bu, en büyük kurtuluştur.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 61
لِمِثلِ هـٰذا فَليَعمَلِ العـٰمِلونَ
Meal
Çalışıp amel edenler, böylesi için çalışsınlar.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 62
أَذٰلِكَ خَيرٌ نُزُلًا أَم شَجَرَةُ الزَّقّومِ
Meal
(Nimet olarak) Bu mu daha hayırlı, yoksa zakkum ağacı mı?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 63
إِنّا جَعَلنـٰها فِتنَةً لِلظّـٰلِمينَ
Meal
Biz onu zalimler için bir fitne kıldık.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 64
إِنَّها شَجَرَةٌ تَخرُجُ فى أَصلِ الجَحيمِ
Meal
O, Cehennem'in dibinden çıkan bir ağaçtır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 65
طَلعُها كَأَنَّهُ رُءوسُ الشَّيـٰطينِ
Meal
Tomurcukları (ürünleri) sanki Şeytanlar'ın başları gibidir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 66
فَإِنَّهُم لَـٔاكِلونَ مِنها فَمالِـٔونَ مِنهَا البُطونَ
Meal
İşte onlar, bundan yerler ve karınlarını onunla doldururlar.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 67
ثُمَّ إِنَّ لَهُم عَلَيها لَشَوبًا مِن حَميمٍ
Meal
Sonra, onlar için üzerine kaynar su katılmış içki vardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 68
ثُمَّ إِنَّ مَرجِعَهُم لَإِلَى الجَحيمِ
Meal
Sonra da onların dönüşü yine Cehennem'edir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 69
إِنَّهُم أَلفَوا ءاباءَهُم ضالّينَ
Meal
Onlar; babalarını, atalarını sapık kimseler olarak bulmuşlardı.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 70
فَهُم عَلىٰ ءاثـٰرِهِم يُهرَعونَ
Meal
Kendileri de onların izlerinden koşturuluyorlardı.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 71
وَلَقَد ضَلَّ قَبلَهُم أَكثَرُ الأَوَّلينَ
Meal
Andolsun ki, onlardan önce eski milletlerin çoğu dalâlete düştü.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 72
وَلَقَد أَرسَلنا فيهِم مُنذِرينَ
Meal
Andolsun ki, onlar arasında uyarıp, korkutanlar göndermiştik.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 73
فَانظُر كَيفَ كانَ عـٰقِبَةُ المُنذَرينَ
Meal
Uyarılanların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 74
إِلّا عِبادَ اللَّهِ المُخلَصينَ
Meal
Allah’ın ihlaslı kulları müstesna.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 75
وَلَقَد نادىٰنا نوحٌ فَلَنِعمَ المُجيبونَ
Meal
Andolsun, Nuh bize seslenmişti de ne güzel icâbet etmiştik!
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 76
وَنَجَّينـٰهُ وَأَهلَهُ مِنَ الكَربِ العَظيمِ
Meal
Onu ve ailesini o büyük sıkıntıdan kurtarmıştık.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 77
وَجَعَلنا ذُرِّيَّتَهُ هُمُ الباقينَ
Meal
Yalnız onun soyunu sürekli kıldık.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 78
وَتَرَكنا عَلَيهِ فِى الـٔاخِرينَ
Meal
Sonradan gelenler arasında onun için (güzel bir) nam bıraktık.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 79
سَلـٰمٌ عَلىٰ نوحٍ فِى العـٰلَمينَ
Meal
Âlemler içinde Nûh’a selam olsun!
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 80
إِنّا كَذٰلِكَ نَجزِى المُحسِنينَ
Meal
Biz, iyilik yapan ihsan sahiplerini işte böyle ödüllendiririz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 81
إِنَّهُ مِن عِبادِنَا المُؤمِنينَ
Meal
Çünkü o, Mümin kullarımızdan idi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 82
ثُمَّ أَغرَقنَا الـٔاخَرينَ
Meal
Sonra ötekilerini suda boğduk.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 83
وَإِنَّ مِن شيعَتِهِ لَإِبرٰهيمَ
Meal
Şüphesiz İbrahim de onun yolunda olanlardan idi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 84
إِذ جاءَ رَبَّهُ بِقَلبٍ سَليمٍ
Meal
Hani O, Rabbine (şirkten) selamette olan bir kalp ile gelmişti.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 85
إِذ قالَ لِأَبيهِ وَقَومِهِ ماذا تَعبُدونَ
Meal
Hani o, babasına ve kavmine; “Neye ibadet ediyorsunuz?” demişti.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 86
أَئِفكًا ءالِهَةً دونَ اللَّهِ تُريدونَ
Meal
"Allah’tan başka uydurma ilahlar mı istiyorsunuz?"
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 87
فَما ظَنُّكُم بِرَبِّ العـٰلَمينَ
Meal
“Âlemlerin Rabbi hakkında zannınız nedir?”
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 88
فَنَظَرَ نَظرَةً فِى النُّجومِ
Meal
Derken yıldızlara bir göz attı.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 89
فَقالَ إِنّى سَقيمٌ
Meal
“Ben hastayım.” dedi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 90
فَتَوَلَّوا عَنهُ مُدبِرينَ
Meal
Arkalarını dönüp gittiler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 91
فَراغَ إِلىٰ ءالِهَتِهِم فَقالَ أَلا تَأكُلونَ
Meal
Bunun üzerine gizlice onların ilahlarına varıp; “Yemek yemiyor musunuz?” dedi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 92
ما لَكُم لا تَنطِقونَ
Meal
"Size ne oldu da konuşmuyorsunuz?"
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 93
فَراغَ عَلَيهِم ضَربًا بِاليَمينِ
Meal
Sonra üzerlerine gelip sağ eliyle (kuvvetle) vurdu.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 94
فَأَقبَلوا إِلَيهِ يَزِفّونَ
Meal
Bunun üzerine hemen koşarak kendisine geldiler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 95
قالَ أَتَعبُدونَ ما تَنحِتونَ
Meal
İbrahim onlara: "Ellerinizle yonttuğunuz şeylere mi ibadet ediyorsunuz?" dedi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 96
وَاللَّهُ خَلَقَكُم وَما تَعمَلونَ
Meal
Oysa sizi de, yapmakta olduklarınızı da Allah yaratmıştır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 97
قالُوا ابنوا لَهُ بُنيـٰنًا فَأَلقوهُ فِى الجَحيمِ
Meal
"Onun için bir bina yapın, onu alevli ateşin içine atın!" dediler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 98
فَأَرادوا بِهِ كَيدًا فَجَعَلنـٰهُمُ الأَسفَلينَ
Meal
Böylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de onları en aşağılık kimseler kıldık.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 99
وَقالَ إِنّى ذاهِبٌ إِلىٰ رَبّى سَيَهدينِ
Meal
Dedi ki: "Ben Rabbime gideceğim. O, beni doğru yola iletecektir."
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 100
رَبِّ هَب لى مِنَ الصّـٰلِحينَ
Meal
"Rabbim, bana salihlerden bir evlat bağışla."
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 101
فَبَشَّرنـٰهُ بِغُلـٰمٍ حَليمٍ
Meal
Biz de ona yumuşak huylu bir erkek çocuk müjdeledik.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 102
فَلَمّا بَلَغَ مَعَهُ السَّعىَ قالَ يـٰبُنَىَّ إِنّى أَرىٰ فِى المَنامِ أَنّى أَذبَحُكَ فَانظُر ماذا تَرىٰ ۚ قالَ يـٰأَبَتِ افعَل ما تُؤمَرُ ۖ سَتَجِدُنى إِن شاءَ اللَّهُ مِنَ الصّـٰبِرينَ
Meal
Ne zaman ki o babasının yanı sıra yürümeye başlayınca dedi ki: “Oğulcağızım, gerçekten ben rüyamda seni boğazladığımı görüyorum. Bak, artık sen ne düşünürsün?” Dedi ki: “Babacığım, emrolunduğun şeyi yap. İnşallah beni sabredenlerden bulacaksın.”
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 103
فَلَمّا أَسلَما وَتَلَّهُ لِلجَبينِ
Meal
Böylece her ikisi de (Allah’ın emrine) boyun eğip, İbrahim de onu (boğazlamak için) alnı üstü yere yatırdı.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 104
وَنـٰدَينـٰهُ أَن يـٰإِبرٰهيمُ
Meal
Biz ona: “Ey İbrahim!” diye seslendik.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 105
قَد صَدَّقتَ الرُّءيا ۚ إِنّا كَذٰلِكَ نَجزِى المُحسِنينَ
Meal
Sen rüyanı gerçekten tasdik ettin. Biz, iyileri böyle mükâfatlandırırız.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 106
إِنَّ هـٰذا لَهُوَ البَلـٰؤُا۟ المُبينُ
Meal
Doğrusu bu, apaçık bir imtihandı.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 107
وَفَدَينـٰهُ بِذِبحٍ عَظيمٍ
Meal
Biz ona fidye olarak büyük bir kurbanlık verdik.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 108
وَتَرَكنا عَلَيهِ فِى الـٔاخِرينَ
Meal
Sonradan gelenler arasında onun için (güzel bir) nam bıraktık.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 109
سَلـٰمٌ عَلىٰ إِبرٰهيمَ
Meal
İbrahim’e selam olsun!
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 110
كَذٰلِكَ نَجزِى المُحسِنينَ
Meal
Biz, iyilik yapan ihsan sahiplerini işte böyle ödüllendiririz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 111
إِنَّهُ مِن عِبادِنَا المُؤمِنينَ
Meal
Çünkü o, Mümin kullarımızdan idi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 112
وَبَشَّرنـٰهُ بِإِسحـٰقَ نَبِيًّا مِنَ الصّـٰلِحينَ
Meal
Biz ona, salihlerden bir peygamber olarak İshak'ı müjdeledik.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 113
وَبـٰرَكنا عَلَيهِ وَعَلىٰ إِسحـٰقَ ۚ وَمِن ذُرِّيَّتِهِما مُحسِنٌ وَظالِمٌ لِنَفسِهِ مُبينٌ
Meal
Onu ve İshak’ı mübarek kıldık. İkisinin soyundan iyi davranan da var, açıkça kendi nefsine zulmetmekte olan da.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 114
وَلَقَد مَنَنّا عَلىٰ موسىٰ وَهـٰرونَ
Meal
Andolsun ki, biz Mûsâ'ya ve Hârûn'a da lütufta bulunduk.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 115
وَنَجَّينـٰهُما وَقَومَهُما مِنَ الكَربِ العَظيمِ
Meal
Onları ve kavimlerini, o büyük sıkıntıdan kurtardık.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 116
وَنَصَرنـٰهُم فَكانوا هُمُ الغـٰلِبينَ
Meal
Onlara yardım ettik. Böylece üstün gelenler onlar oldular.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 117
وَءاتَينـٰهُمَا الكِتـٰبَ المُستَبينَ
Meal
O ikisine apaçık olan kitabı verdik.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 118
وَهَدَينـٰهُمَا الصِّرٰطَ المُستَقيمَ
Meal
Her ikisini de doğru yola ilettik.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 119
وَتَرَكنا عَلَيهِما فِى الـٔاخِرينَ
Meal
Sonradan gelenler arasında o ikisi için (güzel bir) nam bıraktık.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 120
سَلـٰمٌ عَلىٰ موسىٰ وَهـٰرونَ
Meal
Mûsâ ve Hârûn’a selam olsun!
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 121
إِنّا كَذٰلِكَ نَجزِى المُحسِنينَ
Meal
Biz, iyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 122
إِنَّهُما مِن عِبادِنَا المُؤمِنينَ
Meal
Çünkü o ikisi, Mümin kullarımızdan idi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 123
وَإِنَّ إِلياسَ لَمِنَ المُرسَلينَ
Meal
Muhakkak İlyas da gönderilmiş rasullerdendi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 124
إِذ قالَ لِقَومِهِ أَلا تَتَّقونَ
Meal
Halkına şöyle demişti: “Siz korkup sakınmaz mısınız?”
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 125
أَتَدعونَ بَعلًا وَتَذَرونَ أَحسَنَ الخـٰلِقينَ
Meal
"Yaratıcıların en iyisini bırakıp Ba’l (adlı puta) mi ibadet ediyorsunuz?"
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 126
اللَّهَ رَبَّكُم وَرَبَّ ءابائِكُمُ الأَوَّلينَ
Meal
Sizin Rabbiniz de, geçmiş atalarınızın da Rabbi Allah'tır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 127
فَكَذَّبوهُ فَإِنَّهُم لَمُحضَرونَ
Meal
Onu yalanladılar, bundan dolayı gerçekten onlar, (azap için getirilip) hazır bulundurulacak olanlardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 128
إِلّا عِبادَ اللَّهِ المُخلَصينَ
Meal
Allah’ın ihlaslı kulları müstesna.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 129
وَتَرَكنا عَلَيهِ فِى الـٔاخِرينَ
Meal
Sonradan gelenler arasında (güzel bir) nam bıraktık.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 130
سَلـٰمٌ عَلىٰ إِل ياسينَ
Meal
İlyas’a selam olsun!
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 131
إِنّا كَذٰلِكَ نَجزِى المُحسِنينَ
Meal
Biz, iyilik yapanları işte böyle ödüllendiririz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 132
إِنَّهُ مِن عِبادِنَا المُؤمِنينَ
Meal
Çünkü o, Mümin kullarımızdan idi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 133
وَإِنَّ لوطًا لَمِنَ المُرسَلينَ
Meal
Şüphesiz Lût da gönderilmiş rasullerdendir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 134
إِذ نَجَّينـٰهُ وَأَهلَهُ أَجمَعينَ
Meal
Hani biz onu ve aile halkını birlikte kurtarmıştık.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 135
إِلّا عَجوزًا فِى الغـٰبِرينَ
Meal
Ancak bir kocakarı müstesna. O, geride kalanlardan oldu.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 136
ثُمَّ دَمَّرنَا الـٔاخَرينَ
Meal
Sonra diğerlerini helâk ettik.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 137
وَإِنَّكُم لَتَمُرّونَ عَلَيهِم مُصبِحينَ
Meal
Siz, sabah vakti onların (diyarından) muhakkak geçip gidiyorsunuz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 138
وَبِالَّيلِ ۗ أَفَلا تَعقِلونَ
Meal
Ve geceleyin (de onlara uğruyorsunuz). Yine de akıllanmayacak mısınız?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 139
وَإِنَّ يونُسَ لَمِنَ المُرسَلينَ
Meal
Muhakkak Yûnus da gönderilmiş rasullerdendi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 140
إِذ أَبَقَ إِلَى الفُلكِ المَشحونِ
Meal
Hani o, kaçıp yüklü bir gemiye binmişti.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 141
فَساهَمَ فَكانَ مِنَ المُدحَضينَ
Meal
Kura çekmişler ve kaybedenlerden olmuştu.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 142
فَالتَقَمَهُ الحوتُ وَهُوَ مُليمٌ
Meal
Derken onu balık yutmuştu, o kınanır bir davranışta bulunmuştu.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 143
فَلَولا أَنَّهُ كانَ مِنَ المُسَبِّحينَ
Meal
Eğer o gerçekten tesbih edenlerden olmasaydı,
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 144
لَلَبِثَ فى بَطنِهِ إِلىٰ يَومِ يُبعَثونَ
Meal
İnsanların tekrar diriltilecekleri güne kadar onun karnında kalırdı.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 145
فَنَبَذنـٰهُ بِالعَراءِ وَهُوَ سَقيمٌ
Meal
Biz de onu, hasta bir halde boş bir alana/sahile attık.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 146
وَأَنبَتنا عَلَيهِ شَجَرَةً مِن يَقطينٍ
Meal
Üzerine kabak türünden (gölge yapması için) bir ağaç bitirdik.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 147
وَأَرسَلنـٰهُ إِلىٰ مِا۟ئَةِ أَلفٍ أَو يَزيدونَ
Meal
Sonra da onu, yüz bin kişiye hatta daha fazlasına gönderdik.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 148
فَـٔامَنوا فَمَتَّعنـٰهُم إِلىٰ حينٍ
Meal
Sonunda ona iman ettiler. Biz de onları bir süreye kadar yararlandırdık.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 149
فَاستَفتِهِم أَلِرَبِّكَ البَناتُ وَلَهُمُ البَنونَ
Meal
Şimdi onlara sor: “Kız çocukları Rabbinin, erkek çocukları da kendilerinin midir?”
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 150
أَم خَلَقنَا المَلـٰئِكَةَ إِنـٰثًا وَهُم شـٰهِدونَ
Meal
Yoksa biz melekleri dişi olarak yarattık da onlar buna şahit mi oldular?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 151
أَلا إِنَّهُم مِن إِفكِهِم لَيَقولونَ
Meal
İyi bilin ki onlar iftiralarından dolayı derler ki:
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 152
وَلَدَ اللَّهُ وَإِنَّهُم لَكـٰذِبونَ
Meal
“Allah doğurdu.” (diyorlar) Şüphesiz onlar elbette yalancıdırlar.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 153
أَصطَفَى البَناتِ عَلَى البَنينَ
Meal
Allah kızları, oğullara tercih mi etmiş?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 154
ما لَكُم كَيفَ تَحكُمونَ
Meal
Size ne oluyor? Nasıl hüküm veriyorsunuz?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 155
أَفَلا تَذَكَّرونَ
Meal
Düşünüp öğüt almaz mısınız?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 156
أَم لَكُم سُلطـٰنٌ مُبينٌ
Meal
Yoksa sizin çok açık bir deliliniz mi var?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 157
فَأتوا بِكِتـٰبِكُم إِن كُنتُم صـٰدِقينَ
Meal
Eğer doğru söylüyorsanız, haydi kitabınızı getirin.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 158
وَجَعَلوا بَينَهُ وَبَينَ الجِنَّةِ نَسَبًا ۚ وَلَقَد عَلِمَتِ الجِنَّةُ إِنَّهُم لَمُحضَرونَ
Meal
Onlar, kendisiyle (Allah ile) cinler arasında bir soy-bağı kurdular. Andolsun ki, melekler de (bunu söyleyenlerin) hesap yerine götürüleceklerini bilirler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 159
سُبحـٰنَ اللَّهِ عَمّا يَصِفونَ
Meal
Allah; onların yakıştırdıkları şeylerden münezzehtir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 160
إِلّا عِبادَ اللَّهِ المُخلَصينَ
Meal
Allah’ın ihlaslı kulları müstesna.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 161
فَإِنَّكُم وَما تَعبُدونَ
Meal
Artık ne siz ne de ibadet ettikleriniz;
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 162
ما أَنتُم عَلَيهِ بِفـٰتِنينَ
Meal
O'na karşı hiç kimseyi fitneye düşüremezsiniz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 163
إِلّا مَن هُوَ صالِ الجَحيمِ
Meal
Ancak Cehennem'e girecek olanlar müstesna.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 164
وَما مِنّا إِلّا لَهُ مَقامٌ مَعلومٌ
Meal
(Melekler der ki:) “Bizden her birimiz için belli bir makam vardır.”
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 165
وَإِنّا لَنَحنُ الصّافّونَ
Meal
Muhakkak biz saf saf duranlarız.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 166
وَإِنّا لَنَحنُ المُسَبِّحونَ
Meal
Ve şüphesiz biz tesbih edenleriz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 167
وَإِن كانوا لَيَقولونَ
Meal
Muhakkak onlar şöyle diyorlardı:
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 168
لَو أَنَّ عِندَنا ذِكرًا مِنَ الأَوَّلينَ
Meal
“Eğer yanımızda öncekilerden bir zikir (kitap) bulunmuş olsaydı.”
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 169
لَكُنّا عِبادَ اللَّهِ المُخلَصينَ
Meal
“Gerçekten bizler de, Allah'ın muhlis olan kullarından olurduk.”
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 170
فَكَفَروا بِهِ ۖ فَسَوفَ يَعلَمونَ
Meal
Fakat ona (iman etmeyip) kâfir oldular, ileride (küfürlerinin akıbetini) bilecekler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 171
وَلَقَد سَبَقَت كَلِمَتُنا لِعِبادِنَا المُرسَلينَ
Meal
Andolsun, peygamber olarak gönderilen kullarımız hakkında şu sözümüz geçmişti:
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 172
إِنَّهُم لَهُمُ المَنصورونَ
Meal
“Onlara mutlaka yardım edilecektir.”
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 173
وَإِنَّ جُندَنا لَهُمُ الغـٰلِبونَ
Meal
Ve galip gelecek olanlar, mutlaka bizim ordumuzdur.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 174
فَتَوَلَّ عَنهُم حَتّىٰ حينٍ
Meal
Öyleyse sen, bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 175
وَأَبصِرهُم فَسَوفَ يُبصِرونَ
Meal
(Başlarına geleceğini) gözetle. Nitekim onlar da yakında görecekler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 176
أَفَبِعَذابِنا يَستَعجِلونَ
Meal
Yoksa azabımızın çabuk gelmesini mi istiyorlar?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 177
فَإِذا نَزَلَ بِساحَتِهِم فَساءَ صَباحُ المُنذَرينَ
Meal
Fakat (azap) onların sahasına indiği zaman, uyarılıp korkutulanların sabahı pek de kötü olacak!
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 178
وَتَوَلَّ عَنهُم حَتّىٰ حينٍ
Meal
Bir süreye kadar onlardan yüz çevir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 179
وَأَبصِر فَسَوفَ يُبصِرونَ
Meal
Ve (başlarına geleceği) gözetle. Nitekim onlar da yakında görecekler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 180
سُبحـٰنَ رَبِّكَ رَبِّ العِزَّةِ عَمّا يَصِفونَ
Meal
Üstünlük (izzet) sahibi Rabbin onların nitelemelerinden münezzehtir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 181
وَسَلـٰمٌ عَلَى المُرسَلينَ
Meal
Gönderilmiş resûllere selam olsun.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 182
وَالحَمدُ لِلَّهِ رَبِّ العـٰلَمينَ
Meal
Hamt, âlemlerin Rabbi olan Allah'a mahsustur.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Meal kaynağı: QuranEnc.com - turkish_rwwad (2025-09-28 17:50:52 (v1.0.4-xml.1))
Kur'an metni: Tanzil Project (CC BY 3.0), değiştirilmeden. tanzil.net