Oku ve Yüksel Ara

15. Al-Hijr (الحجر)

بِسمِ اللَّهِ الرَّحمـٰنِ الرَّحيمِ
Âyet 1
الر ۚ تِلكَ ءايـٰتُ الكِتـٰبِ وَقُرءانٍ مُبينٍ
Meal
Elif, Lâm, Râ.[1] İşte bunlar kitabın, apaçık Kur'an'ın ayetleridir.
Dipnotlar
[1] Bkz: Bakara Suresi 1. ayetinin dipnotu.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 2
رُبَما يَوَدُّ الَّذينَ كَفَروا لَو كانوا مُسلِمينَ
Meal
Kâfirler (kıyamet günü) keşke Müslüman olsaydık diye temenni ederler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 3
ذَرهُم يَأكُلوا وَيَتَمَتَّعوا وَيُلهِهِمُ الأَمَلُ ۖ فَسَوفَ يَعلَمونَ
Meal
Onları bırak da yesinler, eğlensinler, beklentileri onları oyalasın. Nasıl olsa öğrenecekler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 4
وَما أَهلَكنا مِن قَريَةٍ إِلّا وَلَها كِتابٌ مَعلومٌ
Meal
Biz, bilinen bir yazgısı olmadan hiçbir ülkeyi yok etmedik.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 5
ما تَسبِقُ مِن أُمَّةٍ أَجَلَها وَما يَستَـٔخِرونَ
Meal
Hiçbir toplum ecelini geçemez ve ondan geri de kalamaz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 6
وَقالوا يـٰأَيُّهَا الَّذى نُزِّلَ عَلَيهِ الذِّكرُ إِنَّكَ لَمَجنونٌ
Meal
Dediler ki: "Ey kendisine Kur'an indirilen! Sen mutlaka bir delisin!"
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 7
لَو ما تَأتينا بِالمَلـٰئِكَةِ إِن كُنتَ مِنَ الصّـٰدِقينَ
Meal
“Eğer doğru söyleyenlerden isen bize melekleri getirsene!”
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 8
ما نُنَزِّلُ المَلـٰئِكَةَ إِلّا بِالحَقِّ وَما كانوا إِذًا مُنظَرينَ
Meal
Biz, melekleri ancak hakikatle indiririz. O zaman da o kâfirlere hiç mühlet verilmez.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 9
إِنّا نَحنُ نَزَّلنَا الذِّكرَ وَإِنّا لَهُ لَحـٰفِظونَ
Meal
Kur’an’ı şüphesiz biz indirdik. O’nu koruyacak olan da şüphesiz biziz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 10
وَلَقَد أَرسَلنا مِن قَبلِكَ فى شِيَعِ الأَوَّلينَ
Meal
Kesinlikle senden önce de, geçmiş toplumlara rasûller göndermiştik.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 11
وَما يَأتيهِم مِن رَسولٍ إِلّا كانوا بِهِ يَستَهزِءونَ
Meal
Onlara kendilerine gelen her rasûlle alay ediyorlardı.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 12
كَذٰلِكَ نَسلُكُهُ فى قُلوبِ المُجرِمينَ
Meal
İşte böylece biz onu, (yalanlamayı) suçluların (Mekkeli müşriklerin) kalplerine sokarız.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 13
لا يُؤمِنونَ بِهِ ۖ وَقَد خَلَت سُنَّةُ الأَوَّلينَ
Meal
Onlar ona (indirilen kitaba) iman etmezler, oysaki evvelkilerin sünneti de böyle olup gitmiştir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 14
وَلَو فَتَحنا عَلَيهِم بابًا مِنَ السَّماءِ فَظَلّوا فيهِ يَعرُجونَ
Meal
Onlara gökten bir kapı açsak da onlar oradan yukarı çıksalar bile...
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 15
لَقالوا إِنَّما سُكِّرَت أَبصـٰرُنا بَل نَحنُ قَومٌ مَسحورونَ
Meal
Yine de: “Gözlerimiz perdelendi, belki de hepimiz büyülendik” derler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 16
وَلَقَد جَعَلنا فِى السَّماءِ بُروجًا وَزَيَّنّـٰها لِلنّـٰظِرينَ
Meal
Gökte burçlar (yıldızlar) var ettik ve onları bakanlar için süsledik.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 17
وَحَفِظنـٰها مِن كُلِّ شَيطـٰنٍ رَجيمٍ
Meal
Onu (göğü) kovulmuş şeytanlardan koruduk.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 18
إِلّا مَنِ استَرَقَ السَّمعَ فَأَتبَعَهُ شِهابٌ مُبينٌ
Meal
Ancak kulak hırsızlığı eden müstesna. Onun da ardına açık (yakıcı) bir alev düşer.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 19
وَالأَرضَ مَدَدنـٰها وَأَلقَينا فيها رَوٰسِىَ وَأَنبَتنا فيها مِن كُلِّ شَىءٍ مَوزونٍ
Meal
Yeri de yaydık. Oraya sabit dağlar yerleştirdik. Orada her şeyden ölçüsü bilinen şeyler bitirdik.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 20
وَجَعَلنا لَكُم فيها مَعـٰيِشَ وَمَن لَستُم لَهُ بِرٰزِقينَ
Meal
Ve orda sizler için ve kendisine rızık vericiler olmadığınız canlılar için geçimlikler kıldık.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 21
وَإِن مِن شَىءٍ إِلّا عِندَنا خَزائِنُهُ وَما نُنَزِّلُهُ إِلّا بِقَدَرٍ مَعلومٍ
Meal
Hazineleri bizim katımızda olmayan hiçbir şey yoktur. Ancak biz onu belirlenmiş bir miktar olarak indiririz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 22
وَأَرسَلنَا الرِّيـٰحَ لَوٰقِحَ فَأَنزَلنا مِنَ السَّماءِ ماءً فَأَسقَينـٰكُموهُ وَما أَنتُم لَهُ بِخـٰزِنينَ
Meal
Rüzgârları da (bulutlara yağmur) aşılayıcılar olarak gönderdik. Sonra gökten (buluttan) su indirdik de onunla sizleri suladık ve onu toplayıp depolayan da siz değilsiniz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 23
وَإِنّا لَنَحنُ نُحيۦ وَنُميتُ وَنَحنُ الوٰرِثونَ
Meal
Doğrusu ancak biz, hayat verir ve de öldürürüz. Hepsinin sonrasında (herşeye )varis olanlar da bizleriz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 24
وَلَقَد عَلِمنَا المُستَقدِمينَ مِنكُم وَلَقَد عَلِمنَا المُستَـٔخِرينَ
Meal
Sizden önce geçenleri bildiğimiz gibi sizden sonra gelecekleri de biliriz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 25
وَإِنَّ رَبَّكَ هُوَ يَحشُرُهُم ۚ إِنَّهُ حَكيمٌ عَليمٌ
Meal
Şüphesiz yalnızca senin Rabbin onların hepsini bir araya toplayacak. Muhakkak O, hikmet sahibidir, her şeyi bilendir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 26
وَلَقَد خَلَقنَا الإِنسـٰنَ مِن صَلصـٰلٍ مِن حَمَإٍ مَسنونٍ
Meal
İnsanı kuru bir çamurdan, kara ve (rengi, kokusu değişmiş) bir balçıktan yarattık.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 27
وَالجانَّ خَلَقنـٰهُ مِن قَبلُ مِن نارِ السَّمومِ
Meal
Daha önce de cinleri yakıp kavuran bir ateşten yaratmıştık.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 28
وَإِذ قالَ رَبُّكَ لِلمَلـٰئِكَةِ إِنّى خـٰلِقٌ بَشَرًا مِن صَلصـٰلٍ مِن حَمَإٍ مَسنونٍ
Meal
Rabbin, meleklere şöyle demişti: "Ben, kuru bir çamurdan, kara ve (rengi, kokusu değişmiş) balçıktan bir beşer yaratacağım."
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 29
فَإِذا سَوَّيتُهُ وَنَفَختُ فيهِ مِن روحى فَقَعوا لَهُ سـٰجِدينَ
Meal
Onu bir şekle sokup, ruhumdan üflediğim zaman onun için hemen secdeye kapanın.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 30
فَسَجَدَ المَلـٰئِكَةُ كُلُّهُم أَجمَعونَ
Meal
Meleklerin hepsi de topluca ona secde etmişti.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 31
إِلّا إِبليسَ أَبىٰ أَن يَكونَ مَعَ السّـٰجِدينَ
Meal
Bundan bir tek İblis müstesnaydı. O, secde edenlerle birlikte olmaktan kaçındı.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 32
قالَ يـٰإِبليسُ ما لَكَ أَلّا تَكونَ مَعَ السّـٰجِدينَ
Meal
Allah: "Ey İblis, senin secde edenlerle beraber olmanı engelleyen nedir?" dedi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 33
قالَ لَم أَكُن لِأَسجُدَ لِبَشَرٍ خَلَقتَهُ مِن صَلصـٰلٍ مِن حَمَإٍ مَسنونٍ
Meal
"(İblis) Ben, kuru bir çamurdan, kara ve (rengi, kokusu değişmiş) bir balçıktan yarattığın bir beşere secde edecek değilim" dedi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 34
قالَ فَاخرُج مِنها فَإِنَّكَ رَجيمٌ
Meal
Allah dedi ki: Öyleyse ''Cennet'ten çık git. Sen artık kovuldun!.''
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 35
وَإِنَّ عَلَيكَ اللَّعنَةَ إِلىٰ يَومِ الدّينِ
Meal
"Şüphesiz hesap gününe kadar lânet senin üzerinedir.”
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 36
قالَ رَبِّ فَأَنظِرنى إِلىٰ يَومِ يُبعَثونَ
Meal
İblis: “Rabbim! Öyle ise onların tekrar diriltilecekleri güne kadar bana mühlet ver!” dedi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 37
قالَ فَإِنَّكَ مِنَ المُنظَرينَ
Meal
Allah dedi ki: “O halde sen, kendisine mühlet verilenlerdensin.''
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 38
إِلىٰ يَومِ الوَقتِ المَعلومِ
Meal
Vakti bilinen bir güne kadar.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 39
قالَ رَبِّ بِما أَغوَيتَنى لَأُزَيِّنَنَّ لَهُم فِى الأَرضِ وَلَأُغوِيَنَّهُم أَجمَعينَ
Meal
İblis: “Rabbim! Beni azdırmana karşılık, andolsun ki yeryüzünde kötülükleri onlara güzel göstereceğim, hepsini saptıracağım.''
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 40
إِلّا عِبادَكَ مِنهُمُ المُخلَصينَ
Meal
Ancak, içlerinde ihlas sahibi kulların hariç.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 41
قالَ هـٰذا صِرٰطٌ عَلَىَّ مُستَقيمٌ
Meal
(Allah Teâlâ:) "Bu benim gösterdiğim dosdoğru yoldur." dedi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 42
إِنَّ عِبادى لَيسَ لَكَ عَلَيهِم سُلطـٰنٌ إِلّا مَنِ اتَّبَعَكَ مِنَ الغاوينَ
Meal
Senin, kullarım üzerinde hiçbir gücün yoktur, sana uyan azgınlar dışında.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 43
وَإِنَّ جَهَنَّمَ لَمَوعِدُهُم أَجمَعينَ
Meal
Onların hepsine vadolunan yer Cehennem'dir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 44
لَها سَبعَةُ أَبوٰبٍ لِكُلِّ بابٍ مِنهُم جُزءٌ مَقسومٌ
Meal
Onun yedi kapısı vardır ve her kapıya onlardan ayrılmış belli bir pay vardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 45
إِنَّ المُتَّقينَ فى جَنّـٰتٍ وَعُيونٍ
Meal
Takva sahibi olanlar ise, Cennetlerde ve pınarlardadır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 46
ادخُلوها بِسَلـٰمٍ ءامِنينَ
Meal
Selametle ve güvenle girin oraya!
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 47
وَنَزَعنا ما فى صُدورِهِم مِن غِلٍّ إِخوٰنًا عَلىٰ سُرُرٍ مُتَقـٰبِلينَ
Meal
Biz, onların kalplerindeki tüm kini söküp attık. Onlar, kardeşler olarak karşılıklı koltuklarda otururlar.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 48
لا يَمَسُّهُم فيها نَصَبٌ وَما هُم مِنها بِمُخرَجينَ
Meal
Onlara, orada hiçbir yorgunluk yoktur. Ve onlar oradan çıkarılacak da değillerdir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 49
نَبِّئ عِبادى أَنّى أَنَا الغَفورُ الرَّحيمُ
Meal
Kullarıma benim, çok mağfiret edici, çok merhametli olduğumu haber ver.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 50
وَأَنَّ عَذابى هُوَ العَذابُ الأَليمُ
Meal
Azabıma gelince de o, çok acı veren bir azaptır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 51
وَنَبِّئهُم عَن ضَيفِ إِبرٰهيمَ
Meal
Onlara İbrahim’in misafirlerinden (meleklerden) de haber ver.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 52
إِذ دَخَلوا عَلَيهِ فَقالوا سَلـٰمًا قالَ إِنّا مِنكُم وَجِلونَ
Meal
Onun yanına girdikleri zaman ona: "Selam!" dediklerinde, o da onlara: “Biz, sizden korkuyoruz.” demişti.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 53
قالوا لا تَوجَل إِنّا نُبَشِّرُكَ بِغُلـٰمٍ عَليمٍ
Meal
Onlar: "Endişelenme, biz sana bilgin bir erkek evlat müjdeliyoruz." dediler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 54
قالَ أَبَشَّرتُمونى عَلىٰ أَن مَسَّنِىَ الكِبَرُ فَبِمَ تُبَشِّرونَ
Meal
İbrahim: “Bana yaşlılık gelip çatmış iken beni mi müjdeliyorsunuz? Bana neyi müjdeliyorsunuz?” dedi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 55
قالوا بَشَّرنـٰكَ بِالحَقِّ فَلا تَكُن مِنَ القـٰنِطينَ
Meal
"Sana gerçeği müjdeliyoruz. Ümitsizliğe düşenlerden olma!" dediler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 56
قالَ وَمَن يَقنَطُ مِن رَحمَةِ رَبِّهِ إِلَّا الضّالّونَ
Meal
O da: “Yoldan çıkmışlardan başka, Rabbinin rahmetinden kim ümidini keser ki?” dedi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 57
قالَ فَما خَطبُكُم أَيُّهَا المُرسَلونَ
Meal
İbrahim, “Ey elçiler! O halde göreviniz nedir?” dedi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 58
قالوا إِنّا أُرسِلنا إِلىٰ قَومٍ مُجرِمينَ
Meal
"Biz, günahkâr bir topluma gönderildik.” dediler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 59
إِلّا ءالَ لوطٍ إِنّا لَمُنَجّوهُم أَجمَعينَ
Meal
“Ancak Lût ailesi hariç (Onlar suçlu değillerdir). Kesinlikle onların hepsini bundan kurtaracağız.''
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 60
إِلَّا امرَأَتَهُ قَدَّرنا ۙ إِنَّها لَمِنَ الغـٰبِرينَ
Meal
"Yalnız onun karısını kurtarmayacağız. Onun geri kalanlardan olmasını takdir ettik.''
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 61
فَلَمّا جاءَ ءالَ لوطٍ المُرسَلونَ
Meal
Elçiler (melekler) Lût’un ailesine gelince...
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 62
قالَ إِنَّكُم قَومٌ مُنكَرونَ
Meal
Lût onlara: "Doğrusu siz, hiç tanınmayan kimselersiniz" dedi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 63
قالوا بَل جِئنـٰكَ بِما كانوا فيهِ يَمتَرونَ
Meal
Dediler ki: “Evet, fakat biz sana (kavminin) şüphe etmekte olduğu azabı getirdik.”
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 64
وَأَتَينـٰكَ بِالحَقِّ وَإِنّا لَصـٰدِقونَ
Meal
“Biz, sana gerçeği getirdik. Şüphesiz biz doğru söyleyenleriz.”
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 65
فَأَسرِ بِأَهلِكَ بِقِطعٍ مِنَ الَّيلِ وَاتَّبِع أَدبـٰرَهُم وَلا يَلتَفِت مِنكُم أَحَدٌ وَامضوا حَيثُ تُؤمَرونَ
Meal
'Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar, sen de arkalarından git. Hiçbiriniz arkaya bakmasın. Emrolunduğunuz yere (doğru) geçin gidin.''
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 66
وَقَضَينا إِلَيهِ ذٰلِكَ الأَمرَ أَنَّ دابِرَ هـٰؤُلاءِ مَقطوعٌ مُصبِحينَ
Meal
Ona şu durumu kesin olarak bildirdik: ''Sabaha çıkarken onların arkası/kökü kesilmiş olacak.''
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 67
وَجاءَ أَهلُ المَدينَةِ يَستَبشِرونَ
Meal
Şehir halkı sevinerek geldiler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 68
قالَ إِنَّ هـٰؤُلاءِ ضَيفى فَلا تَفضَحونِ
Meal
Lût, dedi ki: “Şüphesiz bunlar benim misafirlerimdir. Sakın beni rezil etmeyin.”
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 69
وَاتَّقُوا اللَّهَ وَلا تُخزونِ
Meal
"Allah’tan korkun da, beni utandırmayın!''
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 70
قالوا أَوَلَم نَنهَكَ عَنِ العـٰلَمينَ
Meal
Onlar: "Biz sana insanları misafir etmeni yasaklamadık mı?" dediler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 71
قالَ هـٰؤُلاءِ بَناتى إِن كُنتُم فـٰعِلينَ
Meal
Lût: "Eğer evlilik yapacaksanız, işte kızlarım!" dedi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 72
لَعَمرُكَ إِنَّهُم لَفى سَكرَتِهِم يَعمَهونَ
Meal
(Ey Muhammed!) Hayatına yemin olsun ki onlar sarhoşlukları içerisinde bocalayıp duruyorlar.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 73
فَأَخَذَتهُمُ الصَّيحَةُ مُشرِقينَ
Meal
Derken Güneşin doğuşu sırasında, o korkunç uğultulu ses onları yakalayıverdi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 74
فَجَعَلنا عـٰلِيَها سافِلَها وَأَمطَرنا عَلَيهِم حِجارَةً مِن سِجّيلٍ
Meal
Böylece (şehrin) üstünü altına getirdik. Üzerlerine de balçıktan pişirilmiş taşlar yağdırdık.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 75
إِنَّ فى ذٰلِكَ لَـٔايـٰتٍ لِلمُتَوَسِّمينَ
Meal
Şüphesiz bunda düşünüp görebilen kimseler için ibretler vardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 76
وَإِنَّها لَبِسَبيلٍ مُقيمٍ
Meal
O (şehir, herkesin gelip geçtiği) bir yol üzerinde durmaktadır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 77
إِنَّ فى ذٰلِكَ لَـٔايَةً لِلمُؤمِنينَ
Meal
Şüphesiz bunda, Müminler için de bir işaret vardır.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 78
وَإِن كانَ أَصحـٰبُ الأَيكَةِ لَظـٰلِمينَ
Meal
(Şuayb'ın kavmi olan) Eyke halkı zalimlik etti.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 79
فَانتَقَمنا مِنهُم وَإِنَّهُما لَبِإِمامٍ مُبينٍ
Meal
Onlardan da intikam aldık. Her ikisi de hala görülüp, tanınan bir yol üzerindedirler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 80
وَلَقَد كَذَّبَ أَصحـٰبُ الحِجرِ المُرسَلينَ
Meal
Şüphesiz Hicr (Semud) halkı da peygamberleri yalanlamışlardı.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 81
وَءاتَينـٰهُم ءايـٰتِنا فَكانوا عَنها مُعرِضينَ
Meal
Onlara ayetlerimizi gönderdik ama onlardan yüz çevirmişlerdi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 82
وَكانوا يَنحِتونَ مِنَ الجِبالِ بُيوتًا ءامِنينَ
Meal
Onlar, dağları oyarak evler yapıyorlardı. Güven içindeydiler.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 83
فَأَخَذَتهُمُ الصَّيحَةُ مُصبِحينَ
Meal
Derken sabaha girdiklerinde onları da bir çığlık yakalayıverdi.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 84
فَما أَغنىٰ عَنهُم ما كانوا يَكسِبونَ
Meal
Kazandıkları onlara bir fayda sağlamadı.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 85
وَما خَلَقنَا السَّمـٰوٰتِ وَالأَرضَ وَما بَينَهُما إِلّا بِالحَقِّ ۗ وَإِنَّ السّاعَةَ لَـٔاتِيَةٌ ۖ فَاصفَحِ الصَّفحَ الجَميلَ
Meal
Biz, gökleri, yeri ve arasındakileri ancak hak ile yarattık. Kıyamet elbette gelecektir. Sen (Ey Muhammed!) güzel bir şekilde affederek muamele et.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 86
إِنَّ رَبَّكَ هُوَ الخَلّـٰقُ العَليمُ
Meal
Elbette Rabbin, her şeyi yaratandır, her şeyi bilendir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 87
وَلَقَد ءاتَينـٰكَ سَبعًا مِنَ المَثانى وَالقُرءانَ العَظيمَ
Meal
Sana, tekrarlanan yedi ayeti (Fâtiha Suresi'ni) ve Kur’an-ı Azîm'i verdik.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 88
لا تَمُدَّنَّ عَينَيكَ إِلىٰ ما مَتَّعنا بِهِ أَزوٰجًا مِنهُم وَلا تَحزَن عَلَيهِم وَاخفِض جَناحَكَ لِلمُؤمِنينَ
Meal
Kâfirlerden bir kısmını faydalandırdığımız şeylerde sakın gözün kalmasın. Onlara karşı mahzun olma ve Müminlere (şefkat) kanadını indir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 89
وَقُل إِنّى أَنَا النَّذيرُ المُبينُ
Meal
De ki: ''Gerçekten ben, apaçık bir uyarıcıyım.''
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 90
كَما أَنزَلنا عَلَى المُقتَسِمينَ
Meal
Nitekim biz, (Kur'an'ı) kısımlara ayıranlara azabı indirmişizdir.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 91
الَّذينَ جَعَلُوا القُرءانَ عِضينَ
Meal
Onlar, Kur'an'ı kısım kısım ayırdılar. (Bir kısmına sihir, bir kısmına yalan dediler)
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 92
فَوَرَبِّكَ لَنَسـَٔلَنَّهُم أَجمَعينَ
Meal
Rabbine andolsun ki, onların hepsini yaptıklarından dolayı sorguya çekeceğiz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 93
عَمّا كانوا يَعمَلونَ
Meal
Bu yaptıklarından ötürü...
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 94
فَاصدَع بِما تُؤمَرُ وَأَعرِض عَنِ المُشرِكينَ
Meal
Ey Muhammed! Şimdi sen, sana emrolunanı açıkça ortaya koy ve Allah’a ortak koşanlara aldırış etme.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 95
إِنّا كَفَينـٰكَ المُستَهزِءينَ
Meal
Elbette o alay edenlere karşı biz sana yeteriz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 96
الَّذينَ يَجعَلونَ مَعَ اللَّهِ إِلـٰهًا ءاخَرَ ۚ فَسَوفَ يَعلَمونَ
Meal
Onlar Allah ile beraber başka bir ilah edinenlerdir. İleride öğrenecekler!
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 97
وَلَقَد نَعلَمُ أَنَّكَ يَضيقُ صَدرُكَ بِما يَقولونَ
Meal
Onların söyledikleri şeyler sebebiyle göğsünün daraldığını bilmekteyiz.
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 98
فَسَبِّح بِحَمدِ رَبِّكَ وَكُن مِنَ السّـٰجِدينَ
Meal
Öyleyse hamt ile Rabbini tesbih et ve secde edenlerden ol!
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.
Âyet 99
وَاعبُد رَبَّكَ حَتّىٰ يَأتِيَكَ اليَقينُ
Meal
Sana yakin/ölüm gelene kadar Rabbine ibadet et!
Tefsir
Bu dilde tefsir yakında eklenecek.

Meal kaynağı: QuranEnc.com - turkish_rwwad (2025-09-28 17:50:52 (v1.0.4-xml.1))

Kur'an metni: Tanzil Project (CC BY 3.0), değiştirilmeden. tanzil.net