36. Ya-Sin (يس)
بِسمِ اللَّهِ الرَّحمـٰنِ الرَّحيمِ
Âyet 1
يس
Meal
Yâ Sîn.[1]
Dipnotlar
[1] Bkz: Bakara Suresi 1. ayetinin dipnotu.
[1] Bkz: Bakara Suresi 1. ayetinin dipnotu.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 2
وَالقُرءانِ الحَكيمِ
Meal
Hakîm olan Kur'an'a yemin olsun!
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 3
إِنَّكَ لَمِنَ المُرسَلينَ
Meal
Şüphesiz sen elbette gönderilen rasûllerdensin.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 4
عَلىٰ صِرٰطٍ مُستَقيمٍ
Meal
Dosdoğru bir yol üzerinesin.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 5
تَنزيلَ العَزيزِ الرَّحيمِ
Meal
(Bu Kur'an) üstün, güçlü ve çok merhametli olan (Allah) tarafından indirilmiştir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 6
لِتُنذِرَ قَومًا ما أُنذِرَ ءاباؤُهُم فَهُم غـٰفِلونَ
Meal
Ataları uyarılmamış, bu yüzden kendileri de gaflet içinde kalmış bir toplumu uyarman için (bu kitap indirilmiştir.)
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 7
لَقَد حَقَّ القَولُ عَلىٰ أَكثَرِهِم فَهُم لا يُؤمِنونَ
Meal
Andolsun, onların çoğu üzerine o söz (azap) hak olmuştur. Artık onlar iman etmezler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 8
إِنّا جَعَلنا فى أَعنـٰقِهِم أَغلـٰلًا فَهِىَ إِلَى الأَذقانِ فَهُم مُقمَحونَ
Meal
Biz, onların boyunlarına halkalar geçirdik. O halkalar çenelere kadar dayanmaktadır. Bu yüzden başları yukarı kalkıktır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 9
وَجَعَلنا مِن بَينِ أَيديهِم سَدًّا وَمِن خَلفِهِم سَدًّا فَأَغشَينـٰهُم فَهُم لا يُبصِرونَ
Meal
Biz onların önlerine bir set, arkalarına da bir set çektik. Böylelikle onları örtüverdik, artık görmezler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 10
وَسَواءٌ عَلَيهِم ءَأَنذَرتَهُم أَم لَم تُنذِرهُم لا يُؤمِنونَ
Meal
Kâfirlere gelince; onları uyarsan da uyarmasan da birdir, iman etmezler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 11
إِنَّما تُنذِرُ مَنِ اتَّبَعَ الذِّكرَ وَخَشِىَ الرَّحمـٰنَ بِالغَيبِ ۖ فَبَشِّرهُ بِمَغفِرَةٍ وَأَجرٍ كَريمٍ
Meal
Sen, ancak zikre (Kur'an'a) uyan ve görmeden Rahman'dan korkan kimseyi uyarabilirsin. İşte böylesini bir mağfiret ve güzel bir mükâfatla müjdele.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 12
إِنّا نَحنُ نُحىِ المَوتىٰ وَنَكتُبُ ما قَدَّموا وَءاثـٰرَهُم ۚ وَكُلَّ شَىءٍ أَحصَينـٰهُ فى إِمامٍ مُبينٍ
Meal
Muhakkak biz ölüleri diriltiriz. Onların ileri gönderdiklerini de, geride bıraktıklarını (izlerini) da yazarız. Biz, her şeyi apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfûz'da) sayıp yazmışızdır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 13
وَاضرِب لَهُم مَثَلًا أَصحـٰبَ القَريَةِ إِذ جاءَهَا المُرسَلونَ
Meal
Onlara, şu şehir halkını misal getir: Hani onlara elçiler gelmişti.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 14
إِذ أَرسَلنا إِلَيهِمُ اثنَينِ فَكَذَّبوهُما فَعَزَّزنا بِثالِثٍ فَقالوا إِنّا إِلَيكُم مُرسَلونَ
Meal
Hani onlara iki elçi göndermiştik de onları yalanlamışlardı. Bir üçüncüsü ile onlara destek vermiştik. (Onlar:) "Biz, size gönderilen elçileriz." demişlerdi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 15
قالوا ما أَنتُم إِلّا بَشَرٌ مِثلُنا وَما أَنزَلَ الرَّحمـٰنُ مِن شَىءٍ إِن أَنتُم إِلّا تَكذِبونَ
Meal
Elçilere dediler ki: Siz de ancak bizim gibi birer insansınız. Rahman, herhangi bir şey indirmedi. Siz sadece yalan söylüyorsunuz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 16
قالوا رَبُّنا يَعلَمُ إِنّا إِلَيكُم لَمُرسَلونَ
Meal
Elçiler ise: "Rabbimiz biliyor ki biz, size gönderilen elçileriz." diye karşılık verdiler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 17
وَما عَلَينا إِلَّا البَلـٰغُ المُبينُ
Meal
"Bizim görevimiz apaçık tebliğden başka bir şey değildir."
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 18
قالوا إِنّا تَطَيَّرنا بِكُم ۖ لَئِن لَم تَنتَهوا لَنَرجُمَنَّكُم وَلَيَمَسَّنَّكُم مِنّا عَذابٌ أَليمٌ
Meal
Onlar dediler ki: "Doğrusu siz, bize uğursuz geldiniz. Eğer bu işe bir son vermezseniz, sizi taşlarız ve bizden size acı bir azap dokunur."
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 19
قالوا طـٰئِرُكُم مَعَكُم ۚ أَئِن ذُكِّرتُم ۚ بَل أَنتُم قَومٌ مُسرِفونَ
Meal
(Elçiler) dediler ki: "Sizin uğursuzluğunuz kendinizdendir. Size öğüt verildi diye mi (uğursuzluğa uğradınız)? Doğrusu siz çok ileri giden bir topluluksunuz".
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 20
وَجاءَ مِن أَقصَا المَدينَةِ رَجُلٌ يَسعىٰ قالَ يـٰقَومِ اتَّبِعُوا المُرسَلينَ
Meal
Derken beldenin öbür ucundan bir adam koşarak geldi ve; "Ey kavmim! Bu elçilere uyunuz." dedi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 21
اتَّبِعوا مَن لا يَسـَٔلُكُم أَجرًا وَهُم مُهتَدونَ
Meal
Sizden herhangi bir ücret istemeyen bu kimselere tabi olun. Çünkü onlar hidayete ermiş kimselerdir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 22
وَما لِىَ لا أَعبُدُ الَّذى فَطَرَنى وَإِلَيهِ تُرجَعونَ
Meal
Ben, beni yaratana ne diye ibadet etmeyecekmişim? Üstelik siz yalnız ona döndürüleceksiniz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 23
ءَأَتَّخِذُ مِن دونِهِ ءالِهَةً إِن يُرِدنِ الرَّحمـٰنُ بِضُرٍّ لا تُغنِ عَنّى شَفـٰعَتُهُم شَيـًٔا وَلا يُنقِذونِ
Meal
“O’nu bırakıp da başka ilahlar mı edineyim? Eğer Rahman; bana bir zarar vermek istese, onların şefaati bana hiçbir fayda sağlamaz ve beni kurtaramazlar.”
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 24
إِنّى إِذًا لَفى ضَلـٰلٍ مُبينٍ
Meal
Bu takdirde ben muhakkak apaçık bir sapıklık içinde olurum.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 25
إِنّى ءامَنتُ بِرَبِّكُم فَاسمَعونِ
Meal
"Şüphesiz ben; Rabbinize iman ettim. Beni dinleyin!"
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 26
قيلَ ادخُلِ الجَنَّةَ ۖ قالَ يـٰلَيتَ قَومى يَعلَمونَ
Meal
Ona: "Cennet'e gir!" denildi. O da: "Keşke kavmim bilseydi." dedi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 27
بِما غَفَرَ لى رَبّى وَجَعَلَنى مِنَ المُكرَمينَ
Meal
"Rabbimin beni bağışladığını ve beni ikrama layık kimselerden kıldığını."
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 28
وَما أَنزَلنا عَلىٰ قَومِهِ مِن بَعدِهِ مِن جُندٍ مِنَ السَّماءِ وَما كُنّا مُنزِلينَ
Meal
Kendisinden sonra kavmi üzerine (onları cezalandırmak için) gökten hiçbir ordu indirmedik. İndirecek de değildik.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 29
إِن كانَت إِلّا صَيحَةً وٰحِدَةً فَإِذا هُم خـٰمِدونَ
Meal
(Onları helâk eden) Korkunç sesten başka bir şey değildi. Bir anda sönüp gittiler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 30
يـٰحَسرَةً عَلَى العِبادِ ۚ ما يَأتيهِم مِن رَسولٍ إِلّا كانوا بِهِ يَستَهزِءونَ
Meal
Yazıklar olsun o kullara! Ne zaman kendilerine bir peygamber gelse muhakkak onunla alay ederlerdi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 31
أَلَم يَرَوا كَم أَهلَكنا قَبلَهُم مِنَ القُرونِ أَنَّهُم إِلَيهِم لا يَرجِعونَ
Meal
Kendilerinden önce nice nesilleri helâk ettiğimizi görmüyorlar mı? Onların artık kendilerine dönmeyeceklerini görmediler mi?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 32
وَإِن كُلٌّ لَمّا جَميعٌ لَدَينا مُحضَرونَ
Meal
Ve hepsi toplanıp huzurumuza çıkarılacaklardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 33
وَءايَةٌ لَهُمُ الأَرضُ المَيتَةُ أَحيَينـٰها وَأَخرَجنا مِنها حَبًّا فَمِنهُ يَأكُلونَ
Meal
Ölü toprak onlar için bir delildir. Biz, onu diriltir ve ondan taneler çıkarırız da onlardan yerler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 34
وَجَعَلنا فيها جَنّـٰتٍ مِن نَخيلٍ وَأَعنـٰبٍ وَفَجَّرنا فيها مِنَ العُيونِ
Meal
Biz, yeryüzünde nice hurma bahçeleri, üzüm bağları yarattık ve oralarda birçok pınarlar fışkırttık.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 35
لِيَأكُلوا مِن ثَمَرِهِ وَما عَمِلَتهُ أَيديهِم ۖ أَفَلا يَشكُرونَ
Meal
Ürünlerinden ve yetiştirdiklerinden yesinler diye. Hâlâ şükretmiyorlar mı?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 36
سُبحـٰنَ الَّذى خَلَقَ الأَزوٰجَ كُلَّها مِمّا تُنبِتُ الأَرضُ وَمِن أَنفُسِهِم وَمِمّا لا يَعلَمونَ
Meal
Yerin bitirdiklerinden, kendi nefislerinden ve daha bilmedikleri şeylerden bütün çiftleri yaratan (Allah) çok münezzehtir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 37
وَءايَةٌ لَهُمُ الَّيلُ نَسلَخُ مِنهُ النَّهارَ فَإِذا هُم مُظلِمونَ
Meal
Gece de kendileri için bir delildir. Gündüzü ondan sıyırarak çekip alırız. Bir de bakarsın ki karanlık içinde kalmışlardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 38
وَالشَّمسُ تَجرى لِمُستَقَرٍّ لَها ۚ ذٰلِكَ تَقديرُ العَزيزِ العَليمِ
Meal
Güneş de kendi yörüngesinde akıp gitmektedir. İşte bu, Azîz ve Alîm olan Allah'ın takdiridir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 39
وَالقَمَرَ قَدَّرنـٰهُ مَنازِلَ حَتّىٰ عادَ كَالعُرجونِ القَديمِ
Meal
Ay için de birtakım menziller (yörüngeler) tayin ettik. Nihayet o, eğri hurma dalı gibi (hilâl) olur da geri döner.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 40
لَا الشَّمسُ يَنبَغى لَها أَن تُدرِكَ القَمَرَ وَلَا الَّيلُ سابِقُ النَّهارِ ۚ وَكُلٌّ فى فَلَكٍ يَسبَحونَ
Meal
Ne Güneş Ay'a yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzmektedir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 41
وَءايَةٌ لَهُم أَنّا حَمَلنا ذُرِّيَّتَهُم فِى الفُلكِ المَشحونِ
Meal
Onların soylarını dolu gemide taşımamız da onlar için bir delildir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 42
وَخَلَقنا لَهُم مِن مِثلِهِ ما يَركَبونَ
Meal
Ve onlar için bindikleri daha başka taşıtlar da yarattık.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 43
وَإِن نَشَأ نُغرِقهُم فَلا صَريخَ لَهُم وَلا هُم يُنقَذونَ
Meal
Eğer dilersek, onları suda boğarız da kimse de yardımlarına gelemez. İşte o zaman onlar için bir kurtuluş da yoktur.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 44
إِلّا رَحمَةً مِنّا وَمَتـٰعًا إِلىٰ حينٍ
Meal
Ancak bizim tarafımızdan bir rahmet ve belli bir zamana kadar dünyadan faydalandırmamız müstesnadır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 45
وَإِذا قيلَ لَهُمُ اتَّقوا ما بَينَ أَيديكُم وَما خَلفَكُم لَعَلَّكُم تُرحَمونَ
Meal
Önünüzdekinden ve arkanızdakinden (dünya ve ahiret azabından) sakının. Umulur ki, size merhamet olunur denildiğinde (yüz çevirirler).
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 46
وَما تَأتيهِم مِن ءايَةٍ مِن ءايـٰتِ رَبِّهِم إِلّا كانوا عَنها مُعرِضينَ
Meal
Onlara, ne zaman Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelse mutlaka ondan yüz çevirirler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 47
وَإِذا قيلَ لَهُم أَنفِقوا مِمّا رَزَقَكُمُ اللَّهُ قالَ الَّذينَ كَفَروا لِلَّذينَ ءامَنوا أَنُطعِمُ مَن لَو يَشاءُ اللَّهُ أَطعَمَهُ إِن أَنتُم إِلّا فى ضَلـٰلٍ مُبينٍ
Meal
Kendilerine; "Allah’ın size verdiği rızıklardan infak edin!" denildiği zaman kâfirler, iman edenlere derler ki; "Allah'ın dilediği takdirde yedirip doyuracağı kişiyi acaba biz mi doyuracağız? Gerçekten siz apaçık bir sapıklık içindesiniz.”
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 48
وَيَقولونَ مَتىٰ هـٰذَا الوَعدُ إِن كُنتُم صـٰدِقينَ
Meal
"Eğer, doğru söylüyorsanız bu vaat/tehdit ne zaman?" derler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 49
ما يَنظُرونَ إِلّا صَيحَةً وٰحِدَةً تَأخُذُهُم وَهُم يَخِصِّمونَ
Meal
Onlar, birbirleriyle çekişip dururken kendilerini ansızın yakalayacak korkunç bir sesi bekliyorlar.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 50
فَلا يَستَطيعونَ تَوصِيَةً وَلا إِلىٰ أَهلِهِم يَرجِعونَ
Meal
İşte o anda onlar; ne bir vasiyette bulunabilirler, ne de ailelerine dönebilirler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 51
وَنُفِخَ فِى الصّورِ فَإِذا هُم مِنَ الأَجداثِ إِلىٰ رَبِّهِم يَنسِلونَ
Meal
Sur'a üflenince, hemen kabirlerinden Rablerine doğru koşarak çıkarlar.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 52
قالوا يـٰوَيلَنا مَن بَعَثَنا مِن مَرقَدِنا ۜ ۗ هـٰذا ما وَعَدَ الرَّحمـٰنُ وَصَدَقَ المُرسَلونَ
Meal
"Eyvah bize! Mezarımızdan bizi kim kaldırdı? Bu, Rahman'ın vadettiğidir. Peygamberler, gerçekten doğru söylemiştir." derler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 53
إِن كانَت إِلّا صَيحَةً وٰحِدَةً فَإِذا هُم جَميعٌ لَدَينا مُحضَرونَ
Meal
Sadece korkunç bir ses olur. Bunun üzerine onların hepsi hemen huzurumuzda hazır bulunurlar.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 54
فَاليَومَ لا تُظلَمُ نَفسٌ شَيـًٔا وَلا تُجزَونَ إِلّا ما كُنتُم تَعمَلونَ
Meal
O günde hiçbir kimseye en ufak bir zulüm yapılmaz. Siz işlediğinizin ancak karşılığını görürsünüz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 55
إِنَّ أَصحـٰبَ الجَنَّةِ اليَومَ فى شُغُلٍ فـٰكِهونَ
Meal
Doğrusu bugün, cennetlikler eğlenceyle meşguldürler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 56
هُم وَأَزوٰجُهُم فى ظِلـٰلٍ عَلَى الأَرائِكِ مُتَّكِـٔونَ
Meal
Kendileri ve eşleri gölgeliklerde, tahtlar üzerine yaslanmışlardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 57
لَهُم فيها فـٰكِهَةٌ وَلَهُم ما يَدَّعونَ
Meal
Orada, onlar için meyveler vardır. Canlarının istediği her şey onlarındır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 58
سَلـٰمٌ قَولًا مِن رَبٍّ رَحيمٍ
Meal
Rahim olan Rabden sözlü bir selam vardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 59
وَامتـٰزُوا اليَومَ أَيُّهَا المُجرِمونَ
Meal
Ey günahkârlar! Bugün siz (bir tarafa) ayrılın!
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 60
أَلَم أَعهَد إِلَيكُم يـٰبَنى ءادَمَ أَن لا تَعبُدُوا الشَّيطـٰنَ ۖ إِنَّهُ لَكُم عَدُوٌّ مُبينٌ
Meal
"Ey Ademoğulları! Size, Şeytan'a ibadet etmeyin. Çünkü o, sizin apaçık düşmanınızdır." deyip söz almadım mı?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 61
وَأَنِ اعبُدونى ۚ هـٰذا صِرٰطٌ مُستَقيمٌ
Meal
Bana ibadet edin. Dosdoğru yol budur, demedim mi?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 62
وَلَقَد أَضَلَّ مِنكُم جِبِلًّا كَثيرًا ۖ أَفَلَم تَكونوا تَعقِلونَ
Meal
O, sizden çoğu toplumları saptırmıştı. Hiç mi akıl erdirmiyordunuz?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 63
هـٰذِهِ جَهَنَّمُ الَّتى كُنتُم توعَدونَ
Meal
İşte bu, size vadedilen Cehennem'dir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 64
اصلَوهَا اليَومَ بِما كُنتُم تَكفُرونَ
Meal
Küfrünüz (İnkârınız) sebebiyle bugün girin oraya!
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 65
اليَومَ نَختِمُ عَلىٰ أَفوٰهِهِم وَتُكَلِّمُنا أَيديهِم وَتَشهَدُ أَرجُلُهُم بِما كانوا يَكسِبونَ
Meal
O gün onların ağızlarını mühürleriz. Yaptıklarını bizlere elleri anlatır, ayakları da şahitlik eder.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 66
وَلَو نَشاءُ لَطَمَسنا عَلىٰ أَعيُنِهِم فَاستَبَقُوا الصِّرٰطَ فَأَنّىٰ يُبصِرونَ
Meal
Dileseydik; gözlerini silme kör ederdik de, o zaman doğru yolu bulmaya koşuşurlardı. Fakat nasıl görecekler ki?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 67
وَلَو نَشاءُ لَمَسَخنـٰهُم عَلىٰ مَكانَتِهِم فَمَا استَطـٰعوا مُضِيًّا وَلا يَرجِعونَ
Meal
Eğer dilesek; oldukları yerde onların şekillerini değiştirirdik de, ne ileriye gitmeye güçleri yeterdi, ne de geri gelmeye.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 68
وَمَن نُعَمِّرهُ نُنَكِّسهُ فِى الخَلقِ ۖ أَفَلا يَعقِلونَ
Meal
Kime uzun ömür verirsek onu yaratılışında tersine döndürürüz. Hâlâ akletmiyorlar mı?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 69
وَما عَلَّمنـٰهُ الشِّعرَ وَما يَنبَغى لَهُ ۚ إِن هُوَ إِلّا ذِكرٌ وَقُرءانٌ مُبينٌ
Meal
Ona şiir öğretmedik, ona yakışmaz da. Bu, yalnızca bir öğüt ve apaçık Kur’an’dır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 70
لِيُنذِرَ مَن كانَ حَيًّا وَيَحِقَّ القَولُ عَلَى الكـٰفِرينَ
Meal
(Kur'an,) Diri olanları uyarıp korkutmak ve küfre sapanların üzerine sözün hak olması için (indirilmiştir).
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 71
أَوَلَم يَرَوا أَنّا خَلَقنا لَهُم مِمّا عَمِلَت أَيدينا أَنعـٰمًا فَهُم لَها مـٰلِكونَ
Meal
Kendi elimizle onlar için yarattığımız hayvanları görmüyorlar mı? (Bu sayede) Onlar bunlara sahip olmuşlardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 72
وَذَلَّلنـٰها لَهُم فَمِنها رَكوبُهُم وَمِنها يَأكُلونَ
Meal
O hayvanları, onların emrine verdik. Onlardan kimine biniyorlar, kiminin de etini yiyorlar.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 73
وَلَهُم فيها مَنـٰفِعُ وَمَشارِبُ ۖ أَفَلا يَشكُرونَ
Meal
O hayvanlarda, insanlar için daha başka faydalar ve içecekler vardır. Hâlâ şükretmiyorlar mı?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 74
وَاتَّخَذوا مِن دونِ اللَّهِ ءالِهَةً لَعَلَّهُم يُنصَرونَ
Meal
Belki yardım görürler diye Allah'tan başka ilahlar edindiler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 75
لا يَستَطيعونَ نَصرَهُم وَهُم لَهُم جُندٌ مُحضَرونَ
Meal
Onlar, kendilerine yardımda bulunmaya güç yetiremezler. Aksine kendileri onlar için hazırlanmış askerlerdir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 76
فَلا يَحزُنكَ قَولُهُم ۘ إِنّا نَعلَمُ ما يُسِرّونَ وَما يُعلِنونَ
Meal
Artık onların sözleri seni üzmesin. Biz onların gizlediklerini de açıkladıklarını da elbette biliyoruz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 77
أَوَلَم يَرَ الإِنسـٰنُ أَنّا خَلَقنـٰهُ مِن نُطفَةٍ فَإِذا هُوَ خَصيمٌ مُبينٌ
Meal
İnsan, kendisini bir nutfeden yarattığımızı görmüyor mu? Derken, o apaçık bir düşman kesiliverir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 78
وَضَرَبَ لَنا مَثَلًا وَنَسِىَ خَلقَهُ ۖ قالَ مَن يُحىِ العِظـٰمَ وَهِىَ رَميمٌ
Meal
Kendi yaratılışını unutup, bize örnek veriyor: "Bu çürümüş kemikleri kim diriltebilir?" diyor.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 79
قُل يُحييهَا الَّذى أَنشَأَها أَوَّلَ مَرَّةٍ ۖ وَهُوَ بِكُلِّ خَلقٍ عَليمٌ
Meal
De ki: "Onları ilk defa yaratan diriltecek. O, her yaratılmışı hakkıyla bilendir."
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 80
الَّذى جَعَلَ لَكُم مِنَ الشَّجَرِ الأَخضَرِ نارًا فَإِذا أَنتُم مِنهُ توقِدونَ
Meal
Yeşil ağaçtan sizin için ateş çıkaran O’dur. İşte siz ateşi ondan yakıyorsunuz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 81
أَوَلَيسَ الَّذى خَلَقَ السَّمـٰوٰتِ وَالأَرضَ بِقـٰدِرٍ عَلىٰ أَن يَخلُقَ مِثلَهُم ۚ بَلىٰ وَهُوَ الخَلّـٰقُ العَليمُ
Meal
Gökleri ve yeri yaratan onların bir benzerini yaratmaya güç yetiremez mi? Evet, elbette kadirdir. O hakkıyla yaratıcıdır ve her şeyi bilir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 82
إِنَّما أَمرُهُ إِذا أَرادَ شَيـًٔا أَن يَقولَ لَهُ كُن فَيَكونُ
Meal
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: 'Ol!' demesidir. O da hemen oluverir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 83
فَسُبحـٰنَ الَّذى بِيَدِهِ مَلَكوتُ كُلِّ شَىءٍ وَإِلَيهِ تُرجَعونَ
Meal
Her şeyin mülkü elinde olan ve sizin de kendisine döneceğiniz Allah (noksanlıklardan) münezzehtir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Meal kaynağı: QuranEnc.com - turkish_rwwad (2025-09-28 17:50:52 (v1.0.4-xml.1))
Kur'an metni: Tanzil Project (CC BY 3.0), değiştirilmeden. tanzil.net