16. An-Nahl (النحل)
بِسمِ اللَّهِ الرَّحمـٰنِ الرَّحيمِ
Âyet 1
أَتىٰ أَمرُ اللَّهِ فَلا تَستَعجِلوهُ ۚ سُبحـٰنَهُ وَتَعـٰلىٰ عَمّا يُشرِكونَ
Meal
Allah’ın emri geldi. Artık onun vaktinden önce gelmesini istemeyin. Allah, onların şirk koştuklarından çok yücedir ve münezzehtir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 2
يُنَزِّلُ المَلـٰئِكَةَ بِالرّوحِ مِن أَمرِهِ عَلىٰ مَن يَشاءُ مِن عِبادِهِ أَن أَنذِروا أَنَّهُ لا إِلـٰهَ إِلّا أَنا۠ فَاتَّقونِ
Meal
O kendi emri ile kullarından dilediği kimseler üzerine vahiy ile melekleri: ‘Benden başka hiçbir ilah olmadığını bildirin. O halde benden korkun’ desinler diye indirir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 3
خَلَقَ السَّمـٰوٰتِ وَالأَرضَ بِالحَقِّ ۚ تَعـٰلىٰ عَمّا يُشرِكونَ
Meal
Gökleri ve yeri hak ile yarattı ve müşriklerin şirk koşmalarından çok yücedir/yüksektedir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 4
خَلَقَ الإِنسـٰنَ مِن نُطفَةٍ فَإِذا هُوَ خَصيمٌ مُبينٌ
Meal
İnsanı bir nutfeden (meniden) yarattı. Buna rağmen insan apaçık bir hasım kesildi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 5
وَالأَنعـٰمَ خَلَقَها ۗ لَكُم فيها دِفءٌ وَمَنـٰفِعُ وَمِنها تَأكُلونَ
Meal
Ve O, hayvanları (Deve, inek, koyun, keçi) yarattı. Onlarda sizin için ısıtıcı (şeyler) ve birçok faydalar vardır. Hem de onlardan yemektesiniz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 6
وَلَكُم فيها جَمالٌ حينَ تُريحونَ وَحينَ تَسرَحونَ
Meal
Ayrıca onları ağıllarına sokarken ve otlamaya salarken de sizin için ayrı bir güzellik vardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 7
وَتَحمِلُ أَثقالَكُم إِلىٰ بَلَدٍ لَم تَكونوا بـٰلِغيهِ إِلّا بِشِقِّ الأَنفُسِ ۚ إِنَّ رَبَّكُم لَرَءوفٌ رَحيمٌ
Meal
Kendisine ancak ağır sıkıntıya katlanarak varabileceğiniz uzaklıktaki beldelere, yüklerinizi taşırlar. Hiç kuşkusuz Rabbiniz pek şefkatlidir, merhametlidir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 8
وَالخَيلَ وَالبِغالَ وَالحَميرَ لِتَركَبوها وَزينَةً ۚ وَيَخلُقُ ما لا تَعلَمونَ
Meal
Hem binesiniz diye, hem de süs olarak atları, katırları ve merkepleri de yarattı. Bilemeyeceğiniz daha nice şeyleri de yaratır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 9
وَعَلَى اللَّهِ قَصدُ السَّبيلِ وَمِنها جائِرٌ ۚ وَلَو شاءَ لَهَدىٰكُم أَجمَعينَ
Meal
Doğru yolu göstermek Allah’a aittir ama o yollardan bazısı da eğridir. (Allah) dileseydi elbette hepinizi toptan hidayete erdirirdi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 10
هُوَ الَّذى أَنزَلَ مِنَ السَّماءِ ماءً ۖ لَكُم مِنهُ شَرابٌ وَمِنهُ شَجَرٌ فيهِ تُسيمونَ
Meal
Sizin için gökten bir su indiren O'dur. O sudan içersiniz ve hayvanları otlatacağınız bitkileri de onunla yetiştirirsiniz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 11
يُنبِتُ لَكُم بِهِ الزَّرعَ وَالزَّيتونَ وَالنَّخيلَ وَالأَعنـٰبَ وَمِن كُلِّ الثَّمَرٰتِ ۗ إِنَّ فى ذٰلِكَ لَـٔايَةً لِقَومٍ يَتَفَكَّرونَ
Meal
Allah, onunla size ekinler, zeytin ve hurma ağaçları, üzüm ve her türlü ürünü yetiştirir. Düşünen bir toplum için bunda ayetler vardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 12
وَسَخَّرَ لَكُمُ الَّيلَ وَالنَّهارَ وَالشَّمسَ وَالقَمَرَ ۖ وَالنُّجومُ مُسَخَّرٰتٌ بِأَمرِهِ ۗ إِنَّ فى ذٰلِكَ لَـٔايـٰتٍ لِقَومٍ يَعقِلونَ
Meal
Geceyi, gündüzü, Güneşi ve Ay'ı sizin hizmetinize vermiştir. Yıldızlar da O’nun emri ile size boyun eğmiştir. Bunların her birinde düşünen bir toplum için ayetler vardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 13
وَما ذَرَأَ لَكُم فِى الأَرضِ مُختَلِفًا أَلوٰنُهُ ۗ إِنَّ فى ذٰلِكَ لَـٔايَةً لِقَومٍ يَذَّكَّرونَ
Meal
Yeryüzünde sizin için rengârenk yarattıklarında da öğüt alan bir toplum için gerçek bir ibret vardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 14
وَهُوَ الَّذى سَخَّرَ البَحرَ لِتَأكُلوا مِنهُ لَحمًا طَرِيًّا وَتَستَخرِجوا مِنهُ حِليَةً تَلبَسونَها وَتَرَى الفُلكَ مَواخِرَ فيهِ وَلِتَبتَغوا مِن فَضلِهِ وَلَعَلَّكُم تَشكُرونَ
Meal
Yine taze bir et yiyesiniz ve içinden giyeceğiniz ziynet eşyasını çıkarasınız diye denizi emrinize veren O'dur. Gemilerin denizde suları yara yara akıp gittiklerini görürsün. (Bütün bunlar) O'nun fazlından aramanız ve şükretmeniz içindir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 15
وَأَلقىٰ فِى الأَرضِ رَوٰسِىَ أَن تَميدَ بِكُم وَأَنهـٰرًا وَسُبُلًا لَعَلَّكُم تَهتَدونَ
Meal
Sizi sarsmaması için yeryüzünde sağlam dağları koydu, nehirler (yarattı) ve yolunuzu bulmanız içinde yollar kıldı.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 16
وَعَلـٰمـٰتٍ ۚ وَبِالنَّجمِ هُم يَهتَدونَ
Meal
Daha (başka) işaretler (de yarattı) yıldızlar ile de onlar yollarını bulurlar.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 17
أَفَمَن يَخلُقُ كَمَن لا يَخلُقُ ۗ أَفَلا تَذَكَّرونَ
Meal
Şu halde yaratan, yaratamayan gibi olur mu? Artık siz düşünmez misiniz?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 18
وَإِن تَعُدّوا نِعمَةَ اللَّهِ لا تُحصوها ۗ إِنَّ اللَّهَ لَغَفورٌ رَحيمٌ
Meal
Hâlbuki Allah’ın nimetini saymaya kalksanız onu sayamazsınız. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 19
وَاللَّهُ يَعلَمُ ما تُسِرّونَ وَما تُعلِنونَ
Meal
Allah, sizin gizlediklerinizi de, açığa vurduklarınızı da bilir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 20
وَالَّذينَ يَدعونَ مِن دونِ اللَّهِ لا يَخلُقونَ شَيـًٔا وَهُم يُخلَقونَ
Meal
Allah'tan başka dua (ibadet) ettikleri (ilahlar), hiçbir şey yaratamazlar. Çünkü onlar kendileri yaratılmışlardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 21
أَموٰتٌ غَيرُ أَحياءٍ ۖ وَما يَشعُرونَ أَيّانَ يُبعَثونَ
Meal
Onlar, diri olmayan cansız varlıklardır! Ne zaman dirileceklerinin de şuuruna varamazlar.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 22
إِلـٰهُكُم إِلـٰهٌ وٰحِدٌ ۚ فَالَّذينَ لا يُؤمِنونَ بِالـٔاخِرَةِ قُلوبُهُم مُنكِرَةٌ وَهُم مُستَكبِرونَ
Meal
Sizin ilâhınız tek bir ilâhtır. Ahirete iman etmeyenlerin kalpleri bunu inkâr etmekte, kendileri de büyüklük taslamaktadırlar.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 23
لا جَرَمَ أَنَّ اللَّهَ يَعلَمُ ما يُسِرّونَ وَما يُعلِنونَ ۚ إِنَّهُ لا يُحِبُّ المُستَكبِرينَ
Meal
Muhakkak, Allah onların içlerinde gizlediklerini de açığa koyduklarını da elbette bilir. O, büyüklenenleri hiç sevmez.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 24
وَإِذا قيلَ لَهُم ماذا أَنزَلَ رَبُّكُم ۙ قالوا أَسـٰطيرُ الأَوَّلينَ
Meal
Onlara “Rabbiniz ne indirdi?” denildiği zaman, “Öncekilerin masalları” dediler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 25
لِيَحمِلوا أَوزارَهُم كامِلَةً يَومَ القِيـٰمَةِ ۙ وَمِن أَوزارِ الَّذينَ يُضِلّونَهُم بِغَيرِ عِلمٍ ۗ أَلا ساءَ ما يَزِرونَ
Meal
Böylece kıyamet gününde kendi günahlarını tam olarak, bilgisizce saptırdıkları kimselerin günahlarının da bir kısmını yüklenirler. Bak ki yüklenecekleri şey ne kötüdür!
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 26
قَد مَكَرَ الَّذينَ مِن قَبلِهِم فَأَتَى اللَّهُ بُنيـٰنَهُم مِنَ القَواعِدِ فَخَرَّ عَلَيهِمُ السَّقفُ مِن فَوقِهِم وَأَتىٰهُمُ العَذابُ مِن حَيثُ لا يَشعُرونَ
Meal
Onlardan öncekiler de tuzak kurmuşlardı. Allah’ın azabı binalarını, temelinden gelip yıktı da tavanları başlarına çöküverdi ve azap kendilerine fark edemedikleri yerden geldi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 27
ثُمَّ يَومَ القِيـٰمَةِ يُخزيهِم وَيَقولُ أَينَ شُرَكاءِىَ الَّذينَ كُنتُم تُشـٰقّونَ فيهِم ۚ قالَ الَّذينَ أوتُوا العِلمَ إِنَّ الخِزىَ اليَومَ وَالسّوءَ عَلَى الكـٰفِرينَ
Meal
Sonra (Allah) kıyamet günü onları aşağılık kılacak ve diyecek ki: “Haklarında (Müminlere) düşman kesildiğiniz ortaklarım hani nerede?” Kendilerine ilim verilenler derler ki: “Bugün, gerçekten aşağılanma ve kötülük, kâfirlerin üstünedir.”
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 28
الَّذينَ تَتَوَفّىٰهُمُ المَلـٰئِكَةُ ظالِمى أَنفُسِهِم ۖ فَأَلقَوُا السَّلَمَ ما كُنّا نَعمَلُ مِن سوءٍ ۚ بَلىٰ إِنَّ اللَّهَ عَليمٌ بِما كُنتُم تَعمَلونَ
Meal
O kâfirler, nefislerine zulmederlerken melekler onların canlarını alır da onlar teslim olup, ''Biz hiçbir kötülük yapmıyorduk” derler. (Melekler de şöyle diyecekler:) ''Hayır! Allah sizin yapmakta olduklarınızı hakkıyla bilmektedir.''
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 29
فَادخُلوا أَبوٰبَ جَهَنَّمَ خـٰلِدينَ فيها ۖ فَلَبِئسَ مَثوَى المُتَكَبِّرينَ
Meal
“Haydi, içinde ebedî kalacağınız Cehennem'in kapılarından girin. Büyüklük taslayanların yeri ne kötüdür!”
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 30
وَقيلَ لِلَّذينَ اتَّقَوا ماذا أَنزَلَ رَبُّكُم ۚ قالوا خَيرًا ۗ لِلَّذينَ أَحسَنوا فى هـٰذِهِ الدُّنيا حَسَنَةٌ ۚ وَلَدارُ الـٔاخِرَةِ خَيرٌ ۚ وَلَنِعمَ دارُ المُتَّقينَ
Meal
Allah’tan sakınan/takvalı olan kimselere; “Rabbiniz size ne indirdi?” denildiğinde, “İyilik/hayır!” diye karşılık verirler. Bu dünyada güzel amel işleyenlere “iyilik” vardır. Ahiret yurdu ise daha iyidir. Allah’tan sakınanların/takvalı olanların yurdu ne güzeldir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 31
جَنّـٰتُ عَدنٍ يَدخُلونَها تَجرى مِن تَحتِهَا الأَنهـٰرُ ۖ لَهُم فيها ما يَشاءونَ ۚ كَذٰلِكَ يَجزِى اللَّهُ المُتَّقينَ
Meal
İçinden nehirler akan Adn Cennetleri'ne gireceklerdir. Kendileri için orada diledikleri her şey vardır. Allah, kendine karşı gelmekten sakınanları böyle mükâfatlandırır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 32
الَّذينَ تَتَوَفّىٰهُمُ المَلـٰئِكَةُ طَيِّبينَ ۙ يَقولونَ سَلـٰمٌ عَلَيكُمُ ادخُلُوا الجَنَّةَ بِما كُنتُم تَعمَلونَ
Meal
Melekler, tertemiz ve hoş olarak canlarını aldığı o kimselere: “Selam olsun size! Yaptığınız amelleriniz sebebiyle girin Cennet'e!” derler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 33
هَل يَنظُرونَ إِلّا أَن تَأتِيَهُمُ المَلـٰئِكَةُ أَو يَأتِىَ أَمرُ رَبِّكَ ۚ كَذٰلِكَ فَعَلَ الَّذينَ مِن قَبلِهِم ۚ وَما ظَلَمَهُمُ اللَّهُ وَلـٰكِن كانوا أَنفُسَهُم يَظلِمونَ
Meal
(Kâfirler) kendilerine o meleklerin gelmesinden yahut Rabbinin emrinin gelip çatmasından başkasını mı beklerler? Onlardan öncekiler de böyle yapmıştı. Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendilerine zulmediyorlardı.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 34
فَأَصابَهُم سَيِّـٔاتُ ما عَمِلوا وَحاقَ بِهِم ما كانوا بِهِ يَستَهزِءونَ
Meal
Onlara, yapmış oldukları amellerin kötülüğü dokunup, isabet etti ve alay ettikleri şey onları çepeçevre kuşattı.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 35
وَقالَ الَّذينَ أَشرَكوا لَو شاءَ اللَّهُ ما عَبَدنا مِن دونِهِ مِن شَىءٍ نَحنُ وَلا ءاباؤُنا وَلا حَرَّمنا مِن دونِهِ مِن شَىءٍ ۚ كَذٰلِكَ فَعَلَ الَّذينَ مِن قَبلِهِم ۚ فَهَل عَلَى الرُّسُلِ إِلَّا البَلـٰغُ المُبينُ
Meal
Allah’a ortak koşanlar, dediler ki: “Allah dileseydi ne biz, ne de atalarımız O’ndan başka hiçbir şeye ibadet etmezdik, O’nun emri olmadan hiçbir şeyi de haram kılmazdık.” Kendilerinden öncekiler de böyle yapmıştı. Peygamberlere düşen sadece apaçık bir tebliğdir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 36
وَلَقَد بَعَثنا فى كُلِّ أُمَّةٍ رَسولًا أَنِ اعبُدُوا اللَّهَ وَاجتَنِبُوا الطّـٰغوتَ ۖ فَمِنهُم مَن هَدَى اللَّهُ وَمِنهُم مَن حَقَّت عَلَيهِ الضَّلـٰلَةُ ۚ فَسيروا فِى الأَرضِ فَانظُروا كَيفَ كانَ عـٰقِبَةُ المُكَذِّبينَ
Meal
Andolsun biz, her ümmete, “Yalnızca Allah’a ibadet edin, tâğûttan kaçının” diye peygamber gönderdik. Allah, onlardan kimini doğru yola iletti; onlardan kimine de sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde dolaşın da peygamberleri yalanlayanların sonunun ne olduğunu görün.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 37
إِن تَحرِص عَلىٰ هُدىٰهُم فَإِنَّ اللَّهَ لا يَهدى مَن يُضِلُّ ۖ وَما لَهُم مِن نـٰصِرينَ
Meal
Sen, onların doğru yola erişmelerini ne kadar çok istesen de Allah saptırdığı kimselere hidayet etmez. Onların hiçbir yardımcıları da yoktur.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 38
وَأَقسَموا بِاللَّهِ جَهدَ أَيمـٰنِهِم ۙ لا يَبعَثُ اللَّهُ مَن يَموتُ ۚ بَلىٰ وَعدًا عَلَيهِ حَقًّا وَلـٰكِنَّ أَكثَرَ النّاسِ لا يَعلَمونَ
Meal
Onlar, “Allah, ölen bir kimseyi diriltmez” diye var güçleriyle Allah’a yemin ettiler. Hayır, diriltecek! Bu, yerine getirilmesini Allah’ın üzerine aldığı bir vaaddir. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 39
لِيُبَيِّنَ لَهُمُ الَّذى يَختَلِفونَ فيهِ وَلِيَعلَمَ الَّذينَ كَفَروا أَنَّهُم كانوا كـٰذِبينَ
Meal
(Bu diriliş,) Hakkında ayrılığa düştükleri şeyleri onlara açıklasın, inkâr edenler de kendilerinin gerçekten yalancı kimseler olduklarını bilsinler diyedir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 40
إِنَّما قَولُنا لِشَىءٍ إِذا أَرَدنـٰهُ أَن نَقولَ لَهُ كُن فَيَكونُ
Meal
Biz, bir şeyi dilediğimiz zaman, sözümüz sadece ona “Ol!” demektir. O da hemen oluverir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 41
وَالَّذينَ هاجَروا فِى اللَّهِ مِن بَعدِ ما ظُلِموا لَنُبَوِّئَنَّهُم فِى الدُّنيا حَسَنَةً ۖ وَلَأَجرُ الـٔاخِرَةِ أَكبَرُ ۚ لَو كانوا يَعلَمونَ
Meal
Zulme uğradıktan sonra, Allah için hicret edenleri elbette dünyada güzel bir şekilde barındıracağız. Ahiretteki mükâfatları ise çok daha büyüktür, eğer bunu bilselerdi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 42
الَّذينَ صَبَروا وَعَلىٰ رَبِّهِم يَتَوَكَّلونَ
Meal
Onlar, sabreder ve Rablerine tevekkül ederler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 43
وَما أَرسَلنا مِن قَبلِكَ إِلّا رِجالًا نوحى إِلَيهِم ۚ فَسـَٔلوا أَهلَ الذِّكرِ إِن كُنتُم لا تَعلَمونَ
Meal
Biz, senden önce de yalnızca kendilerine vahyettiğimiz bir takım erkekleri peygamber olarak gönderdik. Eğer bilmiyorsanız ilim ehline sorun.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 44
بِالبَيِّنـٰتِ وَالزُّبُرِ ۗ وَأَنزَلنا إِلَيكَ الذِّكرَ لِتُبَيِّنَ لِلنّاسِ ما نُزِّلَ إِلَيهِم وَلَعَلَّهُم يَتَفَكَّرونَ
Meal
(Onları) apaçık belgelerle ve kitaplarla (gönderdik). İnsanlara kendilerine ne indirildiğini açıklayasın ve onlar da iyice düşünsünler diye sana da bu Zikri indirdik.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 45
أَفَأَمِنَ الَّذينَ مَكَرُوا السَّيِّـٔاتِ أَن يَخسِفَ اللَّهُ بِهِمُ الأَرضَ أَو يَأتِيَهُمُ العَذابُ مِن حَيثُ لا يَشعُرونَ
Meal
Kötülük tuzakları kuranlar, Allah’ın kendilerini yerin dibine batırmayacağından veyahut farkında olmadıkları bir yerden başlarına azabın gelmeyeceğinden emin mi oldular?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 46
أَو يَأخُذَهُم فى تَقَلُّبِهِم فَما هُم بِمُعجِزينَ
Meal
Yahut onlar dönüp dolaşırken Allah’ın kendilerini yakalayıvermesinden emin mi oldular? Onlar, Allah’ı âciz bırakacak değillerdir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 47
أَو يَأخُذَهُم عَلىٰ تَخَوُّفٍ فَإِنَّ رَبَّكُم لَرَءوفٌ رَحيمٌ
Meal
Yahut da, onları korku üzere iken yakalamayacağından güven içinde midirler? Şüphesiz Rabbiniz çok esirgeyicidir, çok merhametlidir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 48
أَوَلَم يَرَوا إِلىٰ ما خَلَقَ اللَّهُ مِن شَىءٍ يَتَفَيَّؤُا۟ ظِلـٰلُهُ عَنِ اليَمينِ وَالشَّمائِلِ سُجَّدًا لِلَّهِ وَهُم دٰخِرونَ
Meal
Allah’ın yarattığı şeylerin gölgelerinin zillet ve tevazu ile boyun eğerek durmadan sağa sola dönüp Allah’a secde ettiklerini görmüyorlar mı?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 49
وَلِلَّهِ يَسجُدُ ما فِى السَّمـٰوٰتِ وَما فِى الأَرضِ مِن دابَّةٍ وَالمَلـٰئِكَةُ وَهُم لا يَستَكبِرونَ
Meal
Göklerde ve yerde olan tüm canlılar ve melekler hiç büyüklenmeden Allah’a secde ederler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 50
يَخافونَ رَبَّهُم مِن فَوقِهِم وَيَفعَلونَ ما يُؤمَرونَ ۩
Meal
Yukarılarında olan Rablerinden korkarlar ve yalnızca kendilerine emredileni yaparlar.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 51
وَقالَ اللَّهُ لا تَتَّخِذوا إِلـٰهَينِ اثنَينِ ۖ إِنَّما هُوَ إِلـٰهٌ وٰحِدٌ ۖ فَإِيّـٰىَ فَارهَبونِ
Meal
Allah: İki ilah edinmeyin! dedi. O, ancak tek ilahtır. Öyleyse benden korkun!
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 52
وَلَهُ ما فِى السَّمـٰوٰتِ وَالأَرضِ وَلَهُ الدّينُ واصِبًا ۚ أَفَغَيرَ اللَّهِ تَتَّقونَ
Meal
Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. İtaat de daima O’na olmalıdır. Öyle iken siz Allah’tan başkasından mı korkuyorsunuz?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 53
وَما بِكُم مِن نِعمَةٍ فَمِنَ اللَّهِ ۖ ثُمَّ إِذا مَسَّكُمُ الضُّرُّ فَإِلَيهِ تَجـَٔرونَ
Meal
Size ulaşan her nimet Allah’tandır. Sonra size bir sıkıntı ve zarar dokunduğu zaman yalnız O’na yalvarır yakarırsınız.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 54
ثُمَّ إِذا كَشَفَ الضُّرَّ عَنكُم إِذا فَريقٌ مِنكُم بِرَبِّهِم يُشرِكونَ
Meal
Sonra, sıkıntıyı sizden giderdiği zaman içinizden bir grup hemen Rablerine şirk koşarlar.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 55
لِيَكفُروا بِما ءاتَينـٰهُم ۚ فَتَمَتَّعوا ۖ فَسَوفَ تَعلَمونَ
Meal
Kendilerine verdiğimiz nimetlere karşı nankörlük etmek için böyle yaparlar. Bir süre daha faydalanın bakalım! Yakında bileceksiniz!
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 56
وَيَجعَلونَ لِما لا يَعلَمونَ نَصيبًا مِمّا رَزَقنـٰهُم ۗ تَاللَّهِ لَتُسـَٔلُنَّ عَمّا كُنتُم تَفتَرونَ
Meal
Kendilerine verdiğimiz rızıklardan o hiç bir şey bilmeyenlere pay ayırıyorlar. Allah’a andolsun ki uydura geldiğiniz şeylerden elbette sorguya çekileceksiniz
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 57
وَيَجعَلونَ لِلَّهِ البَنـٰتِ سُبحـٰنَهُ ۙ وَلَهُم ما يَشتَهونَ
Meal
Bir de onlar Allah’a kızlar isnat ederler. O, bundan münezzehtir. Hâlbuki candan arzuladıklarını da kendileri için isterler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 58
وَإِذا بُشِّرَ أَحَدُهُم بِالأُنثىٰ ظَلَّ وَجهُهُ مُسوَدًّا وَهُوَ كَظيمٌ
Meal
Onlardan biri, kız ile müjdelendiği zaman içi öfke ile dolarak yüzü simsiyah kesilir!
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 59
يَتَوٰرىٰ مِنَ القَومِ مِن سوءِ ما بُشِّرَ بِهِ ۚ أَيُمسِكُهُ عَلىٰ هونٍ أَم يَدُسُّهُ فِى التُّرابِ ۗ أَلا ساءَ ما يَحكُمونَ
Meal
Kendisine verilen kötü müjde yüzünden halktan gizlenir. Şimdi onu, aşağılanmış olarak yanında tutacak mı, yoksa toprağa mı gömecek? Dikkat et, verdikleri hüküm ne kötüdür!
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 60
لِلَّذينَ لا يُؤمِنونَ بِالـٔاخِرَةِ مَثَلُ السَّوءِ ۖ وَلِلَّهِ المَثَلُ الأَعلىٰ ۚ وَهُوَ العَزيزُ الحَكيمُ
Meal
Kötü sıfatlar ahirete iman etmeyenlere aittir. En yüce sıfatlar ise Allah’ındır. O, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 61
وَلَو يُؤاخِذُ اللَّهُ النّاسَ بِظُلمِهِم ما تَرَكَ عَلَيها مِن دابَّةٍ وَلـٰكِن يُؤَخِّرُهُم إِلىٰ أَجَلٍ مُسَمًّى ۖ فَإِذا جاءَ أَجَلُهُم لا يَستَـٔخِرونَ ساعَةً ۖ وَلا يَستَقدِمونَ
Meal
Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden hemen cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar erteler. Ecelleri geldiği zaman ise ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 62
وَيَجعَلونَ لِلَّهِ ما يَكرَهونَ وَتَصِفُ أَلسِنَتُهُمُ الكَذِبَ أَنَّ لَهُمُ الحُسنىٰ ۖ لا جَرَمَ أَنَّ لَهُمُ النّارَ وَأَنَّهُم مُفرَطونَ
Meal
Onlar hoşlanmadıkları şeyleri Allah’a isnad ederler. Dilleri de yalan yere en güzel akıbetin kendilerinin olduğunu söyler. Şüphesiz ateş onlaradır ve onlar (cehenneme) önden gönderilecek olanlardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 63
تَاللَّهِ لَقَد أَرسَلنا إِلىٰ أُمَمٍ مِن قَبلِكَ فَزَيَّنَ لَهُمُ الشَّيطـٰنُ أَعمـٰلَهُم فَهُوَ وَلِيُّهُمُ اليَومَ وَلَهُم عَذابٌ أَليمٌ
Meal
Allah’a andolsun ki, biz senden önceki ümmetlere de peygamberler gönderdik. Şeytan onların yaptıklarını kendilerine süsleyip, hoş göstermiştir. İşte o bugün de onların velisidir. Onlara çok acıklı bir azap da vardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 64
وَما أَنزَلنا عَلَيكَ الكِتـٰبَ إِلّا لِتُبَيِّنَ لَهُمُ الَّذِى اختَلَفوا فيهِ ۙ وَهُدًى وَرَحمَةً لِقَومٍ يُؤمِنونَ
Meal
Sana kitabı, ancak ayrılığa düştükleri şeyleri onlara açıklaman için ve iman eden bir topluma doğru yolu gösterici ve rahmet olarak indirdik.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 65
وَاللَّهُ أَنزَلَ مِنَ السَّماءِ ماءً فَأَحيا بِهِ الأَرضَ بَعدَ مَوتِها ۚ إِنَّ فى ذٰلِكَ لَـٔايَةً لِقَومٍ يَسمَعونَ
Meal
Allah, gökten su indirdi de onunla yeryüzünü ölümünden sonra diriltti. Şüphesiz bunda dinleyecek bir toplum için bir ibret vardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 66
وَإِنَّ لَكُم فِى الأَنعـٰمِ لَعِبرَةً ۖ نُسقيكُم مِمّا فى بُطونِهِ مِن بَينِ فَرثٍ وَدَمٍ لَبَنًا خالِصًا سائِغًا لِلشّـٰرِبينَ
Meal
Şüphesiz (sağmal) hayvanlarda da sizin için bir ibret vardır. Onların karınlarındaki işkembe ile kan arasından (süzülen) içenlere halis ve içimi kolay süt içiririz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 67
وَمِن ثَمَرٰتِ النَّخيلِ وَالأَعنـٰبِ تَتَّخِذونَ مِنهُ سَكَرًا وَرِزقًا حَسَنًا ۗ إِنَّ فى ذٰلِكَ لَـٔايَةً لِقَومٍ يَعقِلونَ
Meal
Hurma ağaçlarının meyvelerinden ve üzümlerden hem içki, hem de güzel bir rızık edinirsiniz. Elbette bunda aklını kullanan bir toplum için bir ibret vardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 68
وَأَوحىٰ رَبُّكَ إِلَى النَّحلِ أَنِ اتَّخِذى مِنَ الجِبالِ بُيوتًا وَمِنَ الشَّجَرِ وَمِمّا يَعرِشونَ
Meal
Rabbin, bal arısına şunu vahyetti: ''Dağlardan, ağaçlardan ve insanların yaptıkları çardaklardan (kovanlardan) kendine evler edin.''
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 69
ثُمَّ كُلى مِن كُلِّ الثَّمَرٰتِ فَاسلُكى سُبُلَ رَبِّكِ ذُلُلًا ۚ يَخرُجُ مِن بُطونِها شَرابٌ مُختَلِفٌ أَلوٰنُهُ فيهِ شِفاءٌ لِلنّاسِ ۗ إِنَّ فى ذٰلِكَ لَـٔايَةً لِقَومٍ يَتَفَكَّرونَ
Meal
'Sonra meyvelerin hepsinden ye de Rabbinin sana kolaylaştırdığı (yaylım) yollarına gir.'' Onların karınlarından çeşitli renklerde bal çıkar. Onda insanlar için şifa vardır. Şüphesiz bunda düşünen bir (toplum) için bir ibret vardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 70
وَاللَّهُ خَلَقَكُم ثُمَّ يَتَوَفّىٰكُم ۚ وَمِنكُم مَن يُرَدُّ إِلىٰ أَرذَلِ العُمُرِ لِكَى لا يَعلَمَ بَعدَ عِلمٍ شَيـًٔا ۚ إِنَّ اللَّهَ عَليمٌ قَديرٌ
Meal
Allah sizi yaratmıştır, sonra öldürecektir. İçinizden kimi ömrünün en kötü çağına kadar geri çevrilir. Bildikten sonra hiçbir şey bilmez olsun diye. Şüphesiz Allah, her şeyi bilendir, her şeye gücü yetendir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 71
وَاللَّهُ فَضَّلَ بَعضَكُم عَلىٰ بَعضٍ فِى الرِّزقِ ۚ فَمَا الَّذينَ فُضِّلوا بِرادّى رِزقِهِم عَلىٰ ما مَلَكَت أَيمـٰنُهُم فَهُم فيهِ سَواءٌ ۚ أَفَبِنِعمَةِ اللَّهِ يَجحَدونَ
Meal
Allah, rızık konusunda kiminizi kiminizden üstün kıldı. Üstün kılınanlar, rızıklarını ellerinin altındakilere (köle ve cariyelerine) vermezler ki rızıkta hep eşit olsunlar. Şimdi Allah’ın nimetini mi inkâr ediyorlar?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 72
وَاللَّهُ جَعَلَ لَكُم مِن أَنفُسِكُم أَزوٰجًا وَجَعَلَ لَكُم مِن أَزوٰجِكُم بَنينَ وَحَفَدَةً وَرَزَقَكُم مِنَ الطَّيِّبـٰتِ ۚ أَفَبِالبـٰطِلِ يُؤمِنونَ وَبِنِعمَتِ اللَّهِ هُم يَكفُرونَ
Meal
Allah, size kendi cinsinizden eşler var etti. Eşlerinizden de oğullar ve torunlar verdi ve sizi temiz şeylerden rızıklandırdı. Öyle iken, onlar batıla iman edip de Allah’ın nimetini inkâr mı ediyorlar?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 73
وَيَعبُدونَ مِن دونِ اللَّهِ ما لا يَملِكُ لَهُم رِزقًا مِنَ السَّمـٰوٰتِ وَالأَرضِ شَيـًٔا وَلا يَستَطيعونَ
Meal
Allah'tan başka kendilerine göklerden ve yerden rızık olarak bir şey vermeye güç yetiremeyen ve bunu yapamayacak olan şeylere taparlar.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 74
فَلا تَضرِبوا لِلَّهِ الأَمثالَ ۚ إِنَّ اللَّهَ يَعلَمُ وَأَنتُم لا تَعلَمونَ
Meal
Allah'a benzerler koşup durmayın. Çünkü Allah bilir, siz bilmezsiniz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 75
ضَرَبَ اللَّهُ مَثَلًا عَبدًا مَملوكًا لا يَقدِرُ عَلىٰ شَىءٍ وَمَن رَزَقنـٰهُ مِنّا رِزقًا حَسَنًا فَهُوَ يُنفِقُ مِنهُ سِرًّا وَجَهرًا ۖ هَل يَستَوۥنَ ۚ الحَمدُ لِلَّهِ ۚ بَل أَكثَرُهُم لا يَعلَمونَ
Meal
Allah hiçbir şeye gücü yetmeyen, başkasının mülkiyetinde bulunan bir kul ile kendisine tarafımızdan güzel bir rızık verip de ondan gizli ve açık verip, duran kişiyi örnek verir. Bunlar hiç eşit olur mu? Hamt Allah’a mahsustur, fakat onların çoğu bilmezler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 76
وَضَرَبَ اللَّهُ مَثَلًا رَجُلَينِ أَحَدُهُما أَبكَمُ لا يَقدِرُ عَلىٰ شَىءٍ وَهُوَ كَلٌّ عَلىٰ مَولىٰهُ أَينَما يُوَجِّههُ لا يَأتِ بِخَيرٍ ۖ هَل يَستَوى هُوَ وَمَن يَأمُرُ بِالعَدلِ ۙ وَهُوَ عَلىٰ صِرٰطٍ مُستَقيمٍ
Meal
Allah, şu iki adamı da örnek verir: Birisi hiçbir şeye gücü yetmeyen, efendisine yük olan bir dilsiz. Onu nereye yönlendirse bir hayır elde edemez. Hiç onunla adaleti emredip dosdoğru bir yol üzerine olan kimse eşit olur mu?
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 77
وَلِلَّهِ غَيبُ السَّمـٰوٰتِ وَالأَرضِ ۚ وَما أَمرُ السّاعَةِ إِلّا كَلَمحِ البَصَرِ أَو هُوَ أَقرَبُ ۚ إِنَّ اللَّهَ عَلىٰ كُلِّ شَىءٍ قَديرٌ
Meal
Göklerin ve yerin gaybı Allah’a aittir. Kıyamet’in kopması, bir göz kırpması gibi veya daha az bir zamandır. Şüphesiz Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 78
وَاللَّهُ أَخرَجَكُم مِن بُطونِ أُمَّهـٰتِكُم لا تَعلَمونَ شَيـًٔا وَجَعَلَ لَكُمُ السَّمعَ وَالأَبصـٰرَ وَالأَفـِٔدَةَ ۙ لَعَلَّكُم تَشكُرونَ
Meal
Allah, sizi analarınızın karnından, siz hiçbir şey bilmez durumda iken çıkardı. Şükredesiniz diye size kulaklar, gözler ve kalpler verdi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 79
أَلَم يَرَوا إِلَى الطَّيرِ مُسَخَّرٰتٍ فى جَوِّ السَّماءِ ما يُمسِكُهُنَّ إِلَّا اللَّهُ ۗ إِنَّ فى ذٰلِكَ لَـٔايـٰتٍ لِقَومٍ يُؤمِنونَ
Meal
Gök boşluğunda, boyun eğdirilmiş kuşları görmüyorlar mı? Onları, Allah’tan başka kimse tutmuyor. İşte bunda da iman eden bir toplum için ayetler/işaretler vardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 80
وَاللَّهُ جَعَلَ لَكُم مِن بُيوتِكُم سَكَنًا وَجَعَلَ لَكُم مِن جُلودِ الأَنعـٰمِ بُيوتًا تَستَخِفّونَها يَومَ ظَعنِكُم وَيَومَ إِقامَتِكُم ۙ وَمِن أَصوافِها وَأَوبارِها وَأَشعارِها أَثـٰثًا وَمَتـٰعًا إِلىٰ حينٍ
Meal
Allah, size evlerinizi huzur ve dinlenme yeri yaptı. Hayvanların derilerinden gerek göç gününüzde, gerek ikamet gününüzde kolayca taşıyacağınız evler; onların yünlerinden, yapağılarından ve kıllarından bir süreye kadar yararlanacağınız ev eşyası ve geçimlikler meydana getirdi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 81
وَاللَّهُ جَعَلَ لَكُم مِمّا خَلَقَ ظِلـٰلًا وَجَعَلَ لَكُم مِنَ الجِبالِ أَكنـٰنًا وَجَعَلَ لَكُم سَرٰبيلَ تَقيكُمُ الحَرَّ وَسَرٰبيلَ تَقيكُم بَأسَكُم ۚ كَذٰلِكَ يُتِمُّ نِعمَتَهُ عَلَيكُم لَعَلَّكُم تُسلِمونَ
Meal
Allah yarattığı şeylerden sizin için gölgeler yaydı ve dağlarda da sizin için barınaklar var etti. Sizi sıcaktan koruyacak elbiseler ve savaşta sizi koruyacak zırhlar verdi. Böylece Allah, itaat ederek teslim olasınız diye üzerinizde olan nimetini tamamlıyor.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 82
فَإِن تَوَلَّوا فَإِنَّما عَلَيكَ البَلـٰغُ المُبينُ
Meal
Ey Muhammed! Eğer yüz çevirirlerse, artık sana düşen açık bir tebliğden ibarettir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 83
يَعرِفونَ نِعمَتَ اللَّهِ ثُمَّ يُنكِرونَها وَأَكثَرُهُمُ الكـٰفِرونَ
Meal
Onlar, Allah’ın nimetini bilirler, sonra da inkâr ederler. Onların çoğu kâfirlerdir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 84
وَيَومَ نَبعَثُ مِن كُلِّ أُمَّةٍ شَهيدًا ثُمَّ لا يُؤذَنُ لِلَّذينَ كَفَروا وَلا هُم يُستَعتَبونَ
Meal
Kıyamet günü her ümmetten bir şahit göndereceğiz; sonra o kâfirlere ne (özür dilemeleri için) izin verilecek, ne de Allah’ın rızasını kazandıracak amelleri işleme istekleri kabul edilecek.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 85
وَإِذا رَءَا الَّذينَ ظَلَمُوا العَذابَ فَلا يُخَفَّفُ عَنهُم وَلا هُم يُنظَرونَ
Meal
O zalimler, azabı gördükleri zaman artık onlardan azap hafifletilmez ve kendilerine mühlet de verilmez.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 86
وَإِذا رَءَا الَّذينَ أَشرَكوا شُرَكاءَهُم قالوا رَبَّنا هـٰؤُلاءِ شُرَكاؤُنَا الَّذينَ كُنّا نَدعوا مِن دونِكَ ۖ فَأَلقَوا إِلَيهِمُ القَولَ إِنَّكُم لَكـٰذِبونَ
Meal
Şirk koşanlar koştukları ortaklarını görünce diyecekler ki: “Rabbimiz! Bunlar, seni bırakıp kendilerine tapmış olduğumuz ortaklarımızdır.” Koştukları ortaklar da onlara: “Siz elbette yalancılarsınız” diye söz atarlar.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 87
وَأَلقَوا إِلَى اللَّهِ يَومَئِذٍ السَّلَمَ ۖ وَضَلَّ عَنهُم ما كانوا يَفتَرونَ
Meal
Onlar o gün Allah’a teslim olurlar ve uydurdukları şeyler de onları yüzüstü bırakıp kaybolur.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 88
الَّذينَ كَفَروا وَصَدّوا عَن سَبيلِ اللَّهِ زِدنـٰهُم عَذابًا فَوقَ العَذابِ بِما كانوا يُفسِدونَ
Meal
Kâfir olup da Allah’ın yolundan alıkoyanların işledikleri bozgunculuklara karşılık azaplarına azap katarız.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 89
وَيَومَ نَبعَثُ فى كُلِّ أُمَّةٍ شَهيدًا عَلَيهِم مِن أَنفُسِهِم ۖ وَجِئنا بِكَ شَهيدًا عَلىٰ هـٰؤُلاءِ ۚ وَنَزَّلنا عَلَيكَ الكِتـٰبَ تِبيـٰنًا لِكُلِّ شَىءٍ وَهُدًى وَرَحمَةً وَبُشرىٰ لِلمُسلِمينَ
Meal
Her ümmetin üzerine kendi içlerinden bir şahit getirdiğimiz gün seni de onların üzerlerine şahit getiririz. Sana Kitab'ı her şeyi açıklayıcı, bir yol gösterici, bir rahmet ve Müslümanlar için bir müjde olarak gönderdik.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 90
إِنَّ اللَّهَ يَأمُرُ بِالعَدلِ وَالإِحسـٰنِ وَإيتائِ ذِى القُربىٰ وَيَنهىٰ عَنِ الفَحشاءِ وَالمُنكَرِ وَالبَغىِ ۚ يَعِظُكُم لَعَلَّكُم تَذَكَّرونَ
Meal
Şüphesiz Allah; adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 91
وَأَوفوا بِعَهدِ اللَّهِ إِذا عـٰهَدتُم وَلا تَنقُضُوا الأَيمـٰنَ بَعدَ تَوكيدِها وَقَد جَعَلتُمُ اللَّهَ عَلَيكُم كَفيلًا ۚ إِنَّ اللَّهَ يَعلَمُ ما تَفعَلونَ
Meal
Ahitleştiğiniz zaman Allah'ın ahdini yerine getirin ve pekiştirdikten sonra yeminlerinizi bozmayın. Çünkü Allah'ı üzerinize kefil gösterdiniz. Şüphesiz Allah, tüm yaptıklarınızı bilir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 92
وَلا تَكونوا كَالَّتى نَقَضَت غَزلَها مِن بَعدِ قُوَّةٍ أَنكـٰثًا تَتَّخِذونَ أَيمـٰنَكُم دَخَلًا بَينَكُم أَن تَكونَ أُمَّةٌ هِىَ أَربىٰ مِن أُمَّةٍ ۚ إِنَّما يَبلوكُمُ اللَّهُ بِهِ ۚ وَلَيُبَيِّنَنَّ لَكُم يَومَ القِيـٰمَةِ ما كُنتُم فيهِ تَختَلِفونَ
Meal
Bir topluluğun diğer bir topluluktan daha çok olmasından dolayı yeminlerinizi hile aracı yaparak ipliğini sağlamca büktükten sonra söküp bozan kadın gibi olmayın. Allah, bununla sizi ancak imtihan eder. Hakkında ayrılığa düştüğünüz şeyleri kıyamet günü size elbette açıklayacaktır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 93
وَلَو شاءَ اللَّهُ لَجَعَلَكُم أُمَّةً وٰحِدَةً وَلـٰكِن يُضِلُّ مَن يَشاءُ وَيَهدى مَن يَشاءُ ۚ وَلَتُسـَٔلُنَّ عَمّا كُنتُم تَعمَلونَ
Meal
Eğer Allah dileseydi, sizi tek bir ümmet yapardı. Fakat O, dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletir. Yapmakta olduğunuz şeylerden mutlaka sorguya çekileceksiniz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 94
وَلا تَتَّخِذوا أَيمـٰنَكُم دَخَلًا بَينَكُم فَتَزِلَّ قَدَمٌ بَعدَ ثُبوتِها وَتَذوقُوا السّوءَ بِما صَدَدتُم عَن سَبيلِ اللَّهِ ۖ وَلَكُم عَذابٌ عَظيمٌ
Meal
Yeminlerinizi aranızda hile ve fesat sebebi yapmayın. Sonra sağlamca bastıktan sonra ayaklarınız kayar da Allah yolundan sapmanız sebebiyle kötülüğü tadarsınız. (Ahirette de) sizin için büyük bir azap vardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 95
وَلا تَشتَروا بِعَهدِ اللَّهِ ثَمَنًا قَليلًا ۚ إِنَّما عِندَ اللَّهِ هُوَ خَيرٌ لَكُم إِن كُنتُم تَعلَمونَ
Meal
Allah’a verdiğiniz sözü az pahaya satmayın. Eğer bilirseniz, şüphesiz Allah katında olan sizin için daha hayırlıdır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 96
ما عِندَكُم يَنفَدُ ۖ وَما عِندَ اللَّهِ باقٍ ۗ وَلَنَجزِيَنَّ الَّذينَ صَبَروا أَجرَهُم بِأَحسَنِ ما كانوا يَعمَلونَ
Meal
Sizin yanınızdaki tükenir, Allah katında olan ise kalıcıdır. Elbette sabredenlere, yapmakta olduklarının en güzeliyle mükâfatlarını vereceğiz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 97
مَن عَمِلَ صـٰلِحًا مِن ذَكَرٍ أَو أُنثىٰ وَهُوَ مُؤمِنٌ فَلَنُحيِيَنَّهُ حَيوٰةً طَيِّبَةً ۖ وَلَنَجزِيَنَّهُم أَجرَهُم بِأَحسَنِ ما كانوا يَعمَلونَ
Meal
Erkek veya kadın, kim Mümin olarak salih amel işlerse, elbette ona hoş bir hayat yaşatacağız ve onların mükâfatlarını yapmakta olduklarının en güzeli ile vereceğiz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 98
فَإِذا قَرَأتَ القُرءانَ فَاستَعِذ بِاللَّهِ مِنَ الشَّيطـٰنِ الرَّجيمِ
Meal
Kur’an okuduğun zaman, kovulmuş Şeytan'dan Allah’a sığın.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 99
إِنَّهُ لَيسَ لَهُ سُلطـٰنٌ عَلَى الَّذينَ ءامَنوا وَعَلىٰ رَبِّهِم يَتَوَكَّلونَ
Meal
Gerçek şu ki; Şeytan'ın, iman eden ve yalnız Rablerine tevekkül eden kimseler üzerinde bir hâkimiyeti yoktur.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 100
إِنَّما سُلطـٰنُهُ عَلَى الَّذينَ يَتَوَلَّونَهُ وَالَّذينَ هُم بِهِ مُشرِكونَ
Meal
Şeytan'ın hâkimiyeti, sadece onu dost edinenler ve Allah’a şirk koşanlar üzerindedir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 101
وَإِذا بَدَّلنا ءايَةً مَكانَ ءايَةٍ ۙ وَاللَّهُ أَعلَمُ بِما يُنَزِّلُ قالوا إِنَّما أَنتَ مُفتَرٍ ۚ بَل أَكثَرُهُم لا يَعلَمونَ
Meal
Biz bir ayeti değiştirip yerine başka bir ayet getirdiğimiz zaman -ki Allah, neyi indireceğini gayet iyi bilir- onlar Peygamber’e, “Sen ancak uyduruyorsun” derler. Hayır! Onların çoğu bilmezler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 102
قُل نَزَّلَهُ روحُ القُدُسِ مِن رَبِّكَ بِالحَقِّ لِيُثَبِّتَ الَّذينَ ءامَنوا وَهُدًى وَبُشرىٰ لِلمُسلِمينَ
Meal
Ey Muhammed! De ki: ''Rûhu’l-Kudüs (Cebrâîl), iman edenleri sağlamlaştırmak, Müslümanlara doğru yolu göstermek ve onlara bir müjde olmak üzere Kur’an’ı Rabbinden hak olarak indirdi.''
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 103
وَلَقَد نَعلَمُ أَنَّهُم يَقولونَ إِنَّما يُعَلِّمُهُ بَشَرٌ ۗ لِسانُ الَّذى يُلحِدونَ إِلَيهِ أَعجَمِىٌّ وَهـٰذا لِسانٌ عَرَبِىٌّ مُبينٌ
Meal
Andolsun ki biz onların, “Kur’an’ı ona bir insan öğretiyor” dediklerini biliyoruz. Kendisine nisbet ettikleri şahsın dili yabancıdır. Bu Kur’an ise gayet açık bir Arapça’dır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 104
إِنَّ الَّذينَ لا يُؤمِنونَ بِـٔايـٰتِ اللَّهِ لا يَهديهِمُ اللَّهُ وَلَهُم عَذابٌ أَليمٌ
Meal
Allah’ın ayetlerine iman etmeyenleri, Allah elbette doğru yola iletmez. Onlar için elem dolu bir azap vardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 105
إِنَّما يَفتَرِى الكَذِبَ الَّذينَ لا يُؤمِنونَ بِـٔايـٰتِ اللَّهِ ۖ وَأُولـٰئِكَ هُمُ الكـٰذِبونَ
Meal
Yalanı, ancak Allah’ın ayetlerine iman etmeyenler uydurur. İşte onlar, yalancıların ta kendileridir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 106
مَن كَفَرَ بِاللَّهِ مِن بَعدِ إيمـٰنِهِ إِلّا مَن أُكرِهَ وَقَلبُهُ مُطمَئِنٌّ بِالإيمـٰنِ وَلـٰكِن مَن شَرَحَ بِالكُفرِ صَدرًا فَعَلَيهِم غَضَبٌ مِنَ اللَّهِ وَلَهُم عَذابٌ عَظيمٌ
Meal
Kalbi imanla dolu olduğu halde, zorlanan kimse müstesna, iman ettikten sonra Allah'ı inkâr edip, gönlünü küfre açanlara Allah katından bir gazap vardır ve büyük azap da onlar içindir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 107
ذٰلِكَ بِأَنَّهُمُ استَحَبُّوا الحَيوٰةَ الدُّنيا عَلَى الـٔاخِرَةِ وَأَنَّ اللَّهَ لا يَهدِى القَومَ الكـٰفِرينَ
Meal
Bunun sebebi, onların dünya hayatını âhiretten daha çok sevmeleri ve Allah’ın hiç şüphesiz kâfirler topluluğuna hidayet vermemesidir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 108
أُولـٰئِكَ الَّذينَ طَبَعَ اللَّهُ عَلىٰ قُلوبِهِم وَسَمعِهِم وَأَبصـٰرِهِم ۖ وَأُولـٰئِكَ هُمُ الغـٰفِلونَ
Meal
İşte onlar; Allah’ın kalplerini, kulaklarını ve gözlerini mühürlediği kimselerdir. İşte onlar gafillerin ta kendileridir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 109
لا جَرَمَ أَنَّهُم فِى الـٔاخِرَةِ هُمُ الخـٰسِرونَ
Meal
Kuşkusuz onlar, ahirette hüsrana uğrayanların ta kendileridir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 110
ثُمَّ إِنَّ رَبَّكَ لِلَّذينَ هاجَروا مِن بَعدِ ما فُتِنوا ثُمَّ جـٰهَدوا وَصَبَروا إِنَّ رَبَّكَ مِن بَعدِها لَغَفورٌ رَحيمٌ
Meal
Ayrıca Rabbin işkencelere uğratıldıktan sonra hicret edenlere, sonra da cihad edenlere ve sabredenlere; Evet, Rabbin muhakkak bundan sonra çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 111
يَومَ تَأتى كُلُّ نَفسٍ تُجـٰدِلُ عَن نَفسِها وَتُوَفّىٰ كُلُّ نَفسٍ ما عَمِلَت وَهُم لا يُظلَمونَ
Meal
O gün, herkes kendi nefsi adına mücadele eder ve herkese yaptığının karşılığı eksiksiz ödenir. Onlar zulme uğratılmazlar.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 112
وَضَرَبَ اللَّهُ مَثَلًا قَريَةً كانَت ءامِنَةً مُطمَئِنَّةً يَأتيها رِزقُها رَغَدًا مِن كُلِّ مَكانٍ فَكَفَرَت بِأَنعُمِ اللَّهِ فَأَذٰقَهَا اللَّهُ لِباسَ الجوعِ وَالخَوفِ بِما كانوا يَصنَعونَ
Meal
Allah şöyle bir kasabayı örnek olarak verir: Orası güven ve huzur içinde idi. Oraya her taraftan bolca rızık gelirdi. Fakat Allah’ın nimetlerine nankörlük ettiler; bu yüzden yaptıklarına karşılık, Allah onlara şiddetli açlık ve korku ızdırabını tattırdı.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 113
وَلَقَد جاءَهُم رَسولٌ مِنهُم فَكَذَّبوهُ فَأَخَذَهُمُ العَذابُ وَهُم ظـٰلِمونَ
Meal
Andolsun, onlara içlerinden bir peygamber geldi de onu yalanladılar. Böylece zulmederlerken azap onları yakalayıverdi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 114
فَكُلوا مِمّا رَزَقَكُمُ اللَّهُ حَلـٰلًا طَيِّبًا وَاشكُروا نِعمَتَ اللَّهِ إِن كُنتُم إِيّاهُ تَعبُدونَ
Meal
Artık Allah’ın size helâl ve temiz olarak verdiği rızıklardan yiyin ve eğer yalnızca Ona ibadet ediyorsanız Allah’ın nimetine şükredin.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 115
إِنَّما حَرَّمَ عَلَيكُمُ المَيتَةَ وَالدَّمَ وَلَحمَ الخِنزيرِ وَما أُهِلَّ لِغَيرِ اللَّهِ بِهِ ۖ فَمَنِ اضطُرَّ غَيرَ باغٍ وَلا عادٍ فَإِنَّ اللَّهَ غَفورٌ رَحيمٌ
Meal
Allah size, ölmüş hayvanı-leşi, kanı, domuz etini, Allah'tan başkası adına kesilen hayvanı haram kıldı. Kim bu haram kılınan şeylerden yemeye mecbur kalırsa, helâl saymayarak, zarurî ihtiyaç sınırını aşmadan yiyebilir. Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 116
وَلا تَقولوا لِما تَصِفُ أَلسِنَتُكُمُ الكَذِبَ هـٰذا حَلـٰلٌ وَهـٰذا حَرامٌ لِتَفتَروا عَلَى اللَّهِ الكَذِبَ ۚ إِنَّ الَّذينَ يَفتَرونَ عَلَى اللَّهِ الكَذِبَ لا يُفلِحونَ
Meal
Dillerinizin yalan yere nitelendirmesi dolayısıyla, “Şuna helal, buna haram” demeyin. Çünkü Allah'a karşı yalan uydurmuş olursunuz. Şüphesiz Allah'a karşı yalan uyduranlar kurtuluşa eremezler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 117
مَتـٰعٌ قَليلٌ وَلَهُم عَذابٌ أَليمٌ
Meal
(Dünyada elde ettikleri) az bir yararlanmadır. Hâlbuki (ahirette) onlara acıklı bir azap vardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 118
وَعَلَى الَّذينَ هادوا حَرَّمنا ما قَصَصنا عَلَيكَ مِن قَبلُ ۖ وَما ظَلَمنـٰهُم وَلـٰكِن كانوا أَنفُسَهُم يَظلِمونَ
Meal
Sana anlattıklarımızı daha önce Yahudilere de haram kılmıştık. Biz onlara zulmetmemiştik, ama onlar kendilerine zulmediyorlardı.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 119
ثُمَّ إِنَّ رَبَّكَ لِلَّذينَ عَمِلُوا السّوءَ بِجَهـٰلَةٍ ثُمَّ تابوا مِن بَعدِ ذٰلِكَ وَأَصلَحوا إِنَّ رَبَّكَ مِن بَعدِها لَغَفورٌ رَحيمٌ
Meal
Sonra, şüphesiz ki Rabbin; bir cahillikle kötülük yapan, sonra bunun ardından tövbe eden ve durumunu düzeltenlerden yanadır. Şüphesiz ki Rabbin bundan sonra elbette çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 120
إِنَّ إِبرٰهيمَ كانَ أُمَّةً قانِتًا لِلَّهِ حَنيفًا وَلَم يَكُ مِنَ المُشرِكينَ
Meal
Gerçekten İbrahim başlı başına bir ümmetti. Allah’a itaatkârdı, hanifdi, o müşriklerden olmamıştır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 121
شاكِرًا لِأَنعُمِهِ ۚ اجتَبىٰهُ وَهَدىٰهُ إِلىٰ صِرٰطٍ مُستَقيمٍ
Meal
O, (Allah’ın) nimetlerine şükredendi. Allah, onu seçmiş ve doğru yola iletmişti.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 122
وَءاتَينـٰهُ فِى الدُّنيا حَسَنَةً ۖ وَإِنَّهُ فِى الـٔاخِرَةِ لَمِنَ الصّـٰلِحينَ
Meal
Ona dünyada iyilik verdik. Şüphesiz o, ahirette de salihlerdendir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 123
ثُمَّ أَوحَينا إِلَيكَ أَنِ اتَّبِع مِلَّةَ إِبرٰهيمَ حَنيفًا ۖ وَما كانَ مِنَ المُشرِكينَ
Meal
Sonra biz sana: “Hanif olarak İbrahim’in dinine uy. O müşriklerden de olmadı” diye vahyettik.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 124
إِنَّما جُعِلَ السَّبتُ عَلَى الَّذينَ اختَلَفوا فيهِ ۚ وَإِنَّ رَبَّكَ لَيَحكُمُ بَينَهُم يَومَ القِيـٰمَةِ فيما كانوا فيهِ يَختَلِفونَ
Meal
Cumartesi ancak hakkında ihtilafa düşenlere farz kılınmıştı. Şüphesiz Rabbin, ayrılığa düşmekte oldukları şeyler konusunda kıyamet günü aralarında hüküm verecektir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 125
ادعُ إِلىٰ سَبيلِ رَبِّكَ بِالحِكمَةِ وَالمَوعِظَةِ الحَسَنَةِ ۖ وَجـٰدِلهُم بِالَّتى هِىَ أَحسَنُ ۚ إِنَّ رَبَّكَ هُوَ أَعلَمُ بِمَن ضَلَّ عَن سَبيلِهِ ۖ وَهُوَ أَعلَمُ بِالمُهتَدينَ
Meal
(Ey Muhammed!) Rabbinin yoluna hikmetle, güzel öğütle çağır ve onlarla en güzel şekilde mücadele et. Şüphesiz senin Rabbin, kendi yolundan sapanları en iyi bilendir. O, doğru yolda olanları da en iyi bilendir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 126
وَإِن عاقَبتُم فَعاقِبوا بِمِثلِ ما عوقِبتُم بِهِ ۖ وَلَئِن صَبَرتُم لَهُوَ خَيرٌ لِلصّـٰبِرينَ
Meal
Eğer ceza verecekseniz, size yapılanın misliyle cezalandırın. Eğer sabrederseniz; elbette bu, sabredenler için daha hayırlıdır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 127
وَاصبِر وَما صَبرُكَ إِلّا بِاللَّهِ ۚ وَلا تَحزَن عَلَيهِم وَلا تَكُ فى ضَيقٍ مِمّا يَمكُرونَ
Meal
Sabret! Senin sabrın ancak Allah’ın yardımı iledir. Onlardan yana üzülme. Tuzak kurmalarından dolayı da sıkıntıya düşme.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 128
إِنَّ اللَّهَ مَعَ الَّذينَ اتَّقَوا وَالَّذينَ هُم مُحسِنونَ
Meal
Şüphesiz Allah, korkup, sakınanlar ve iyilik yapanlarla beraberdir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Meal kaynağı: QuranEnc.com - turkish_rwwad (2025-09-28 17:50:52 (v1.0.4-xml.1))
Kur'an metni: Tanzil Project (CC BY 3.0), değiştirilmeden. tanzil.net