19. Maryam (مريم)
بِسمِ اللَّهِ الرَّحمـٰنِ الرَّحيمِ
Âyet 1
كهيعص
Meal
Kâf, Hâ, Yâ, Ayn, Sâd.[1]
Dipnotlar
[1] Bkz: Bakara Suresi 1. ayetinin dipnotu.
[1] Bkz: Bakara Suresi 1. ayetinin dipnotu.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 2
ذِكرُ رَحمَتِ رَبِّكَ عَبدَهُ زَكَرِيّا
Meal
Bu, Rabbinin Zekeriya kuluna olan merhametinin zikredilmesidir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 3
إِذ نادىٰ رَبَّهُ نِداءً خَفِيًّا
Meal
Hani o, Rabbine gizlice yalvarmıştı.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 4
قالَ رَبِّ إِنّى وَهَنَ العَظمُ مِنّى وَاشتَعَلَ الرَّأسُ شَيبًا وَلَم أَكُن بِدُعائِكَ رَبِّ شَقِيًّا
Meal
O, şöyle demişti: "Rabbim! Şüphesiz kemiklerim zayıflayıp gevşedi ve ağarmış saçıyla başım yaşlılık aleviyle tutuştu. Sana dua etmekle de ey Rabbim, hiç bir zaman bedbaht olmadım."
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 5
وَإِنّى خِفتُ المَوٰلِىَ مِن وَراءى وَكانَتِ امرَأَتى عاقِرًا فَهَب لى مِن لَدُنكَ وَلِيًّا
Meal
"Ben arkamdan gelecek yakınlarım için endişeliyim. Karım ise kısırdır, bana katından bir evlat bağışla."
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 6
يَرِثُنى وَيَرِثُ مِن ءالِ يَعقوبَ ۖ وَاجعَلهُ رَبِّ رَضِيًّا
Meal
"Bana da Yakupoğulları'na mirasçı olsun. Rabbim onu razı olacağın bir kimse kıl."
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 7
يـٰزَكَرِيّا إِنّا نُبَشِّرُكَ بِغُلـٰمٍ اسمُهُ يَحيىٰ لَم نَجعَل لَهُ مِن قَبلُ سَمِيًّا
Meal
“Ey Zekeriya! Gerçekten biz sana Yahya adında bir oğul müjdeleriz. Bundan önce kimseye bu adı vermemiştik.”
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 8
قالَ رَبِّ أَنّىٰ يَكونُ لى غُلـٰمٌ وَكانَتِ امرَأَتى عاقِرًا وَقَد بَلَغتُ مِنَ الكِبَرِ عِتِيًّا
Meal
“Rabbim! Hanımım kısır ve ben de son derece kocamışken nasıl oğlum olur ki?”dedi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 9
قالَ كَذٰلِكَ قالَ رَبُّكَ هُوَ عَلَىَّ هَيِّنٌ وَقَد خَلَقتُكَ مِن قَبلُ وَلَم تَكُ شَيـًٔا
Meal
(Melek) Dedi ki: “Öyle. (Ama) Rabbin buyurdu ki: Bu, benim için pek kolaydır. Çünkü sen daha önce bir şey değilken seni yarattım.”
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 10
قالَ رَبِّ اجعَل لى ءايَةً ۚ قالَ ءايَتُكَ أَلّا تُكَلِّمَ النّاسَ ثَلـٰثَ لَيالٍ سَوِيًّا
Meal
Zekeriyya: “Rabbim, öyleyse bana (çocuğumun olacağına) bir işaret ver.” dedi. Allah da: “Senin işaretin, sapasağlam olduğun halde insanlarla (üç gün) üç gece konuşamamandır.” dedi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 11
فَخَرَجَ عَلىٰ قَومِهِ مِنَ المِحرابِ فَأَوحىٰ إِلَيهِم أَن سَبِّحوا بُكرَةً وَعَشِيًّا
Meal
Derken Zekeriya mabedden halkının karşısına çıktı ve onlara “Sabah akşam (Allah’ı) tesbih edin!” diye işaret etti.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 12
يـٰيَحيىٰ خُذِ الكِتـٰبَ بِقُوَّةٍ ۖ وَءاتَينـٰهُ الحُكمَ صَبِيًّا
Meal
“Ey Yahya! Kitabı tam bir kuvvetle tut.” Biz ona daha çocukken hikmeti verdik.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 13
وَحَنانًا مِن لَدُنّا وَزَكوٰةً ۖ وَكانَ تَقِيًّا
Meal
Katımızdan bir merhamet ve arınmışlık vermiştik. O takva sahibiydi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 14
وَبَرًّا بِوٰلِدَيهِ وَلَم يَكُن جَبّارًا عَصِيًّا
Meal
Ana babasına karşı itaatkârdı. Büyüklük taslayan ve isyankâr bir kimse değildi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 15
وَسَلـٰمٌ عَلَيهِ يَومَ وُلِدَ وَيَومَ يَموتُ وَيَومَ يُبعَثُ حَيًّا
Meal
Doğduğu gün, öldüğü gün ve yeniden dirileceği gün ona selam olsun.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 16
وَاذكُر فِى الكِتـٰبِ مَريَمَ إِذِ انتَبَذَت مِن أَهلِها مَكانًا شَرقِيًّا
Meal
Kitapta Meryem’i de an! Hani o, ailesinden ayrılarak doğu tarafında inzivaya çekilmişti.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 17
فَاتَّخَذَت مِن دونِهِم حِجابًا فَأَرسَلنا إِلَيها روحَنا فَتَمَثَّلَ لَها بَشَرًا سَوِيًّا
Meal
Sonra onlarla kendi arasında bir perde germişti. Derken biz ona ruhumuzu (Cebrâil’i) gönderdik. Ona tam bir insan suretinde göründü.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 18
قالَت إِنّى أَعوذُ بِالرَّحمـٰنِ مِنكَ إِن كُنتَ تَقِيًّا
Meal
Meryem: “Senden Rahman’a sığınırım, eğer takvâ sahibi bir kimse isen” dedi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 19
قالَ إِنَّما أَنا۠ رَسولُ رَبِّكِ لِأَهَبَ لَكِ غُلـٰمًا زَكِيًّا
Meal
Cebrail: “Ben ancak Rabbinin elçisiyim. Sana tertemiz bir çocuk bağışlamak için gönderildim.” dedi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 20
قالَت أَنّىٰ يَكونُ لى غُلـٰمٌ وَلَم يَمسَسنى بَشَرٌ وَلَم أَكُ بَغِيًّا
Meal
Meryem: “Bana hiçbir insan dokunmadığı ve iffetsiz bir kadın olmadığım hâlde, benim nasıl çocuğum olabilir?” dedi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 21
قالَ كَذٰلِكِ قالَ رَبُّكِ هُوَ عَلَىَّ هَيِّنٌ ۖ وَلِنَجعَلَهُ ءايَةً لِلنّاسِ وَرَحمَةً مِنّا ۚ وَكانَ أَمرًا مَقضِيًّا
Meal
Cebrâil: “Evet, öyle! Rabbin diyor ki: O benim için çok kolaydır. Onu insanlara bir mucize, katımızdan bir rahmet kılmak için böyle takdir ettik. Bu, zaten (ezelde) hükme bağlanmış bir iştir.” dedi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 22
فَحَمَلَتهُ فَانتَبَذَت بِهِ مَكانًا قَصِيًّا
Meal
Böylelikle ona gebe kaldı da böylece onunla ıssız bir yere çekildi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 23
فَأَجاءَهَا المَخاضُ إِلىٰ جِذعِ النَّخلَةِ قالَت يـٰلَيتَنى مِتُّ قَبلَ هـٰذا وَكُنتُ نَسيًا مَنسِيًّا
Meal
Doğum sancısı onu bir hurma ağacına yöneltti. “Keşke bundan önce ölseydim de büsbütün unutulup gitmiş olsaydım!” dedi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 24
فَنادىٰها مِن تَحتِها أَلّا تَحزَنى قَد جَعَلَ رَبُّكِ تَحتَكِ سَرِيًّا
Meal
Bunun üzerine (İsâ) Onun (Meryem'in) altından şöyle seslendi: “Üzülme, Rabbin senin alt tarafından bir su arkı kılmıştır.”
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 25
وَهُزّى إِلَيكِ بِجِذعِ النَّخلَةِ تُسـٰقِط عَلَيكِ رُطَبًا جَنِيًّا
Meal
'Hurma ağacını kendine doğru silkele ki, sana taze hurma dökülsün.''
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 26
فَكُلى وَاشرَبى وَقَرّى عَينًا ۖ فَإِمّا تَرَيِنَّ مِنَ البَشَرِ أَحَدًا فَقولى إِنّى نَذَرتُ لِلرَّحمـٰنِ صَومًا فَلَن أُكَلِّمَ اليَومَ إِنسِيًّا
Meal
Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan; “Şüphesiz ben Rahmân’a susmayı adadım. Bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım.” de!
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 27
فَأَتَت بِهِ قَومَها تَحمِلُهُ ۖ قالوا يـٰمَريَمُ لَقَد جِئتِ شَيـًٔا فَرِيًّا
Meal
Onu taşıyarak kavmine götürdü: “Ey Meryem! Gerçekten sen görülmedik bir iş yaptın” dediler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 28
يـٰأُختَ هـٰرونَ ما كانَ أَبوكِ امرَأَ سَوءٍ وَما كانَت أُمُّكِ بَغِيًّا
Meal
"Ey Hârûn’un kızkardeşi! Baban kötü birisi değildi, annen de iffetsiz değildi." dediler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 29
فَأَشارَت إِلَيهِ ۖ قالوا كَيفَ نُكَلِّمُ مَن كانَ فِى المَهدِ صَبِيًّا
Meal
Bunun üzerine (çocuğu) işaret etti. "Onlar da biz, beşikteki bir çocukla nasıl konuşabiliriz?" dediler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 30
قالَ إِنّى عَبدُ اللَّهِ ءاتىٰنِىَ الكِتـٰبَ وَجَعَلَنى نَبِيًّا
Meal
Dedi ki: "Muhakkak ben Allah’ın kuluyum. Bana o kitabı vermiş ve beni nebî kılmıştır."
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 31
وَجَعَلَنى مُبارَكًا أَينَ ما كُنتُ وَأَوصـٰنى بِالصَّلوٰةِ وَالزَّكوٰةِ ما دُمتُ حَيًّا
Meal
"Nerede olursam olayım beni mübarek kıldı ve yaşadığım müddetçe namaz kılmamı ve zekât vermemi emretti."
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 32
وَبَرًّا بِوٰلِدَتى وَلَم يَجعَلنى جَبّارًا شَقِيًّا
Meal
“Beni anama saygılı kıldı. Beni azgın bir zorba kılmadı.”
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 33
وَالسَّلـٰمُ عَلَىَّ يَومَ وُلِدتُ وَيَومَ أَموتُ وَيَومَ أُبعَثُ حَيًّا
Meal
“Doğduğum gün, öleceğim gün ve diriltileceğim gün bana selâm olsun.”
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 34
ذٰلِكَ عيسَى ابنُ مَريَمَ ۚ قَولَ الحَقِّ الَّذى فيهِ يَمتَرونَ
Meal
İşte hakkında şüpheye düştükleri Meryem oğlu İsâ hak söze göre budur.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 35
ما كانَ لِلَّهِ أَن يَتَّخِذَ مِن وَلَدٍ ۖ سُبحـٰنَهُ ۚ إِذا قَضىٰ أَمرًا فَإِنَّما يَقولُ لَهُ كُن فَيَكونُ
Meal
Allah’ın çocuk edinmesi olacak bir şey değildir. O, bundan münezzehtir. Bir işe hükmettiğinde ona yalnızca “Ol!” der, o da oluverir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 36
وَإِنَّ اللَّهَ رَبّى وَرَبُّكُم فَاعبُدوهُ ۚ هـٰذا صِرٰطٌ مُستَقيمٌ
Meal
Şüphesiz Allah, benim de sizin de Rabbinizdir. Öyleyse (sadece) O’na ibadet edin. Dosdoğru yol budur.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 37
فَاختَلَفَ الأَحزابُ مِن بَينِهِم ۖ فَوَيلٌ لِلَّذينَ كَفَروا مِن مَشهَدِ يَومٍ عَظيمٍ
Meal
Fırkalar, kendi aralarında anlaşmazlığa düştüler. Büyük bir günü görüp yaşayacakları için kâfirlerin vay haline.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 38
أَسمِع بِهِم وَأَبصِر يَومَ يَأتونَنا ۖ لـٰكِنِ الظّـٰلِمونَ اليَومَ فى ضَلـٰلٍ مُبينٍ
Meal
Bize gelecekleri gün, ne kadar iyi işitecek, ne kadar da iyi görecekler! Ama bugün o zalimler apaçık bir sapıklık içindedirler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 39
وَأَنذِرهُم يَومَ الحَسرَةِ إِذ قُضِىَ الأَمرُ وَهُم فى غَفلَةٍ وَهُم لا يُؤمِنونَ
Meal
Onları işin hükme bağlanacağı hasret günüyle uyar! Onlar (dünyada bu hususta) gaflet içindedirler ve onlar iman etmezler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 40
إِنّا نَحنُ نَرِثُ الأَرضَ وَمَن عَلَيها وَإِلَينا يُرجَعونَ
Meal
Arza ve üzerindekilere elbet biz mirasçı oluruz ve yalnız bize döndürülürler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 41
وَاذكُر فِى الكِتـٰبِ إِبرٰهيمَ ۚ إِنَّهُ كانَ صِدّيقًا نَبِيًّا
Meal
Kitapta İbrahim’i de an. O son derece doğru sözlü bir peygamberdi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 42
إِذ قالَ لِأَبيهِ يـٰأَبَتِ لِمَ تَعبُدُ ما لا يَسمَعُ وَلا يُبصِرُ وَلا يُغنى عَنكَ شَيـًٔا
Meal
"Babacığım! İşitmeyen, görmeyen ve sana hiçbir faydası olmayan şeylere niçin ibadet ediyorsun?" dedi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 43
يـٰأَبَتِ إِنّى قَد جاءَنى مِنَ العِلمِ ما لَم يَأتِكَ فَاتَّبِعنى أَهدِكَ صِرٰطًا سَوِيًّا
Meal
"Babacığım! Gerçekten sana gelmeyen ilim bana gelmiştir. Hadi bana uy da seni dosdoğru bir yola ileteyim."
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 44
يـٰأَبَتِ لا تَعبُدِ الشَّيطـٰنَ ۖ إِنَّ الشَّيطـٰنَ كانَ لِلرَّحمـٰنِ عَصِيًّا
Meal
"Babacığım! Şeytan'a ibadet etme! Çünkü Şeytan Rahman’a asi olmuştur."
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 45
يـٰأَبَتِ إِنّى أَخافُ أَن يَمَسَّكَ عَذابٌ مِنَ الرَّحمـٰنِ فَتَكونَ لِلشَّيطـٰنِ وَلِيًّا
Meal
“Babacığım, doğrusu Rahman’ın azabı sana dokunur da şeytanın velisi olursun, diye korkarım.”
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 46
قالَ أَراغِبٌ أَنتَ عَن ءالِهَتى يـٰإِبرٰهيمُ ۖ لَئِن لَم تَنتَهِ لَأَرجُمَنَّكَ ۖ وَاهجُرنى مَلِيًّا
Meal
"Ey İbrahim! Benim ilahlarımdan yüz mü çeviriyorsun? Eğer bundan vazgeçmezsen seni elbette taşlarım. Uzun bir müddet benden uzak dur." dedi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 47
قالَ سَلـٰمٌ عَلَيكَ ۖ سَأَستَغفِرُ لَكَ رَبّى ۖ إِنَّهُ كانَ بى حَفِيًّا
Meal
İbrahim: "Selam olsun sana!" dedi. "Senin için Rabbimden mağfiret dileyeceğim. Zira o bana çok merhamet edip lütfeder."
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 48
وَأَعتَزِلُكُم وَما تَدعونَ مِن دونِ اللَّهِ وَأَدعوا رَبّى عَسىٰ أَلّا أَكونَ بِدُعاءِ رَبّى شَقِيًّا
Meal
“Ben sizi de, sizin Allah’tan başka taptıklarınızı da terk ediyorum. Yalnız Rabbime dua ediyorum. Rabbime dua etmekle bedbaht olmayacağımı ümit ederim.''
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 49
فَلَمَّا اعتَزَلَهُم وَما يَعبُدونَ مِن دونِ اللَّهِ وَهَبنا لَهُ إِسحـٰقَ وَيَعقوبَ ۖ وَكُلًّا جَعَلنا نَبِيًّا
Meal
Onlardan ve Allah’tan başka ibadet ettikleri (ilahlardan) uzaklaşınca, O’na İshak’ı ve Ya'kûb ’u bahşettik. Hepsini de peygamber yaptık.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 50
وَوَهَبنا لَهُم مِن رَحمَتِنا وَجَعَلنا لَهُم لِسانَ صِدقٍ عَلِيًّا
Meal
Onlara rahmetimizden bağışta bulunduk. Onlar için yüce bir doğruluk dili var ettik (güzel bir söz ile anılmalarını temin ettik).
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 51
وَاذكُر فِى الكِتـٰبِ موسىٰ ۚ إِنَّهُ كانَ مُخلَصًا وَكانَ رَسولًا نَبِيًّا
Meal
Kitapta Mûsâ'yı da an. Şüphesiz o, ihlâsa erdirilmiş bir rasul ve bir peygamberdi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 52
وَنـٰدَينـٰهُ مِن جانِبِ الطّورِ الأَيمَنِ وَقَرَّبنـٰهُ نَجِيًّا
Meal
Ona, Tûr dağının sağ tarafından seslendik ve kendisi ile konuşmak için kendimize yaklaştırdık.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 53
وَوَهَبنا لَهُ مِن رَحمَتِنا أَخاهُ هـٰرونَ نَبِيًّا
Meal
O’na rahmetimizden kardeşi Hârûn’u peygamber olarak bağışlamıştık.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 54
وَاذكُر فِى الكِتـٰبِ إِسمـٰعيلَ ۚ إِنَّهُ كانَ صادِقَ الوَعدِ وَكانَ رَسولًا نَبِيًّا
Meal
Kitapta İsmail’i de an. O, sözüne sadıktı ve rasûl bir peygamber idi .
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 55
وَكانَ يَأمُرُ أَهلَهُ بِالصَّلوٰةِ وَالزَّكوٰةِ وَكانَ عِندَ رَبِّهِ مَرضِيًّا
Meal
Ailesine namazı ve zekâtı emrederdi. Rabbinin yanında razı olunan birisiydi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 56
وَاذكُر فِى الكِتـٰبِ إِدريسَ ۚ إِنَّهُ كانَ صِدّيقًا نَبِيًّا
Meal
Kitapta İdris'i de an. Gerçekten o çok doğru sözlü bir peygamberdi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 57
وَرَفَعنـٰهُ مَكانًا عَلِيًّا
Meal
Biz onu yüce bir makama yükselttik.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 58
أُولـٰئِكَ الَّذينَ أَنعَمَ اللَّهُ عَلَيهِم مِنَ النَّبِيّـۧنَ مِن ذُرِّيَّةِ ءادَمَ وَمِمَّن حَمَلنا مَعَ نوحٍ وَمِن ذُرِّيَّةِ إِبرٰهيمَ وَإِسرٰءيلَ وَمِمَّن هَدَينا وَاجتَبَينا ۚ إِذا تُتلىٰ عَلَيهِم ءايـٰتُ الرَّحمـٰنِ خَرّوا سُجَّدًا وَبُكِيًّا ۩
Meal
İşte onlar, Âdem’in ve Nûh ile birlikte taşıdıklarımızın soyundan gelen, Allah’ın kendilerine nimet verdiği peygamberlerden ve İbrahim’in, İsrail'in/Ya'kûb'un soyundan, doğruya ulaştırdığımız ve seçkin kıldığımız kimselerdendir. Onlara Rahman’ın ayetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 59
فَخَلَفَ مِن بَعدِهِم خَلفٌ أَضاعُوا الصَّلوٰةَ وَاتَّبَعُوا الشَّهَوٰتِ ۖ فَسَوفَ يَلقَونَ غَيًّا
Meal
Ama onların ardından namazı zayi eden ve şehvetlerine uyan bir nesil geldi. İşte onlar gayy ile karşılaşacaklardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 60
إِلّا مَن تابَ وَءامَنَ وَعَمِلَ صـٰلِحًا فَأُولـٰئِكَ يَدخُلونَ الجَنَّةَ وَلا يُظلَمونَ شَيـًٔا
Meal
Ancak tevbe edip, iman ederek salih amel işleyenler, işte bunlar Cennet'e girecekler ve hiçbir şekilde haksızlığa uğramayacaklardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 61
جَنّـٰتِ عَدنٍ الَّتى وَعَدَ الرَّحمـٰنُ عِبادَهُ بِالغَيبِ ۚ إِنَّهُ كانَ وَعدُهُ مَأتِيًّا
Meal
Rahman’ın kullarına gayb ile vaat ettiği Adn cennetlerine (gireceklerdir). Onun vaadi şüphesiz yerine gelecektir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 62
لا يَسمَعونَ فيها لَغوًا إِلّا سَلـٰمًا ۖ وَلَهُم رِزقُهُم فيها بُكرَةً وَعَشِيًّا
Meal
Orada boş söz işitmezler. Ancak selam (işitirler). Ve orada, sabah akşam kendilerine ait rızıkları vardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 63
تِلكَ الجَنَّةُ الَّتى نورِثُ مِن عِبادِنا مَن كانَ تَقِيًّا
Meal
İşte kullarımızdan takvâ sahibi olanlara miras olarak vereceğimiz cennet budur.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 64
وَما نَتَنَزَّلُ إِلّا بِأَمرِ رَبِّكَ ۖ لَهُ ما بَينَ أَيدينا وَما خَلفَنا وَما بَينَ ذٰلِكَ ۚ وَما كانَ رَبُّكَ نَسِيًّا
Meal
Biz ancak Rabbinin emriyle ineriz. Önümüzdeki, arkamızdaki ve bunların arasındaki her şey O’na aittir. Rabbin unutmuş değildir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 65
رَبُّ السَّمـٰوٰتِ وَالأَرضِ وَما بَينَهُما فَاعبُدهُ وَاصطَبِر لِعِبـٰدَتِهِ ۚ هَل تَعلَمُ لَهُ سَمِيًّا
Meal
O; göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbidir. O halde sadece O’na ibadet et ve ibadet etmede sabırlı, sebatkâr ol. O’nun hiç adaşının/benzerinin olduğunu biliyor musun?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 66
وَيَقولُ الإِنسـٰنُ أَءِذا ما مِتُّ لَسَوفَ أُخرَجُ حَيًّا
Meal
İnsan: “Ben öldükten sonra mı diriltilip çıkarılacakmışım?” der.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 67
أَوَلا يَذكُرُ الإِنسـٰنُ أَنّا خَلَقنـٰهُ مِن قَبلُ وَلَم يَكُ شَيـًٔا
Meal
İnsan, daha önce hiçbir şey değilken kendisini yarattığımızı hiç düşünmüyor mu?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 68
فَوَرَبِّكَ لَنَحشُرَنَّهُم وَالشَّيـٰطينَ ثُمَّ لَنُحضِرَنَّهُم حَولَ جَهَنَّمَ جِثِيًّا
Meal
Rabbine andolsun ki, onları ve Şeytanları bir araya toplayacağız ve sonra onları diz üstü çökmüş vaziyette Cehennem'in çevresinde hazır bulunduracağız.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 69
ثُمَّ لَنَنزِعَنَّ مِن كُلِّ شيعَةٍ أَيُّهُم أَشَدُّ عَلَى الرَّحمـٰنِ عِتِيًّا
Meal
Sonra her bir topluluktan, Rahman’a karşı en isyankâr olanları mutlaka çekip çıkaracağız.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 70
ثُمَّ لَنَحنُ أَعلَمُ بِالَّذينَ هُم أَولىٰ بِها صِلِيًّا
Meal
Sonra biz ona (Cehennem'e) girmeye kimlerin en layık olduğunu daha iyi bilmekteyiz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 71
وَإِن مِنكُم إِلّا وارِدُها ۚ كانَ عَلىٰ رَبِّكَ حَتمًا مَقضِيًّا
Meal
Sizden ona uğramayacak kimse yoktur. Bu Rabbinin yapmayı üzerine aldığı kesin bir hükmüdür.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 72
ثُمَّ نُنَجِّى الَّذينَ اتَّقَوا وَنَذَرُ الظّـٰلِمينَ فيها جِثِيًّا
Meal
Sonra, takva sahiplerini kurtaracağız, zalimleri de orada dizüstü çökmüş olarak bırakacağız.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 73
وَإِذا تُتلىٰ عَلَيهِم ءايـٰتُنا بَيِّنـٰتٍ قالَ الَّذينَ كَفَروا لِلَّذينَ ءامَنوا أَىُّ الفَريقَينِ خَيرٌ مَقامًا وَأَحسَنُ نَدِيًّا
Meal
Ayetlerimiz kendilerine apaçık bir şekilde okunduğu zaman, kâfir olanlar, iman edenlere; "İki gruptan hangisi makam bakımından daha iyi ve topluluk bakımından daha güzeldir?" dediler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 74
وَكَم أَهلَكنا قَبلَهُم مِن قَرنٍ هُم أَحسَنُ أَثـٰثًا وَرِءيًا
Meal
Biz onlardan önce mal, mülk ve görünüm bakımından daha güzel olan nice nesilleri helâk ettik.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 75
قُل مَن كانَ فِى الضَّلـٰلَةِ فَليَمدُد لَهُ الرَّحمـٰنُ مَدًّا ۚ حَتّىٰ إِذا رَأَوا ما يوعَدونَ إِمَّا العَذابَ وَإِمَّا السّاعَةَ فَسَيَعلَمونَ مَن هُوَ شَرٌّ مَكانًا وَأَضعَفُ جُندًا
Meal
De ki: “Kim sapıklıkta ise Rahman ona verdiği mühleti uzattıkça uzatır. Nihayet kendilerine vaat olunanı, ya azabı yahut kıyameti göreceklerinde hangisinin makamca daha kötü ve askerce daha zayıf olduğunu bileceklerdir."
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 76
وَيَزيدُ اللَّهُ الَّذينَ اهتَدَوا هُدًى ۗ وَالبـٰقِيـٰتُ الصّـٰلِحـٰتُ خَيرٌ عِندَ رَبِّكَ ثَوابًا وَخَيرٌ مَرَدًّا
Meal
Allah hidayete erenlerin hidayetini arttırır. Kalıcı olan salih ameller ise sevap bakımından da Rabbin yanında hayırlıdır, âkıbetçe de daha hayırlıdır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 77
أَفَرَءَيتَ الَّذى كَفَرَ بِـٔايـٰتِنا وَقالَ لَأوتَيَنَّ مالًا وَوَلَدًا
Meal
(Rasûlüm) Ayetlerimizi inkâr eden ve muhakkak; “Bana elbette mal ve evlat verilecek!” diyen kimseyi gördün mü?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 78
أَطَّلَعَ الغَيبَ أَمِ اتَّخَذَ عِندَ الرَّحمـٰنِ عَهدًا
Meal
O gaybı mı tanık oldu, yoksa Rahman’dan bir söz mü almış?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 79
كَلّا ۚ سَنَكتُبُ ما يَقولُ وَنَمُدُّ لَهُ مِنَ العَذابِ مَدًّا
Meal
Hayır! Biz, onun söylediklerini yazacağız ve azabını arttırdıkça arttıracağız.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 80
وَنَرِثُهُ ما يَقولُ وَيَأتينا فَردًا
Meal
Onun söylemekte olduğuna (mal ve çocuklarına) biz mirasçı olacağız. O tek başına bize gelecek.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 81
وَاتَّخَذوا مِن دونِ اللَّهِ ءالِهَةً لِيَكونوا لَهُم عِزًّا
Meal
Kendilerine güç (izzet) sağlasınlar diye, Allah'tan başka ilahlar edindiler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 82
كَلّا ۚ سَيَكفُرونَ بِعِبادَتِهِم وَيَكونونَ عَلَيهِم ضِدًّا
Meal
Hayır! O ilahlar, onların kendilerine yaptığı ibadeti inkâr edecekler ve onlara karşı olacaklardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 83
أَلَم تَرَ أَنّا أَرسَلنَا الشَّيـٰطينَ عَلَى الكـٰفِرينَ تَؤُزُّهُم أَزًّا
Meal
Bilmez misin ki biz şeytanları kâfirler üzerine salarız da onları alabildiğine (isyana) kışkırtırlar.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 84
فَلا تَعجَل عَلَيهِم ۖ إِنَّما نَعُدُّ لَهُم عَدًّا
Meal
O halde onlar için acele etme. Biz onların günlerini sayıp duruyoruz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 85
يَومَ نَحشُرُ المُتَّقينَ إِلَى الرَّحمـٰنِ وَفدًا
Meal
O gün, muttakileri konuk olarak Rahman’ın huzurunda toplarız.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 86
وَنَسوقُ المُجرِمينَ إِلىٰ جَهَنَّمَ وِردًا
Meal
Günahkârları ise susuz olarak Cehennem'e süreriz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 87
لا يَملِكونَ الشَّفـٰعَةَ إِلّا مَنِ اتَّخَذَ عِندَ الرَّحمـٰنِ عَهدًا
Meal
Rahman’ın katında söz almış olanlardan başka hiçbir kimse şefaat edemez.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 88
وَقالُوا اتَّخَذَ الرَّحمـٰنُ وَلَدًا
Meal
Onlar: "Rahman, bir çocuk edindi." dediler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 89
لَقَد جِئتُم شَيـًٔا إِدًّا
Meal
Andolsun ki siz, pek çirkin bir şey söylediniz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 90
تَكادُ السَّمـٰوٰتُ يَتَفَطَّرنَ مِنهُ وَتَنشَقُّ الأَرضُ وَتَخِرُّ الجِبالُ هَدًّا
Meal
Bu söz yüzünden neredeyse gökler parçalanacak, yer yarılacak ve dağlar yıkılıp yerle bir olacaktı.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 91
أَن دَعَوا لِلرَّحمـٰنِ وَلَدًا
Meal
Rahman’a çocuk iddiasında bulundular.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 92
وَما يَنبَغى لِلرَّحمـٰنِ أَن يَتَّخِذَ وَلَدًا
Meal
Hâlbuki Rahman’a bir çocuk edinmek yakışmaz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 93
إِن كُلُّ مَن فِى السَّمـٰوٰتِ وَالأَرضِ إِلّا ءاتِى الرَّحمـٰنِ عَبدًا
Meal
Göklerde ve yerde kim varsa hepsi Rahman’ın huzuruna ancak kul olarak gelir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 94
لَقَد أَحصىٰهُم وَعَدَّهُم عَدًّا
Meal
O, onların hepsini (ilmi ile kuşatmış) ve onları bir bir saymıştır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 95
وَكُلُّهُم ءاتيهِ يَومَ القِيـٰمَةِ فَردًا
Meal
Hepsi de ona kıyamet günü tek olarak gelecektir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 96
إِنَّ الَّذينَ ءامَنوا وَعَمِلُوا الصّـٰلِحـٰتِ سَيَجعَلُ لَهُمُ الرَّحمـٰنُ وُدًّا
Meal
Muhakkak iman edip, salih amel işleyenlere Rahman bir sevgi verecektir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 97
فَإِنَّما يَسَّرنـٰهُ بِلِسانِكَ لِتُبَشِّرَ بِهِ المُتَّقينَ وَتُنذِرَ بِهِ قَومًا لُدًّا
Meal
Muttakileri müjdelemen ve inatçı bir kavmi uyarman için, bu Kur’an’ı senin dilin ile kolaylaştırdık.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 98
وَكَم أَهلَكنا قَبلَهُم مِن قَرنٍ هَل تُحِسُّ مِنهُم مِن أَحَدٍ أَو تَسمَعُ لَهُم رِكزًا
Meal
Onlardan önce nice nesilleri yok ettik. Onlardan hiçbirini hissediyor veya onlara ait en küçük bir ses işitiyor musun?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Meal kaynağı: QuranEnc.com - turkish_rwwad (2025-09-28 17:50:52 (v1.0.4-xml.1))
Kur'an metni: Tanzil Project (CC BY 3.0), değiştirilmeden. tanzil.net